Daha güvenli alışveriş beklentisi

Artık e-ticaret sadece sunduğunuz ürünü ya da hizmeti sergilemekten ibaret değil, bunları müşterilerinize keşfettirmeniz gerekiyor.

COVID-19 pandemisi, dünyanın dört bir yanındaki insanların davranışlarında ve beklentilerinde büyük değişikliklere sebep oldu. Biz de Facebook olarak bu süreçte platformlarımızı kullanan küresel topluluğumuzda -önümüzdeki dönemde de devam etmesini beklediğimiz- beş makro değişiklik gözlemledik: Daha güvenli bir alışveriş beklentisi, farkındalık aktiviteleriyle artan bilinçli sağlık anlayışı, online kanallar sayesinde hem küresel hem yerel topluluklara ait olma hissi, Z jenerasyonunun yeniden doğuşu ve “connected convenience” adı verdiğimiz bağlantıda olma rahatlığı.

Bu değişiklikler arasında yer alan daha güvenli alışveriş beklentisi, e-ticaretin pandemi süreci ve sonrasında artan önemine ışık tutuyor. Çok uzun yıllardır insanlar için alışveriş deneyimindeki en önemli unsur fiyat ve kolaylıktı. Ancak pandemiyle birlikte dünyanın dört bir yanındaki insanlar dışarı çıkma korkuları etrafında yeni çözümler üretmek, alışveriş yapma şekillerini -ve alışveriş yaptıkları mekanları- değiştirmek zorunda kaldılar. Güvenlik, fiyatın ve kolaylığın önüne geçti ve daha güvenli bir ortamda alışveriş yapma ihtiyacı, insanları online kanalları kullanmaya itti.

Bu durum e-ticarette ciddi bir patlama yaşanmasına sebep oldu. ABD’deki e-ticaret, son 10 yılda gerçekleştirdiği toplam büyümeyi 2020’nin Mart-Nisan aylarında iki ay içerisinde gerçekleştirdi. Bu, dünya genelinde yaptığımız bir araştırmanın sonuçlarına göre hiç de şaşırtıcı bir veri sayılmaz: Öyle ki mobil alışverişte en yüksek artışın yaşandığı X jenerasyonundaki insanların üçte biri, pandemi sürecinde daha fazla çevrimiçi alışveriş yaptığını dile getiriyor. Türkiye’de de pandemi döneminde kullanıcıların yüzde 27’si ilk kez online market alışverişini kullandığını ve önümüzdeki dönemde de kullanmaya devam edeceğini söylüyor.

Tüm bunların yanında satın alma yolculuğu da değişti. Instagram akışlarımız artık ürünlerin bizi bulduğu dijital vitrinlere dönüştü. Kullanıcıların yüzde 83’ünün yeni ürünleri Instagram sayesinde keşfettiği bir ortamda “keşif ticareti” adını verdiğimiz kavram hayatımıza girdi. Artık e-ticaret sadece sunduğunuz ürünü ya da hizmeti sergilemekten ibaret değil, bunları müşterilerinize keşfettirmeniz gerekiyor.

Yeni bir alışkanlık edinmenin süresi 66 gün. Pandeminin ortaya çıkmasının üzerinden ise on aya yakın zaman geçti. Müşterilerin sadece yarısının fiziksel mağazalara geri dönmeye istekli olduğunu ve insanların yüzde 49’unun pandemi sonrası süreçte de çevrimiçi alışverişe devam edeceğini söylediği bir ortamda hiç kuşkusuz önümüzdeki dönemde e-ticaretin ve keşif ticaretinin yükselişine beraber tanık olmaya devam edeceğiz.

Derya Matraş
Facebook Orta Doğu, Afrika ve Türkiye Bölge Başkan Yardımcısı

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 106. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.