Demet İkiler için ne dediler?

Volkan İkiler, Eşi

Volkan İkiler, Eşi
Biberleri közledim, kabakları közledim ondan sonra ekmekleri kızarttım, yumurtaları pişirdim. Peynirleri çıkardım. Volkan, bir tek peynir ve domatesleri kendi istediği boyutlarda doğradı o kadar. Zeytinleri çıkardım. Sonra Sarp’a börek yaptım. Tereyağının içine azıcık tuz koydum bir yerde erittim ama çok coslatmadım. Yufkaları teflon tavanın içine iki kat koydum. Dışarıya sarktı yufkalar. İçine keçi peyniri, çok güzel bir beyaz peynir ve dil peyniri onları minik minik minik minik dittim, ondan sonra ayrı bir yerde sucukları böyle ters yüz ederek güzelce pişirdim ve sucukları akan yağıyla birlikte içine koydum, bohça gibi kapattım. Azıcık tereyağını tavanın gövdesine koydum, çevire çevire ağzını da kapatarak pişirdim. Ağzını kapatınca puf diye pişti, puf diye börek oldu, içindeki peynirler eridi, sucuğun suyu yufkalara geçti ve nefis oldu.”

İşte bu Demet’in ağzından annesi ve ağabeyiyle dün gece yaptığı telefon konuşmasından aldığım ses kaydının bire bir deşifresi! 🙂

Bu metni, kadının yeri evinin mutfağıdır mesajını vermek için yazmadım – tabii ki 🙂 Kadın isterse hem evde hem de işte başarılı olur; çocuk da yapar kariyer de mesajını vermek için de yazmadım. Demet’in 24 yıllık iş değil, hayat arkadaşı olarak onu çok özel yapan akıl, muhakeme gücü, çalışkanlık, yılmazlık, adalet duygusu, ekip çalışmasına verdiği önem, sorumluluk duygusu, mücadeleci ruhu, esneklik, stres yönetmedeki başarısı gibi iş hayatında önemli olan birçok beceriye sahip olmasının ötesinde aynı zamanda çok önemli bir özelliğinin altını çizmek için yazdım bunları:

Besleme”
(bakıp büyütmek – nurturing…) Demet’in ilişkilerine bakarsanız 24 yıllık

evliliği, 21 yaşındaki oğlumuz Sarp, annesi, babası, ağabeyi, 25 yıllık WPP yolculuğu, onu bu günlere taşıyan yıllarca çalıştığı değerli müşterileri, yıllarca birlikte çalıştığı yol arkadaşları ve sınırlı sayıda olmalarından gurur duyduğu dostları ile olan ilişkisi ve tüm bunları her daim sürdürülebilir biçimde beslemek için elinden gelenin en iyisini yapması… Ben tüm bunların en yakın şahidiyim.

Tırnaklarıyla kazıyarak geldiği bu noktada hala çok çalışıyor, çok emek veriyor. Demet sonuna kadar en iyisini hak ediyor. Yeni görevinin de sadece yeni bir başlangıç olduğuna eminim. Bu yolculukta hepimize ilham ve cesaret veriyor. Sırf bu yüzden bile iyi ki varsın aşkım. Seni sen olduğun için çok seviyorum. Birlikte daha nice yıllara.

Mehmet Özer, Ağabeyi
O benim küçük kardeşim de olsa, aramızda sadece 1 yaş olmasından dolayı beraber büyüdük. Ve çok garip bir şekilde, garipten kastım kız ve erkek kardeşler çok anlaşamadığından, biz hep çok yakın olduk. Hayatımdaki en yakın dostum, arkadaşım, sırdaşım oldu.
O kadar gurur duyuyorum ki… Ama aynı zamanda da hiç şaşırmıyorum.
Çünkü bu; kararlılığı, disiplini ile zaten benim beklediğim bir başarı. Onun kapsayıcılığı, insan sevgisi ve büyük kalbi bizim üzerimizde. Umarım tüm iyi niyetinin, karşılığını hayatı boyunca alır. O benim bir tane canım kardeşim.

Hayriye & Kemal
Annesi & Babası

Ben annesi olarak; öngörülü, çalışkan ve disiplinli Demet’ten değil, kızımdan söz etmek isterim. Uzun ve çetrefilli bu yola çıkmadan önce bu süreci besleyen bir kimliği var Demet’in. Ta çocukluğundan beri sevgi dolu ve gerçekçi bir ortamla sarmalandı Demet… Bu ortam ona küçük yaştan itibaren hayata asılmayı ve arkasında her zaman ailesinin destek olduğu duygusunu verdi. Aile çok önemli oldu onun yaşamında. Özgüven insanı yeni ufuklara yol açarken daha bir güçlendirir…

İşte Demet vardığı bu fevkalade iş kimliğine; kendi özel yeteneklerinin yanı sıra böyle yürüdü gitti. Ve en en önemlisi asla anne, baba kardeş, eş ve Sarp’ın annesi olmayı ötelemeden yaptı bu işi… Yapmaya da devam ediyor. Yolu açık olsun…

Sarp İkiler, Oğlu

Bana hayallerimin peşinden koşmayı öğrettin, şimdi de hayallerimizin gerçek olabileceğini… İyi ki varsın! Seninle çok gurur duyuyorum..

Vahide Akalın Resuloğlu
Arkadaşı
Demet’e…
İnsanın 40 yıllık can yoldaşını anlatabilmesi hiç kolay değil…
Bizim çocukluğumuz, gençliğimiz hep bir arada geçti. 8 yıllık okul hayatımızın yarısını bizim evde, yarısını Demet’lerde kalarak tamamladık. Bizler çok şanslıydık, her ikimizin de iki ailesi oldu. Demet benim için hayatımın neredeyse tamamını ifade ediyor… Demet çocukluğunda da, gençliğinde de her zaman aynıydı; şimdi olduğu gibi hep çok şekerdi, sevgi doluydu, sarıp sarmalardı, etrafına karşı çok yumuşaktı. Ortama göre gereken esnekliği gösterirdi. İnsanlarla iletişimi her zaman iyiydi. Hiç unutmam; yıllar önce birlikte Side’ye tatile gitmiştik, sanırım 18 yaşındaydık. Bir sabah bir baktım yan komşu “Demet’ciğim” diye canhıraş biçimde sesleniyor, meğerse Demet o kadar kısa sürede yan komşu ile ahbap olmuş. Normalde 18 yaşında iki gencin tek başlarına çıktıkları bir tatilde “yaşasın özgürlük” deyip kimseyi görmeyecekleri bir ortamda bile Demet komşu teyzeyi kendine hayran bırakmış!

Demet eskiden beri kavgadan, tartışmadan hoşlanmaz, sorunları sakinlikle, akılla, muhakeme ederek çözme yolunu tercih eder. Özellikle her ergenin yaşadığı zor dönemlerde ailesiyle veya başka biriyle hiç tartışmaya girmez her şeye tamam derdi. Fakat buradaki en önemli ayrıntı, tamam derdi demesine ama hep kendi doğru bildiğini, inandığını yapardı. Demet’in başarılı bir stratejist olduğu o zamandan belliydi bence.

Demet hep koruyup kollardı; ailesini, sevdiklerini, önem verdiklerini. Demet yanımızdaysa çok da fazla planlama yapmamıza, düşünmemize gerek olmazdı. O ne yiyeceğimizi, hatta ne giyeceğimizi, ne yapmamız gerektiğini, her şeyi en ince detayına kadar o kadar güzel planlardı ki benim için müthiş bir lükstü bu. Şimdi bile zaman zaman aynı şekilde devam ettiğimizi itiraf edebilirim.

Demet’ciğim can dostum, kardeşim iyi ki varsın. Okul yıllığında yazdığımız gibi inşallah birlikte yaşlanalım. Yeni görevinde de çok başarılı olacağına yürekten inanıyorum. Seninle çok gurur duyuyorum ve heyecan içinde takip ediyorum. Yolun açık, şansın bol olsun canım. Seni çok seviyorum.

Aslı Ekşioğlu
Arkadaşı

Canım Demet; her zaman sakinliğini koruyan, dinleyen ve anlayan, kocaman gözleri ile bakan ve gören, detaycı ve bütünü kavrayabilen, titiz ve çalışkan, araştıran ve paylaşan, içi ve dışı güzel… Ve upuzun senelerdir arkadaşım… Yeni görevini çok gururla tebrik ederim ve en büyük başarılara imza atmaya devam edeceğine inancım sonsuz.

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye 97. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.