Dizi sektörü, krizi fırsata dönüştürdü

Küreselleşen dünyada medya sektöründe yaşanan canlanmanın en önemli yansımalarından biri Türk dizileridir. Günümüzde televizyon sektörünün hacmi, milyar dolar seviyesinde büyüklüğe ulaşırken, sektörün en önemli yapımları Türk dizileri. Türk dizi sektörü hızla büyüyerek kısa sürede kendi başına bir sektöre dönüştü. Türk dizileri, son 10 yılda uluslararası boyut da kazanarak hem ulusal televizyon kanallarının en fazla izlenen yapımları hem de ihraç edilen yapımlarıdır.

Ülkemiz, dizi ihracatında en hızlı yol alan ve şu anda dizi ihracatında dünyada Amerika’dan sonra 2. sırada yer alan ülke konumunda. Günümüzde Türk dizileri Fransa’dan Japonya’ya, Uruguay’dan Endonezya’ya, Latin Amerika’dan Türki Cumhuriyetler’e kadar dünyada 100’den fazla ülkeye lisanslanmakta. 500 milyonun üzerinde izleyiciye ulaşan Türk dizilerinin en büyük başarısı yurt dışında prime time kuşağında yayınlanıyor olması. 

COVID-19 salgınının sektöre farklı dönemlerde farklı etkileri oldu. Pandemi sürecinde tüm dünyada evde kalma sürelerinin uzamasıyla birlikte içerik talebi oldukça arttı. Bizler de yüksek talep karşısında ihracatımızı hız kesmeden sürdürdük. 

Pandemi sürecinde başta Balkanlar olmak üzere tüm dünyada televizyon izleme oranı %25 ila %50 arasında arttı. Bu artış, dizilerin izlenme oranlarına da yansıdı. Bu dönemde televizyon kanallarına ek olarak dijital kanalların da açılmasıyla içeriğe her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuldu.

Mevcut kriz durumunu fırsata çeviren Türk dizi sektörü, ihracatını hız kesmeden sürdürdü. Genel anlamda değerlendirildiğinde pandemi dönemi, sektörü hem pozitif hem de negatif yönde etkiledi. Pandemi dönemini, birinci dalga dönemi ve ikinci dalga dönemi şeklinde iki döneme ayırıp değerlendirme yapmak daha sağlıklı olacaktır. 

Birinci dönemde birçok sektörde olduğu gibi dizi sektöründe de üretim durduğu için yeni projelerin bölüm sayısında artış olmadı; yeni bölümler çekilemedi ve yayına giremedi. Bunun yanı sıra tüm platformlarda reklam gelirleri düştü. Buna karşın Türkiye oldukça geniş bir dizi arşivine sahip. Dünya genelinde bu anlamda üretim olmaması, Türk dizi arşivinin değerlendirilmesini sağladı. 

İkinci döneme geldiğimizde ise dünya genelinde sıklıkla setlerin açılamadığını, açılan setlerin de sekteye uğradığını gözlemliyoruz. Ancak Türkiye’de setlere bazı haftalar ara verilse de hala açık, önlemler alınarak üretim ve dolayısıyla ihracat devam ediyor. 

İşimizin diğer parçası olan format ihracatında da çalışmalarımızı pandemi koşullarına evrilterek devam ettirdik. Pandemi, format dağılımını farklı şekillerde etkiledi. Bu dönemde izole olmak avantaj olduğu için stüdyo tabanlı programlara odaklandık. Öte yandan, bu krizin yarattığı ekonomik belirsizlik, kanalların daha uygun maliyetli bir içerik aramasına neden oldu. Biz de uygun maliyetlerle üretilebilecek formatlarımızı müşterilerimize sunduk. 

Özet olarak pandemi dönemi bize, güçlü bir kataloğun ve geniş bir arşivin bir dağıtım şirketi için ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Son 15 yılda oluşturduğumuz güçlü katalog sayesinde pandemiyi fırsata dönüştürerek başarılı bir yıl geçirdik.

Global Agency olarak her zaman olduğu gibi bu zorlu dönemde de hem müşterilerimizle hem de içerik sağlayıcımızla akıcı bir iletişim ve birbirimizi destekleyici bir tutum içerisinde olduğumuz için çalışmalarımıza başarılı şekilde devam edebiliyoruz. Özellikle zor zamanlarda hep birlikte aynı yöne kürek çekerek birlikte yol almamız gerektiğine inanıyoruz.

İzzet Pinto

Global Agency Kurucusu & CEO

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 111. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.