Daha çok okuyoruz

Bu süreç birçok sektörü olduğu gibi yayıncılık sektörünü de olumsuz etkiledi. Koronavirüs salgını ile birlikte online platformlarda pek çok kitabın korsanı dolaşmaya başladı. Evde kaldığımız bu dönemde telif hakları hiçe sayılarak kitapların pdf’lerinin paylaşılması ve yayılması bir hakmış gibi görülüyor. Ayrıca, Nisan ayının ortasında üyemiz yayınevleriyle bir anket yaptık. Anket sonuçlarına göre basılan ama dağıtılamayan toplam başlık sayısının yaklaşık 1.695, basılan ama dağıtılamayan toplam kitap adetinin yaklaşık 5.222.155, yayınlanmasından vazgeçilen veya askıya alınan kitap sayısının yaklaşık 3.890 adet olduğunu tahmin ediyoruz. Satışların ise adet bazında ortalama %63 düşmesi, anketten ortaya çıkan önemli sonuçlardan biri. Online satışlarda gözle görülür bir artış olmasına rağmen kitabevlerinin ve zincir mağazaların kapanmasıyla yayınevlerinin satışlarında düşüş yaşandı. Bundan sonrasında sektörün eski performansını yakalaması için pandemi bittikten sonra da belli bir zamana ihtiyaç olacak. Bu süreçte sermayesi olmayan, küçük yayıncılar faaliyetlerini sürdürmekte zorlanacaklar.

2020 yılının Temmuz ayındaki kitap üretimi tüm zamanların en yüksek üretim adedi ancak bu, pandemi döneminde pazarın büyüdüğü anlamına gelmiyor. Temmuz ayındaki kitap üretiminin %72’si eğitim ve yardımcı kaynak yayınlarıdır; kültür yayınlarının oranı %20 civarındadır. Temmuz ayı üretimi toplamda 12.526 çeşitle gerçekleşti. Bu çeşidin 6.621 adedi yeni kitaptır, 5.905 adet ise daha önce basılmış tekrar baskı kitaplardır. 2019 yılında basılı kitap piyasasında büyüme tespit edilmişti. Pandemi döneminde şu anda bir büyümeden söz edemeyiz; eğitim yayınları dışında pazarda bir küçülmeyle karşı karşıyayız.

Türkiye ise geçmiş yıllara göre daha çok okuyor diyebiliriz. Bu konuda KONDA Araştırma Şirketine, OKUYAY Platformumuz kapsamında yaptırdığımız Türkiye Okuma Kültürü Araştırması 2019 şu an elimizde bulunan en iyi kaynak ve bu araştırma okuma eğilimlerinin ülkemizde arttığını gösteriyor.

Dijital araçların çıkışıyla e-kitabın önem kazanması bekleniyordu ancak e-kitabın ülkemizdeki payı yüzdelerle ifade edilemeyecek derecede küçüktür. Basılı kitap halen ülkemizde de dünyada da satın alma trendinin önünde geliyor. Son zamanlarda salgının etkisiyle yayıncılarımız e-kitap ve sesli kitap gibi farklı formatlara yeniden yöneldiler ve bu mecralara da okurların ve kütüphanelerin talepleri arttı. Sesli kitabın da pazar payı oldukça düşüktür ancak biz sesli kitabın şu an hızla yükselişte olduğunu düşünüyoruz. Sesli kitaplarda ağırlıklı olarak kurgu (edebiyat), kurgu dışı (araştırma-inceleme, vb) ve çocuk kitapları ağırlıkta.

Sesli kitaptaki, e-kitaptaki ve dijital aboneliklerdeki %18 oranındaki KDV, dijital yayıncılık pazarının gelişmesinde bir engeldir. Korsan dijital PDF paylaşımlarının önüne geçilemezse bu standartların gelişmesinde de hızlı yol alamayacağız. Uzun yıllardır üzerinde çalışılan ve bir türlü güncelleştirilerek çıkartılamayan Fikir ve Sanat Eserleri Kanun taslağının kanunlaşmasını bekliyoruz. Kanunun günümüz koşullarına uygun, güncel halini meslek örgütleri olarak Kültür ve Turizm Bakanlığına sunduk, bir an önce taslağın yasalaşmasını istiyoruz.

Bu süreçte kitap fuarları erteleniyor. Umuyoruz ki pandemi süreci biter hayat normale döner ve kitap fuarlarını gerçekleştirmenin yollarını buluruz.

Yayın dünyamız dinamik şekilde sosyal medyayı en etkin şekilde kullanıyor. Son dönemde canlı yayınlar, yazar buluşmaları ve söyleşilerin artacağı ve yeni formatların ortaya çıktığına şahit oluyoruz, ileride de bu etkinlikler devam edebilir. Pandemi sonrası farklı modellerle yayıncılık yapılmasını da ihtimal dahilinde görüyoruz.


Kenan Kocatürk
Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı

 

Bu yazı, ilk olarak Campaign Türkiye’nin 103. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.