“Fikirlerin en canavarını bulmayı amaçlıyoruz”

İstanbul Dışı sayfalarımızın bu sayıdaki konuğu Ankara’dan Canavar Fikir Reklam Ajansı oldu. Ankara’da faaliyet gösteren reklam ajansına dair merak ettiklerimizi ajansın kurucusu ve sanat yönetmeni Caner Tomruk’tan dinledik.

2014 yılında Ankara’da kurulan tam hizmet reklam ajansı Canavar Fikir, fikirlerin en canavarını bulmayı amaçlayarak markaların neye ihtiyaç duyacaklarını yakalamaya çalışıyor. Canavar Fikir, çağın trendlerine hakim olmak ve çalıştığı markalara maksimum değer katma çabasıyla yoluna devam ediyor.

Burak Becan: Ajansınızı yaratıcı endüstride nasıl konumlandırıyorsunuz?


Caner Tomruk: Adımızdan da anlaşılabileceği gibi içimizdeki canavarlar üretme, yaratma ve +1 koymaya aç. Ancak bizlerin kendimizi nasıl konumlandırdığı bir yere kadar önemli ve asıl olan müşterilerimizin bizleri nasıl konumlandırdığı. Farklı bir atılıma ihtiyaç duyduklarında ya da neyi nasıl yapacaklarına dair kaybolduklarında “olamayanı oldurmak” için Canavar’ın kapısını çalması bizlere nerede olduğumuza dair fikirler veriyor.

Burak Becan: Ne gibi hizmetler veriyorsunuz?

Caner Tomruk: Hedeflerimiz ve vizyonumuz doğrultusunda sunduğumuz tüm hizmetlerde, her alanda farklı ve yaratıcı işler üretmek üzerine odaklanmış bir firmayız. Dolayısıyla bizim verdiğimiz en büyük hizmet “üretilebilir fikir” sunmak. Bunun üzerinde çok duruyoruz çünkü fikri sadece üretmek, onun hayata geçmesini mümkün kılmıyor. Her detaya kadar düşünmek, sektörü takip etmek, materyal tanımak, yeni teknolojilere uyum sağlamak gibi oldukça fazla bilgi isteyen değişken var. Bunları bir araya getirdiğinizde zaten hizmetlerin dökümü ortaya çıkıyor. Kısacası tanıtmak istediğiniz ürününüz için aklınıza gelen/gelmeyen, çizgi altı veya üstü her mecrada hizmet veriyoruz.

Burak Becan: Ajansınız Ankara’da yer alıyor. Ankara’daki bir ajansın İstanbul’a göre avantajları ve dezavantajları neler?


Caner Tomruk: İçerisinde bulunduğumuz dönemde artık çoğu işin ve toplantıların rahatlıkla dijital ortamlarda yapılabilmesi nedeniyle Ankara’da bulunan bir ajans olmanın pek bir dezavantajını yaşadığımızı düşünmüyoruz. Belki global çaptaki son kullanıcı ürünlerinde bu durum söz konusu olabilir. Aslında günde ortalama 3-4 saat trafikte geçirmediğimiz için Ankara’da olmanın avantajlarını da sık sık yaşıyor olabiliriz. Bu zamanı eğlenceye ayırabilmek gibi bir lüksümüz var. Sinema, tiyatro, konser, oyun vb. aktivitelerle yaratıcılığımızı besliyor, fikir dağarcığımız genişletebiliyoruz.

Genel bir algı olarak İstanbul’daki ajansların daha yüksek maliyetlerle çalışıyor olmaları nedeniyle benzer nitelikteki işleri daha yüksek fiyatlarla sağlamaları noktasında bir dezavantaj yaşıyoruz gibi gözükebilir ancak müşteriler açısından bakıldığında bu aslında bir avantaj oluyor. Hatta aynı nedenle yurtdışına hizmet ihracatı da yapıyoruz.

Bunun dışında ağırlıklı olarak çalıştığımız müşteriler savunma sanayi ve bilişim sektöründe yer alan firmalar olduğundan ve Ankara’da savunma sanayi firmalarının sayısı ve büyüklükleri düşünüldüğünde bizim bu sektörlere yönelik iş yapıyor olmamız, onların bize ihtiyaç duydukları anlarda hızlı tepki verme imkânı sağlaması açısından ufak da olsa bir avantaj sağlayabiliyor.

Burak Becan: Diğer ajanslarla rekabet edebilecek insan kaynağına ve sektörel dinamizme sahip olduğunuzu düşünüyor musunuz?


Caner Tomruk: Biz insan kaynağı seçiminde nicelik yerine niteliğe önem vererek ilerliyoruz. Stratejimiz hiçbir zaman aynı anda alabileceğimiz kadar çok firmayı müşteri portföyümüze ekleyip, daha sonra oluşacak talebi karşılayabilmek için ekibi kontrolsüzce büyütmek olmuyor. Bunun yerine gerçekten yaptığımız çalışmalara değecek işler, firmalar ve bütçelerle, firmamıza özenle seçtiğimiz ve gelişimine sürekli olarak katkıda bulunduğumuz ekibimizin verimliliğini bu çalışmalara yönlendirme şeklinde ilerlemeyi tercih ediyoruz. Bu bize uzun vadede daha fazla müşteri güveni, olumlu referans ve memnun müşteriler sağlıyor. Bu perspektiften bakıldığında aslında diğer ajanslarla çok rekabete girdiğimiz söylenemez. Agresif bir fiyatlama ve satış stratejisi yerine genellikle özgün tasarımlar ve yaratıcı fikirler üretmeye odaklı bir anlayış ile uzun soluklu olarak müşterilerimizle çalışıyoruz.

Burak Becan: Canavar Fikir olarak çalışan bulmakta zorlanıyor musunuz, yeni iş arkadaşları alırken kriterleriniz neler?


Caner Tomruk: Açıkçası çalışan bulmak bizim için çok kolay olmuyor. Bizim gibi firmalar için personel alım değerlendirmelerinde klasik anlamda doldurulan özgeçmişlerin çok bir önemi yok. Kimin, kaç sene, hangi firmada, nasıl bir tecrübe edinmiş olduğunu görmektense, o zamana kadar yaptıkları işleri gösteren portfolyolara odaklanıyoruz. Bizim firmamızın çizgisine uygun olabilecek çalışmalara sahip olan personel adayları ile iletişime geçiyoruz.

Yeni canavarlar için ilk ve en önemli kriterimiz “yaratıcı göz”. Aramıza katılan arkadaşlar öncelikle hayal edebilmeli. Aklındakini kâğıda, kağıttakini ekrana yansıtabildiği zaman zaten işimiz kolaylaşıyor. Bu sayede müşterilerimizi rakiplerinden ayrıştıracak özgün çözümleri sunabiliyoruz. Özellikle belli sektörlerden firmalar birbirilerinden referans alarak geldiğinde, bu noktada her birinden farklı, özgün tasarım çalışmalarını bu yaratıcı gücümüz ile sağlayabiliyoruz.

Burak Becan: Bir süredir dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgınıyla mücadele ediyoruz. Ajans olarak bu salgın sizi nasıl etkiledi? Bu süreci nasıl yorumluyorsunuz ve bu sizi nasıl etkileyecek? Bundan sonrası için hedefleriniz neler?


Caner Tomruk: Koronavirüs salgınının ilk zamanlarında tüm sektör ve firmalarda ciddi bir belirsizlik hali ortaya çıktı. Bu doğal olarak bizi de olumsuz olarak etkiledi. Ancak bundan birkaç ay sonra birçok sektörün aksine bizdeki iş hacminin arttığını belirtebiliriz. Bundaki muhtemel sebeplerden biri, şirketlerin kapanma dönemi sonrası artan satış yapma ihtiyaçlarına yönelik tanıtım çalışmalarına ve özellikle de dijital pazarlama kanallarına yönlenmeleri olduğu değerlendirilebilir. Bunun dışında uzun soluklu olarak çalıştığımız ve karşılıklı olarak yüksek değer verdiğimiz bazı müşterilerimizin, tedarikçi olarak bizim gibi çalıştıkları firmaların söz konusu süreçten çok kötü etkilenip olası kapanmalarına karşı, çeşitli birtakım ek işler talep ederek destek sağlama çabalarını da göz ardı etmemek gerekiyor. Tam da bu nedenle uzun soluklu çalıştığımız ve karşılıklı güven oluşturmuş olduğumuz müşteriler bizim için çok değerli.

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 119. sayısında yayımlanmıştır. 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.