Gözler e-ticarette

Tüketim kültüründeki büyük değişim krizlerin fırsata çevrilmesinin önemini gösteriyor ve yeni dünya düzeninde yeni ticaret yapış şekillerinin benimsenebileceğini gösteriyor.

İçinde bulunduğumuz çağda hemen her konuda teknoloji baş aktör rolünü üstleniyor. Teknolojik yeteneğin toplumların refahının en kritik belirleyicisi haline geldiği süreçte bilgi yoğun faaliyetlerle birlikte her alanda büyük değişimler söz konusu oluyor. Bu nedenle özellikle de son birkaç yıldır bir zincirin halkaları gibi düşünebileceğimiz mobilite, e-ticaret ve bilgi güvenliği konuları tartışılıyor.

Zincirin genişlemesinde en etkili olan halka şüphesiz mobilite. Akıllı telefon kullanma yaşının 11’e düştüğü, hatta bebeklerin önce telefon ekranını kaydırmayı öğrendiği, insanların ortalama 7 saat 15 dakika online olduğu günümüzde, elbette siber güvenlik açıkları, nomofobi, sosyal medya bağımlılığı gibi sorunlarla karşı karşıya kalıyoruz.

Türkiye’de nüfusun %92’si, yani 77 milyon insan mobil cihaz kullanıyor. Mobilin bu denli yoğun kullanımı ve akıllı telefona sahip olmanın yeni mobil topluma dahil olmanın koşulu sayılması mobiliteyi hassas bir konu haline getirebiliyor. Çağdaş dijital toplumda en çok görülen psikolojik problemlerin başında akıllı telefondan ayrı kalma korkusu olarak ifade edebileceğimiz nomofobinin olması da dikkat çekici.

İletişim teknolojilerinin yaygınlığı dijital verilerin üretimini de teşvik ediyor. Dolayısıyla siber güvenlik de önem kazanıyor. Hem bireyler, hem şirketler, hem de hükümetlerin bilginin gizliliği, bütünlüğü veya erişebilirliği konusunda hassasiyet göstermesi dijital çağın bir gerekliliği.

Mobilitenin bu denli yaygın olması bu olumsuzluklarla birlikte fırsatlar dünyasının da kapısını aralıyor. Günümüzün çalışma ortamında insanların çok fazla yer değiştirmesi ve zamanı verimli kullanmanın öneminin artmasıyla mobilite de önem kazanıyor. Hareket halindeyken iletişim kurmak, bilgiye erişmek, her yerden ve her an iş yapabilme fırsatı veriyor. Öyle ki çalışanların %32’si olağan bir iş gününde birden fazla mobil cihaz kullanıyor. Her 5 kişiden 3’ü mobil cihazlar ile üretken olabildiklerini ve ofiste çalışmanın zorunlu olmadığını belirtiyor.

Mobilite e-ticaret dünyasında da büyük fırsatlar yaratıyor. Mobil cihazlar üzerinden zaman ve mekândan bağımsız, basit ve hızlı alışveriş yapılabiliyor. Değişimin gündelik hayattan sosyal hayata her alanında hissedildiği çağımızda mobil alışveriş ürün araştırması yapmadaki kolaylık ve

kampanya fırsatları gibi pek çok avantaj sunuyor. iyzico verileri de, yapılan alışverişlerin %55’inde mobil alışveriş deneyiminin tercih edildiğini gösteriyor.

E-ticaret dünyasında mobil cihaz kullanımının yaygınlaşması, 7,75 milyar olan dünya nüfusunun %59’unun internet erişimine sahip olmasının etkisi yadsınamaz bir gerçek. E-ticaret dünyasına yeni bir bakış açısı kazandıran önemli bir etken daha var: Pandemi. 11 Mart tarihinde ülkemize de adım atan pandemi, daha önce konuşulan fakat soru işaretleri barındıran uzaktan çalışma, e-ticaretin avantajları gibi konuları yeniden gündeme getirdi.

Koronavirüsün sebep olduğu salgın hastalık sağlık, ekonomi, iş hayatı, sosyal hayat, eğitim ve daha pek çok alanı etkiledi. Dünya Bankası’nın verilerine göre dünya ekonomisi, alınan önlemler ve destek paketlerine rağmen koronavirüs etkisiyle %5,2 oranında küçülebilecektir. Türkiye’de de birçok sektör sosyal mesafenin korunması için gerekli olarak uygulanan sokağa çıkma yasakları ve kısıtlamalarla olumsuz etkilendi. Operasyon ve satışlarını dijital kanallardan yürüten bazı sektörler ise büyüme eğilimi gösterdi. Bu eğilim ve

uzaktan çalışma, uzaktan eğitim gibi yeni yöntemleri benimseyen tüketicilerin mobil cihazlara artan ilgisi gözleri e-ticarete çevirdi.

Pandemi, ticaretin fiziksel ortamdan sanal ortama kayma sürecini de hızlandırdı. Pandemi sürecinde e-ticaret hacmi yılın ilk 6 ayında geçen yılın aynı dönemine göre %64 artışla, 55,9 milyardan liradan 91,7 milyar liraya ulaştı. Pandemi öncesi ve sonrası karşılaştırıldığında tüketici talepleri bakımından değişiklikler meydana geldiği görülüyor. Tüketicilerin %41’i gıda, içecek ve ev temizlik ürünlerine yöneliyor. Veriler e-ticaretin, pandemi görülme oranının yüksek olduğu İstanbul ve Ankara’da yoğunlaştığını gösteriyor.

Pandemi ile birlikte lojistik hizmetlerin e-ticaret müşteri deneyimine odaklanacak şekilde dönüştürülmesi ve Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) ve bulut bilişim çözümleri ile ilgili çalışmaların hızlandırılmasının gerekliliği daha iyi anlaşıldı. Yapılan bir araştırmanın online alışverişi tercih kullanıcıların %49’unun aşı bulunana kadar fiziksel mağazalara gitmeyeceğini ifade etmesi e-ticaretin, ihtiyaçları karşılamanın tek alternatifi olarak yaygınlık kazandığını ortaya koyuyor.

Tüketim kültüründeki büyük değişim krizlerin fırsata çevrilmesinin önemini gösteriyor ve yeni dünya düzeninde yeni ticaret yapış şekillerinin benimsenebileceğini gösteriyor. Bu noktada iyzico olarak e-ticaret hacminin genişlemesine ve tüketicilerin güvenli ve kolay alışveriş yapabilmesine olanak tanıyoruz. iyzico Link ürünümüzle web sitesi veya şirket olmadan sosyal medya üzerinden ödeme almayı mümkün kılıyoruz. Mobil uygulama ile tüketicilerin ödeme süreçlerini kontrol altında tutmasını sağlıyoruz. “iyzico Korumalı Alışveriş” ve “iyzico ile öde” gibi hizmet ve ürünlerimizle güvenlik endişesi olan ve farklı ödeme metodlarına ihtiyaç duyan tüketicilerin de “online alışveriş şimdi kolay” diyebilmesini sağlıyoruz. Bugün, 50 bin kurumsal ve 1 milyondan fazla Korumalı Alışveriş kullanıcımızla e-ticaret dünyasında krizleri fırsata dönüştürmenin yollarını sunuyoruz.

 

Barbaros Özbugutu 

iyzico-PayU, CEO

 

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 105. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.