artwork

Gelecek nesillere inancımız tam

3 ay önce

0

Sürdürülebilirlik, tıpkı organik tarım gibi ülkemizde kolayca kullanılan ve altı doldurulamamış bir terim. Sürdürülebilirlikten bahsetmek için bir bireyin veya bir kurumun öncelikle bütünsel bir doğa bilincine sahip olması gerekiyor. Doğada Yaşam Okulu’nun kuruluş amacı tam da bu aslında. Biz Doğada Yaşam Ekibi olarak doğa bilincinin ve doğada yaşam felsefesinin çok küçük yaşlarda öğrenilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu bilinç hem ebeveynlerden çocuklara aktarılarak hem de çocuğun deneyimlemesini sağlayarak mümkün olabilir. O yüzden biz de Doğada Yaşam Okulu’nu kurduk. Burada hem çocuklara hem de yetişkinlere doğada yaşam için gerekli olan tüm temel eğitimleri veriyoruz. Çevresel sürdürülebilirlik bilincini yaygınlaştırmak için ‘sıfır atık’ felsefesini tüm projelerimize entegre ediyor ve dokunduğumuz tüm paydaşlara bu bilincin geçmesi için çalışıyoruz. Bunun en büyük adımı Doğada Yaşam Okulu içinde hayat bulan BonaTerra projesi oldu. Kimyasal ve dış kaynak kullanmadan sürdürülebilir tarımla yeni bir perma kültür deneyimi sunan bahçe projemiz içerisinde gerek okulun gerekse festival gibi çeşitli organizasyonlardan kalan yemek atıklarını kompost haline getirerek toprak katkısı elde ediyoruz, solucan ve kümes hayvanlarımızı besliyoruz. BonaTerra’da yetişen sebze ve meyvelerin simbiotik ilişkiyle yetiştirilmesi tüm ziyaretçilerimizi heyecanlandırıyor. Sürdürülebilir tarım hakkındaki atölyelerimize katılan kişilerin kendi bahçelerini kurmalarını ve doğal üretim yapmaları bizi de mutlu ediyor. Öte yandan düzenlediğimiz İstanbul Karavan Festivali’nin de sürdürülebilirlik teması ile hayata geçmesinden gurur duyuyoruz. Örneğin; basılı reklam malzemelerini festival sonrası ileri dönüşüm döngüsü ile tarım alanında değerlendirilebilecek ölçülerde hazırlıyoruz. Festival genelinde yaptığımız iş birlikleriyle bütün geri dönüşüm materyallerini ilgili kurumlara teslim ediliyoruz. Özet olarak gücümüz yettiği kadar atık üretmeyen, ürettiği atıkları kendi tesisi içerisinde gerek geri dönüşüm, gerekse ileri dönüşüm olarak kullanmaya çalışan bir planlama içerisindeyiz. Bizim gelecek nesillere olan inancımız tam. Doğa sevgisiyle büyümüş gençler hepimiz için daha sürdürülebilir bir dünya yaratacaklar.

Doğanın kendi sürdürülebilirliğini sağlayabilmesi için insan kaynaklı üretilen ve sera etkisine neden olan karbondioksit, azot oksit ve metan gibi gazların miktarının doğal yollarla yok edilen miktarla eşitlenmesi anlamına gelen ‘’Net Zero Emission’’ hedefi çok değerli ve öncelikli bir konu. Özellikle karbondioksit salınımının iklim değişikliği üzerindeki etkisi yakın dönemde bütün canlı yaşamını etkileyebilecek boyutlara ulaşabilecek durumdadır. 

Gelecek çağın en önemli konularından biri ise metaverse. Özellikle gerçekleşecek büyük yatırımlarla profesyonelleşecek ve günlük hayatın merkezinde yerini alacaktır. Ancak bu teknolojik yatırımlar ve ihtiyaç daha büyük sunucu ihtiyacı daha fazla çip üretimi gibi ihtiyaçları yanında getirecek. Bu ihtiyaçların karbon salınımını artırması bekleniyor. Öncelikle üretim sistemlerinin doğanın sürdürülebilirliğini merkeze alarak ilerlemesi gerekiyor. 

Doğada Yaşam Okulu olarak planladığımız sürdürülebilirlik stratejimizi uygulamaya geçirirken yaşadığımız en büyük zorluklardan biri, bu yatırımları yaparken ihtiyaç duyduğumuz kaynak yönetimi konusu oldu. Ülkemizde sürdürülebilirliği destekleyecek ekipmanlara ulaşmak oldukça yüksek maliyetlere katlanmak anlamına geliyor. Özellikle tükettiğimiz bütün enerjimizi doğal yollarla üretmek konusunda çalışmalarımız devam ediyor. 

Z Kuşağı doğa bilinci ve sürdürülebilirlik konusunda çok hassas bir yapıda, biz bu jenerasyonun doğru eğitimlerle desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz. Bir yetişkinin davranış alışkanlıklarının değiştirilmesinin çok zor olduğunun bilincindeyiz. Bu nedenle çocukların ve gençlerin sürdürülebilirlik için doğru bilgiye ulaşmasının önemli olduğuna inanıyoruz. Doğa eğitimlerini mümkün olduğunca küçük yaşlarda başlatmaya özen gösteriyoruz. Sürdürülebilirlik temelli hazırladığımız BonaTerra projemiz özellikle gelecek nesillere üretmenin önemini anlatıyor. 

Serhat Akbel

Doğada Yaşam Okulu Kurucusu

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin Sürdürülebilirlik Özel sayısında yayımlanmıştır.