Fikri her yerde bulabilirsin

‘Survival of the fittest’ zaman zaman yanlış anlaşılır. Güçlü olan kazanır anlamında kullanılır ama aslında anlamı “uyum sağlayan hayatta kalır”, güçlü olan değil.

Son 1.5 senedir ajansları, kreatifleri ve müşterileri izlerken de sık sık bu cümle aklıma geldi: Güçlü kalmaya çalışanlar ve uyum sağlamaya çalışanlar…

TBWA olarak biz, sanırım bu döneme hazırlıklı girdik. Pandeminin daha hemen başında, evlere kapandığımız ilk hafta TBWA teknik altyapısını hazırlamış ve herkes evinden sorunsuz çalışmaya başlamıştı. Sadece 1-2 gün içinde hiçbir aksilik yaşamadan işe dönmüştük. Hızlı uyum sağlamıştık ancak dostlarımızı özlüyorduk. Ajans kültürü insanların bir araya gelmesinden oluşuyor. Yolu TBWA’den geçenler beni daha iyi anlayacaktır. TBWA, ajans kültürünün çok özel olduğu bir ajans. Peki bu Zoom ya da Teams üzerinden nasıl olacak? Asıl konu buydu sanki. 

Kişisel ilişkilerimizle bunu da çözdüğümüzü düşünüyorum. Her hafta mutlaka bir gün yüz yüze toplandık. Zaman zaman küçük gruplara ayrılarak buluştuk. Hatta ben bu dönemde Köyceğiz’e yerleştim ve ekip arkadaşlarım yanıma geldi, burada biraz daha güvenli bir ortamda birlikte çalışmaya devam ettik.

Sorunlarımızı çözerken fırsatları da görmeye başladık. Pandemi öncesi çalışmayı aklımıza bile getirmediğimiz kreatif insanlarla projeler üretmeye başladık. İngiltere ve Almanya pazarlarında rüştünü ispatlamış başarılı kreatifleri ekiplerimize dahil ettik. Ha Levent’te evinden çalışıyorsun ha Berlin’de… Pandemi bir gün bitecek olsa da bu bizim en önemli kazançlarımızdan biri oldu diyebilirim. Dünyanın her yerindeki kreatiflerle zamanlamalara uyarak çalışma disiplini kazandık.

Çıkan işlere ve sonuçlara bakacak olursak da, oldukça verimli olduğumuzu düşünüyorum. Daha bir ay kadar önce Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu için “Ölmek istemiyorum” projesini yaptık. Virüsün hayatımızda olmadığı normal şartlarda bile yapılması oldukça zor olan bir işi, neredeyse hiçbirimiz evimizden çıkmadan hayata geçirdik. Hatta ben şu anda bu yazıyı hazırlarken Cannes Lions’tan ilk shortlist haberi de geldi. Bu ve benzeri birçok örnekten de göreceğimiz üzere yaratıcılık, mekanlara ihtiyaç duymayan bir hediye. O güzel fikri koltuğunda da bulabilirsin, asansörde de. Yeter ki bu isteğin, motivasyonun olsun. İngilizce’de güzel bir tabir vardır: Self-motivated. Eğer ki kendini motive edebilen, disipline sokabilen bir yaratıcıysan, pandemiden bu anlamda etkilenmezsin diye düşünüyorum. 

Fakat elbette pandemi şartlarının bir de bunaltıcı kısmı var. Tüm dünyanın psikolojisi negatif anlamda çok beslendi. Akıl sağlığımızı korumak biraz daha zor oldu. Bunun için de zaten stresli olan iş hayatı, kuvvetle muhtemel daha da stresli hale geldi. Ama yapacak bir şey yok, bu yıl da kartlar böyle dağıtıldı. O yüzden kadrajı pandemiyle değil de, olumlu anlamda daha besleyen şeylerle doldurmakta fayda var diye düşünüyorum. Ben mesela bu süreci olabildiğince okuyarak, izleyerek geçiriyorum. Spor yapıyorum, ailemle zaman geçiriyorum. Elbette şartlar çok daha farklı ama hâlâ, eğer istersen, güzel zaman geçirmenin yolları var.  

Volkan Karakaşoğlu

TBWA Yönetici Yaratıcı Yönetmeni

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 112. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.