Deutsche Telekom ve Billie Eilish’ten #WhatWeDoNext

Deutsche Telekom, yeni kampanyasıyla sürekli telefon ekranına bakan Z kuşağına bambaşka bir anlam yükledi.

Almanya’da telekomünikasyon alanında faaliyet gösteren Deutsche Telekom, Z kuşağını hedef aldığı reklam filmiyle dikkatleri çekti.

Z kuşağı denilince akla sadece; sürekli, bir ekrana -telefon, tablet, televizyon- bağımlı yaşayan gençler gelse de onların aslında dünyanın pek çok sorunuyla ilgilendiğini, yani geleceğin şekillenmesinde karar vericiler olan bu nesli pek de hafife almamamız gerektiği belirtiliyor. Üstelik bu, yine Z kuşağının başarılı isimlerden biri olan Billi Eilish aracılığıyla yapılıyor.

Saatchi & Saatchi tarafından yaratılan ve Grammy ödüllü Billy Eilish’in “When We All Fall Asleep, Where Do We Go?” albümündeki “When the Party’s Over” şarkısıyla beraber karşımıza çıkan kampanya filmi; “ekrana takıntılı” gençlerin birbirleriyle etkileşimlerini ve teknolojiyi nasıl daha yararlı kullanabileceklerini vurguluyor.

Eilish; Pride’ı kutlayan, protestolarda bulunan ve sürdürülebilirliği savunan gençler için, nasıl sadece internette yaşayan bir nesil olarak adlandırılabilir diyor: Belki bir dahaki sefere bir ekrana baktığımızı gördüklerinde ve bize orada ne yaptığımızı sorduklarında, onlara neden onunla ne yaptığımızı göstermiyoruz?

Birleşmiş Milletler’in Uluslararası Gençlik Günü’nde sosyal medya platformlarında yayınlanmaya başlayan kampanya; Eser Mia Silverman ve Francesco Grandi tarafından yaratıldı ve Vincent Haycock tarafından yönetildi.

Deutsche Telekom Uluslararası Pazar İletişiminden Sorumlu Başkan Yardımcısı Wolfgang Kampbartold, “2020’nin sismik olayları genç kuşağı; kültürel, sosyal ve ekonomik anlamda uzun yıllar boyunca etkileyecek. Biz de gerçek bir fark yaratmak adına Z kuşağına, teknolojinin gücünden nasıl yararlandıklarını göstermek için bir platform sağlamak istiyoruz. Billie ve gençlerden oluşan ekibimizle iş birliği yaparak, yeni bir geleceğe doğru yol alırken bu neslin inanılmaz potansiyeline de ışık tutuyoruz.”

Kantar tarafından Deutsche Telekom adına yapılan bir araştırmaya göre Z kuşağının %83’ünün, bağlantı teknolojisinin daha iyi bir gelecek inşa etmenin anahtarı olduğunu düşündüğü ortaya çıkıyor.

Saatchi & Saatchi’nin Başkanı Kate Stanners reklam filmiyle ilgili şu sözlere yer veriyor: “Z kuşağı ile ilgili, sürekli ekranlarına baktıkları ve hiçbir şey yapmadıkları şeklinde bir yanılgı var. Deutsche Telekom da onların ve başkalarının yaşamlarını iyileştirmek için teknolojinin gücünden yararlanılması gerektiğine inanıyor. Bu neslin, bağlantı teknolojisinin onlara sağlayabileceği sosyal, kültürel veya ekonomik fırsatlara tam olarak katılmasını sağlamak istiyor.” Saatchi & Saatchi’nin Kreatif Direktörü

Franki Goodwin ise Eilish’in “neslinin sesi” olduğu için seçildiğini belirtiyor: “Z kuşağı, sorunlarını çözmemize ihtiyaç duymuyor. Teknolojinin; kendi dünyalarında nasıl işlediğini anlamaya çalışırken, onları dinlememize ihtiyaç duyuyorlar.”

Deutsche Telekom aynı zamanda Z kuşağı içerisindeki “dijital iyimserlik” ve bu kuşağın hedeflerine ulaşmalarına yardımcı olmak için dijital araçları ve teknolojileri nasıl kullandıkları konusunda da araştırma yaptı. Deutsche Telekom’dan Ayten Pekerman, “Dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek için teknolojinin gücünden yararlanmanın yolları bulunduysa bu tür bir dijital iyimserliği biz de genç kuşakla paylaşmalıyız” dedi.

Pekerman, Goodwin’in Eilish’i seçme konusundaki düşüncelerine katıldığını belirterek: “O, bu neslin en yüksek sesi. Kuşağıyla gerçekten konuşabiliyor, iletişim kurabiliyor. Bunun, bir markanın bir şeyi açıklamasından çok daha farklı ve etkili olduğunu söyleyebiliriz.”

Eilish ise reklam filmi ile ilgili düşüncelerini şu şekilde aktarıyor: “Hepimiz gezegen üzerinde olumlu bir etki bırakabiliriz. Bence neslimiz platformları iş birliği yapmak, iletişim kurmak ve fark yaratmak için kullanabilir.”

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 104. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.