Daha sürdürülebilir bir geleceğe hazırlanıyorlar

Medya ve reklam dünyası, karbon ayak izini azaltmaya giderek daha fazla ilgi gösteriyor. FreeWheel’den Virginie Dremeaux, konuyla ilgili gerçekleştirdikleri anketin sonuçlarını detaylarıyla paylaşıyor.

Sürdürülebilirlik, dünya çapındaki iş liderlerinin gündemlerinde daha üst sıralarda yer alıyor, iklim değişikliği konusunda farkındalık yaratıyor; kuruluşları emisyonlarını ve çevre üzerindeki etkilerini azaltmaya teşvik ediyor. Diğer sektörlerle birlikte medya ve reklam dünyası, karbon ayak izini azaltmaya giderek daha fazla ilgi gösteriyor. Örneğin; İngiltere’de Reklamcılık Derneği’nin AdGreen bölümü, işletmelerin yeşil hedeflerine ulaşmalarına yardımcı olmak için eğitim ve kaynaklar sunarken, Ad Net Zero raporu ve stratejisi, 2030 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşma adımlarını atıyor.

Medya endüstrisi için zorluk, içerik oluşturma ve dağıtımından altyapı ve cihazlara, veri merkezlerine ve reklam network’lerine kadar farklı seviyelerde faaliyet gösteren birçok oyuncudan oluşan karmaşık bir tedarik zincirine ev sahipliği yapmasıdır.

Sürdürülebilirlik stratejilerine nereden başlayacağınızı bilmek göz korkutucu bir görev gibi görünebilir. Ajansların ve reklamverenlerin 2022 ve sonrasında sektörün karbon ayak izini nasıl ele almayı düşündüklerini öğrenmek için FreeWheel İngiltere, Fransa, İtalya, Almanya ve İspanya’daki pazarlamacılarla anket gerçekleştirdi.

Sürdürülebilirlik, pazarlamacılar için yüksek öncelikli

Reklamverenlerin (%81) ve ajansların (%78) önemli bir çoğunluğu, sürdürülebilir reklamcılığın işletmeleri için önemli olduğuna inanıyordu. 

Çevresel hedefler, doğrudan ve dolaylı sera gazı emisyonlarını azaltmaktan, şu anda kaçınılmaz olan emisyonları dengelemeye ve gelecek için en iyi uygulamaları oluşturmaya kadar iş stratejilerinin giderek daha önemli bir bölümünü oluşturuyor. 

FreeWheel anketinde ele alınan tüm sürdürülebilirlik konularından üçü, anket yaptığımız kuruluşlar için bir öncelik olarak ortaya çıktı.

Ankete katılan reklamverenlerin %51’i ve ajansların %46’sı, yeşil pazar standartlarına katılmayı ve çevresel girişimleri desteklemeyi en önemli öncelik olarak sıraladı.

Global yatırımcıların %81’inin, yatırım yaptıkları şirketlerin karbon emisyonları hakkında net bilgiler olduğu sürece çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) girişimlerine öncelik vermeye istekli olduğu düşünüldüğünde, bu özellikle önemlidir. 

İyi haber şu; markaların ve ajansların gezegen üzerindeki etkilerini azaltmaya yönelik adımlar atmak için birlikte çalışabilecekleri sektör kuruluşlarından, bağımsız kâr amacı gütmeyen kuruluşlardan ve yenilikçi şirketlerden böyle birçok girişim mevcut.

Ankete katılan Avrupalı ​​pazarlamacıların yarısından fazlasının bir diğer önceliği, kampanyaların oluşturulması ve sunulmasında kullanılan CO2 emisyonlarını azaltmak için hedefler belirlemekti. 

Karbon ayak izlerini hesaplamak ve azaltmak için AdGreen gibi girişimler, reklam üretiminin etkisini ölçmek için bir karbon hesaplayıcısı sundu. Ayrıca sürdürülebilir altyapı oluşturmak adına büyük tedarikçilerle birlikte çalışarak net-sıfır dönüşümünün nasıl hızlandırılabileceğini değerlendirmek için araçtan gelen veriler analiz edilebiliyor. 

Pazarlamacılar, doğrudan tedarik zincirlerindeki sorunları ele alarak daha geniş medya endüstrisi için olumlu bir değişim sağlayabilir.

Anketten elde edilen son bir sonuç; reklamverenlerin yarısının ve ajans katılımcılarının %45’inin, reklam kampanyalarının dağıtımının daha düşük bir karbon ayak izi oluşturmasını sağlamak için sürdürülebilir reklam yapan medya şirketleriyle çalışmanın önemli olduğunu söylemesidir. 

Yeşil yeterlilik belgeleri ve ölçülebilir hedefler medya stratejilerini etkiliyor

Albert gibi sektör kuruluşları, film ve TV endüstrisinin daha yeşil üretim yöntemlerini benimsemesine yardımcı oluyor, daha sürdürülebilir bir geleceğe geçişe başlayan işletmeler için rehberlik, eğitim ve araçlar sağlıyor. 

Albert sertifikası almak için medya kuruluşlarının Karbon Eylem Planı’nı tamamlaması ve tüm emisyonlarını dengelemesi gerekiyor. Bu tür girişimler ve çabalar, düşük karbonlu medya endüstrisine geçişte hayati bir rol oynuyor çünkü ankete katılan reklamverenlerin %84’ünden fazlası ve ajansların %77’si, medya stratejilerini oluştururken yayıncıların çevreci yeterlilik belgelerini dikkate aldıklarını paylaşıyor. Ayrıca bu katılımcılar çevreci girişimlerle etkileşimlerini doğrulayabilen yayıncıları tercih etti.

Her 10 reklamverenden yedisi ve ajansların %66’sı, yalnızca reklam kampanyalarının karbon ayak izini ölçebilen medya ortaklarını seçeceklerini bildirdi. Bu, medya sahiplerinin yeşil uygulamaları proaktif olarak benimsemeleri için daha fazla teşvik sağlar çünkü bunu yapmamak, medya yatırımlarını yakalama yeteneklerini tehlikeye atabilir. 

Pazarlamacılar için medya satın alma stratejileri içinde bu faktörleri göz önünde bulundurarak çevreci olmak sadece bir sosyal sorumluluk meselesi değil, aynı zamanda mantıklı bir iş kararıdır.

Ankete katılan Avrupalı ​​reklamverenlerin ve ajansların %88’i, şirketlerinin 2035 yılına kadar karbon nötr olmayı planladığını açıkladı. Bu yüzde, reklamverenler ve ajanslar arasındaki genel uyumu yansıtıyor; reklamverenlerin %90’ı ve ajansların %85’i 2035 yılına kadar karbon nötr olma hedefini koyuyor.

Comcast, yenilenebilir elektrik satın almaya ve kuruluş genelinde verimliliği artırmaya öncelik veren bir planla, küresel operasyonlarımızda 2035 yılına kadar karbon nötr olma hedefine sahip.

FreeWheel olarak şu anda iş birimi düzeyinde emisyon ölçümünü desteklemek ve yenilenebilir elektriğe dönüştürme seçenekleriyle tüm elektrik sağlayıcılarının bir envanterini hazırlamak için karbon emisyonu raporlama sistemimizi geliştiriyoruz. Ayrıca hizmet verdiğimiz ülkelerde mevcut olan karbon denkleştirme seçeneklerini de gözden geçiriyoruz.

Şirketler, ölçülebilir karbon azaltma hedefleri belirlemenin ötesinde, daha sürdürülebilir tüketici seçimlerini ve davranışlarını teşvik etmenin yollarını düşünmenin yanı sıra medya planlama, satın alma ve dağıtımın çevresel etkilerini de göz önünde bulundurabilir. Bu, yalnızca reklamcılıkta çevreye duyarlı bir yaklaşım oluşturmakla kalmaz, aynı zamanda pazarlamacılar için katılımı, satın alma eğilimini ve olumlu marka algısını da artırır.

Medya endüstrisinin daha sürdürülebilir hale gelmesine geçişini destekleyen kuruluş ve girişimlerin sayısı gün geçtikçe artıyor. Bu dönüşüm karmaşık bir girişim olsa da birçok Avrupalı ​​pazarlamacının daha yeşil bir geleceğe yönelik güçlü bir vizyona sahip olduğunu ve bunu gerçeğe dönüştürmek için aktif olarak harekete geçtiğini görmek cesaret verici.

Virginie Dremeaux

FreeWheel Uluslararası Pazarlama ve İletişimden Sorumlu Başkan Yardımcısı

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin Sürdürülebilirlik Özel sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.