E-ticaret hüküm sürmeye devam edecek

Pandemi, kimi sektör için krizi, kimi sektör için de fırsatları beraberinde getirdi. Daha önce internetten alışveriş yapmamış X Kuşağı’nın bile alışkanlıklarını değiştirmesiyle, e-ticarette var olanlar ve işini internete taşıyabilenlerin eli artık daha da güçlü. Biz de giderek güçlenen bu eğilimi detaylı bir şekilde inceledik.

Birkaç yıldır yükselmekte olan ve pandemiyle birlikte atağa geçen dijital, alışveriş alışkanlıklarımızı da etkiledi. İnternetten alışveriş, hayatımıza yeni girmedi ancak ister konfor düşkünlüğü olsun ister sağlıkla ilgili kaygılar sebebiyle olsun, en küçük ihtiyacımızda bile uygulamalara sarılır olduk. İnternetin içine doğan Z Kuşağı ve çocuk yaşlarını internetle geçirmeye başlayan Y Kuşağı, en çabuk uyum sağlayanlar arasında olsa da Yahoo araştırmasına göre; 65 yaş üzeri kitle de artık çok daha fazla çevrim içi satın alma gerçekleştiriyor.

2021 Mart ayının ortalarına doğru ülkemize taşınan pandemi sebebiyle uzunca bir süre imkanlar el verdiğince evden çıkmamaya çalıştık, ilk başlarda markete gitmek bile insanı sürüncemede bırakıyordu. Şimdiyse bizi normal hayatımızdan alıkoyan endişeli ruh hali, yerini yavaş yavaş bu süreci benimsemiş sakin bir zihne bırakıyor. Dört duvar arasından çıkıp, eski alışkanlıklarımıza geri dönmeye başlıyoruz. Peki bu süreçte alışverişi fiziksel olarak bir mağazada veya uygulama kullanmadan bizzat kendimiz markete giderek yapmaya da geri dönecek miyiz? Kaçımız geri dönecek? E-ticaretin popülaritesi az da olsa düşecek mi?

McKinsey araştırması; çevrim içi satın almaya alışkanlığı geliştiği için tüketici davranışındaki değişikliklerin de kalıcı olacağını öne sürüyor. Tüketicilerin %50’sinden fazlası, pandemi etkisi dağılmaya başladıktan sonra da internetten alışveriş alışkanlıklarını sürdürmeyi düşünüyor. TheStreet’in ocak ayında yayınladığı habere göre; analistler, ABD’deki e-ticaret satışlarının 2022’de %17,3 artacağını (2021’deki %17,9’luk büyümeden biraz daha yavaş) öngörüyor. Globaldeki makalelere de göz atıldığında genel kanı, fiziksel mağazalara geri dönüşler başlayacak olsa da e-ticaret performansında belirgin bir düşüş yaşanmayacağı. Aslında bu sürece en iyi şekilde uyum sağlamak, tüketicilere en iyi deneyimi sunmak için tavsiyeler şu noktada birleşiyor: Çok kanallı bir yaklaşım şekli oluşturmak, mağaza içi ve çevrim içi ortamları harmanlamak.

Peki nasıl olabilir? Sanal giyinme kabinleri yaratmak veya fiziksel mağazalarda olduğu gibi önerilerde bulunabilecek çevrim içi mağaza asistanını ulaşılabilir kılmak gibi… Böylece müşteriler, markalarla bağını daha da güçlendirebilir, yolculukları daha da keyifli hale gelebilir. AR ve VR’ın hayatımızdaki etkinliğini artırmasıyla, bu tür deneyimleri organize etmek çok daha kolay olacaktır.

Sosyal mecralar dahil oluyor

E-ticarette artık sosyal medya uygulamaları da devreye giriyor, alışveriş deneyimine katkıda bulunuyor; TikTok Shopping ve Pinterest TV, perakende markalarıyla iş birliğine giderek alışveriş yapılabilir çevrim içi ortamlarda boy gösterecek.

E-ticaret sektörüne katılan oyuncular bu kadar artmışken ve çevrim içi alışveriş, baby boomer’lar tarafından da giderek benimsenmeye başlamışken bu konuyu tekrar kapak dosyamıza taşımak kaçınılmazdı (pandemide ilk olarak değişimin nasıl başladığını 106. sayımızda inceleyebilirsiniz). E-ticaret platformlarından, mağazasını sanala taşıyan perakende firmalarından, çevrim içi ödeme sistemlerinden, destek uygulamalar ve ajanslardan da görüş alarak kapsamımızı geniş tutmaya çalıştık. Global makalelerle de zenginleştirdiğimiz sayımızda bolca faydalı bilgiye erişebileceksiniz.

Necla Eylül Durukan

Campaign Türkiye Kıdemli Editörü

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 124. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.