Etkili pazarlamada yeni trend

Dünyanın büyük bir dönüşüm içerisinde olduğu bugünlerde, ne söylediğimizden çok nasıl söylediğimiz önemli hale geldi. Dolayısıyla hikâyeleştirme, pazarlama açısından da artık oldukça önemli ancak burada seçilen hikâyeye de dikkat etmek gerekiyor. Çünkü en fazla ses getiren hikâyeler, daima insanın temel gerçeklerine inen ve bunlarla markanın benzersiz yönleri arasında uygun bir biçimde bağ kurabilenlerdir.

Biz de Google olarak hikâyelerin gücüne inanıyor, projelerimizde hikâyelerden yararlanıyoruz. Hikâye anlatımıyla ilgili olarak her zaman yenilik sunmaya çalışarak kullanıcılarla aramızdaki bağı şartlara göre uyarlamaya gayret ediyoruz. Bu durum özellikle pandemi döneminde farklı bir boyut kazandı çünkü tüketici ihtiyaçları ve davranışları bu dönemde değişti. Bu durum da pek çok marka için yeni zorluklar yarattı. Google olarak yeni hikâyeler oluşturma ve toplumla bağ kurma noktasında gündemi takip edebilmeleri için markaların yardımına yetişiyoruz. Google Trendler aracılığıyla yayınladığımız Haftalık Trendler serimizin içerisinde yer alan tüketici içgörüleri, markaların iletişim çalışmaları ve kampanyaları için oluşturmak istedikleri hikâyelere yardımcı oluyor. Bu sayede markalar, tüketicinin zihninde en çok hangi soruların ve terimlerin olduğu gözlemleyebiliyor. 

Google olarak paylaştığımız trend analizlerinin yanı sıra pandemi döneminde maske yapmak, ekmek yapmak gibi popülerleşen araştırmaları da dahil ederek yayınladığımız YouTube videolarımızla* bu trendlerle bağlantı kurmaya çalıştık. Hizmetlerimizi gündemden yararlanarak tüketicilerin ihtiyaç ve taleplerine uygun bir şekilde şekillendiriyoruz.

Hikâye anlatıcılığı pazarlamayı ele geçirdi

Hikâyelerin satın alma yolculuğunda da önemi oldukça yüksek. Markalar müşterilerini başarılı bir şekilde “satın al” düğmesine yönlendirmek için tüketicilerin isteklerini iyi algılamak zorunda. Google olarak bu konuya da çözüm getirerek çevrim içi tüketici yolculuklarını araştırdık. Araştırma sonucunda, alışveriş esnasında doğru zamanda ve doğru yerde karşılaşıldığı takdirde tüketicilerin ilk tercihi olmayacak ürünleri bile satın alabildikleri ortaya çıktı. Bu da markanın göz önünde olmasının ve sunulan fırsatların çekici hale getirilmesinin ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor. Bu da doğru pazarlama ve doğru hikâyeleştirme yoluyla mümkün olabiliyor. 

Markanın ya da ürünün dikkat çekici olmasını sağlamak için mizah yoluyla akılda kalacak yollar seçmek, doğru hikâyeyi ve mesajı vermek gerekiyor. Burada da YouTube’un etkisini kullanabilen markalar, rakiplerinden ayrışabiliyor. Genellikle eğlenmek ve yeni şeyler öğrenmek için kullanılan YouTube gibi platformlarda mizahı ve akılda kalıcılığı kullanmak ve hikâyeleştirmek, markalara kazanç sağlıyor. Dolayısıyla hikâye anlatıcılığının pazarlamayı ele geçirdiğini söylemek mümkün. İlham veren bir hikâye, marka bilinirliği açısından beklentileri aşarak harikalar yaratabiliyor. Buna YouTube’un dinamiklerini en iyi şekilde kullanan markalardan Vestel’i örnek olarak gösterebiliriz. Pandemi döneminde ev yemeği diye adlandırdığımız gıdalardan hamburger, pizza veya ekmek gibi ev ortamında hazırlanmasına alışkın olmadığımız yemeklere kadar geniş yelpazedeki yiyeceklerin evde hazırlaması trend oldu. Bu durum tüketici nezdinde başka bir ihtiyacı doğurdu: Mayalı gıdaların tam kıvamında tutturulması**. Vestel, bu iki içgörüyü dikkate alarak evlerinde mayalı gıda hazırlamak isteyen tüketici ihtiyaçlarına cevap vermek amacıyla Türkiye’de bir ilk olan Maya Buzdolabı’nı geliştirdi. Pandemi döneminde dijital video tüketiminin de oldukça farkında olan marka, kampanya ve ürün özelinde dijital platformlara uygun kısa videolar hazırladı. Sunulan yeni ürünü kısa ve öz bir şekilde anlatan marka, hikâyesiyle ve akılda kalıcılığıyla başarılı bir strateji geliştirmeyi başardı. 

Sırma Süren

Google Türkiye Kurumsal İletişim Direktörü

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 117. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.