Dayanışmanın +1’iyiz

Biz Anadolu Efes’te insanları ortak bir paydada buluşturmak, üzüntüleri, sevinçleri ve muhabbetleri yani hayatın anlarını paylaşmak için insanları bir araya getirmek, paylaşımları artırmak, birlik olmak ve dayanışma ruhunu yaymak için var olan bir şirketiz. 1969 yılında bu topraklarda doğan bir marka olarak bu bağlamda kendimizi 52 yıldır hayatla dolan her anın eşlikçisi olarak tanımlıyoruz.

Bir yandan yenilikçi bir ruh ile sektörümüzü geliştirmek, liderlik etmek ve Türkiye’yi dünyada en iyi şekilde temsil etmek için çalışırken, bir yandan da sosyal ve ekonomik hayatın gelişimine katkı sağlamak ve gezegenimizi korumak için çabalıyoruz. Bunun için kültür sanattan girişimciliğe, çevreden spora, turizmden tarıma kadar birçok alandauzun soluklu çalışmalar yürütüyoruz. Zorlu zamanlarda ise her daim dayanışmanın +1’iyiz.

Yolculuğumuz 1969 yılında iki girişimcinin hayali ile başladı ve bugün dünyanın en büyük 10 bira üreticisinden biri olarak devam ediyor. Kurulduğumuz günden bu yana kendimizi hiçbir zaman sadece bir bira şirketi olarak görmedik. 

Adını bir gazete ilanı ile halka soran bir şirket olarak, basketboldan tarıma, kültür sanattan turizme ve girişimciliğe kadar hayatın her alanını zenginleştirmeye çalıştık. 

Anadolu Efes Spor Kulübü ile Türkiye’de birçok insanı basketbol ile tanıştırdık, bu sporu geniş kitlelere sevdirdik, ülkemizi aldığımız kupalarla gururlandırdık. 

Her birimize ilham veren ve toplumun ortak bağlarından biri olan kültür sanatı 34 yıldır destekliyoruz. Sanat üretimini teşvik etmek ve kültür-sanatı geniş kitlelere ulaştırmak için birçok projenin içerisinde yer aldık. Örneğin; Anadolu’yu gezen ilk festivali düzenledik; Diyarbakır’dan Konya’ya kadar Blues’u götürdük, 1000’in üzerinde tiyatro oyununu izleyicisi ile buluşturduk, sahne bulmakta zorlanan yetenekli tiyatro topluluklarına sahne sağlamak için Anadolu Efes Mavi Sahne’yi kurduk. 

Üniversitelerin araştırmalarına konu olan, Türkiye’nin hala ilk ve tek sürdürülebilir turizm projesini UNDP ve Turizm Bakanlığı iş birliğiyle 14 yıldır sürdürüyoruz. Bu proje ile yüz binlerce insanın hayatına dokunduk, 600 STK ve 23 üniversite ile iş birliği yaptık, yüzlerce kadının ekonomik hayata katılımını sağladık.

İyi günlerde olduğu kadar zor günlerde de hep dayanışma kültürümüz ile hareket ettik, etmeye devam ediyoruz. Örneğin; pandemi döneminde işini kaybeden, maaşını tam alamayan ya da ücretsiz izne çıkarılan yeme içme sektörü emekçileri ile omuz omuza olmak için Ahbap Derneği ile Dayanışma Birlikte Güzel kampanyasını hayata geçirdik, özel tiyatroları desteklemek için Bizde Yerin Ayrı kampanyasına katkı sağladık, Tiyatro Kooperatifi Yaz Buluşmaları’nın destekçisi olduk. Pandeminin başından bu yana işletmelerimizin hep yanında olmaya özen gösterdik. Uzun bir kapanma döneminin ardından temmuz ayında mekanlarımıza yeniden kavuşmaya başladık. Bu zorlu dönemde siftahları bizden olsun diyerek temmuz ayı boyunca 1000 işletmemize siftah ziyareti gerçekleştirdik ve dayanışmanın +1’i olduk. 

Son dönemde yaşadığımız ve çok üzgün olduğumuz yangın felaketinde bölgede Anadolu Efes Gönüllülerimiz ile sahada ihtiyaçların karşılanması için tüm imkanlarımızı kullandık. Soğutucu tırlardan, elektrik ihtiyacı için solar panele, hayvan dostlarımız için yemden bir evin onarılmasına kadar kapsamlı çalışmalar yürüttük. Anadolu Efes’in yarım asırlık tarihinde bunun gibi sayabileceğim birçok çalışma var.

Anadolu Efes olarak etki ekosistemini geliştirmeyi, hem sosyal hem de çevresel konularda kapsayıcı çalışmalar yapmayı çok kıymetli buluyoruz.

Toplumsal faydayı ve sürdürülebilirliği bir söylem olarak değil, bir eylem olarak iş modelimizin merkezine alıyoruz ve odak alanlarımızda “etki odaklı liderlik” yürütme arzusu ile çalışıyoruz. 

2030 sürdürülebilirlik hedeflerimiz çerçevesinde çalışmalarımızı 3 başlık altında yürüteceğiz: “Çevre için azaltıyoruz”, “Sosyal etki için artırıyoruz” ve “Fırsat eşitliği ve kapsayıcılık ile güçleniyoruz”.

Selda Susal Saatçi

Anadolu Efes Kurumsal İletişim ve İlişkiler Direktörü

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 114. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.