“Bu festivali nasıl sakladınız?”

Yukarıdaki başlık yaratıcı dünyanın en önemli insanlarından biri tarafından Kristal Elma sırasında söylendi.

Cevabı ise çok uzun bir hikayesi olmasının yanı sıra çok basit: Doğru insanlar doğru zamanda bir araya geldi. Oluşan ortak akıl, vizyon ve iradesini doğru hedefe odaklayınca sonuç olarak  “yaratıcılığın Davos’u” olma yolundaki “Kristal Elma Yaratıcılık Festivali” ortaya çıktı.

Mütevazı olamayacağım; ikinci senesinde, yaratıcılık ve pazarlama iletişimi endüstrisinin en büyük etkinliği Cannes Lions’tan sonraki en büyük etkinliğe imza atarak “iz bırakmaya” devam ediyoruz.

2011 yılında Reklamcılar Derneği Yönetim Kurulu’nun somut olarak ilk adımı atmasından sonra başkan Alper Üner politik söylemlerden ziyade ‘taşın altına elini sokarak’ bu vizyon ve kararlılıkla Festival’in yapılması konusunda büyük bir irade gösterdi. Beş milyar dolarlık hedefe doğru somut adımlarla giden bir endüstri ve tüm bileşenlerinin bir araya geldiği bir ortak etkinliğin eksikliği sadece bir gecelik çok değerli bir yarışma ile giderilemezdi.

Bu yıl ortaya çıkan tablo: 8.505 katılımcı, 120 konuşmacı, 84 etkinlik, 2 ödül gecesi, 1 VIP davet, 1 özel sinema gösterimi, 1 kapanış partisi, 2 konser, 1 stand up gösterisi, 3 DJ performansı, aralarında Türkiye’nin en değerli markalarının bulunduğu, sadece logosu ile değil, içerikleri, katma değerli servisleri, aktiviteleri ve konuşmacıları ile değer katan 140’a yakın sponsor, marka, medya, ajans temsilcileri ile büyük bir cazibe merkezi haline gelen, 120.000 metrekarelik kullanım alanı ile koskoca bir üniversite kampüsü Santralİstanbul’un sınırlarını zorlayan bir festival…

Kristal Elma Yaratıcılık Festivali’nin oluşmasında sadece bir kaç ismin değil, sektörün tüm vizyoner insanlarının katkıları çok büyük. Konuşmacıların davet edilmesinden sponsorların ikna edilmesine, medya desteğinin sağlanmasından bürokratik engellerin aşılmasına, tanıtımların yapılmasından festival alanının tahsisine kadar hemen her konuda büyük bir iş ve akıl birliğinden bahsediyorum.

Bu sene ana sponsorumuz Volkswagen büyük bir katma değer sağladı; Genel Müdür Sn. Vedat Uygun ve değerli ekibi her an yanımızdaydı. Co-Sponsorlarımız Satış Ofisi, Turkcell ve bu sene kazandığımız TAV Havalimanları bütün imkanlarını seferber ettiler. Bilgi Üniversitesi Mütevveli Heyeti Başkanı Sn. Rıfat Sarıcaoğlu ve sevgili ekibi Santralİstanbul kampüsünün kapılarını ve imkanlarını sonuna kadar açtılar. CVK Park Bosphorus Otel, konuşmacılarımızı ve jürilerimizi ağırladı, VIP Party’yi üstlendi. BTA, Black Box’ta muhteşem bir yemek şöleni hazırladı. ARVAK ve üyesi tüm outdoor şirketleri festival öncesi tüm şehri ilanlarla donattılar. Bu faydalar saymakla bitmez hepsine ayrı ayrı teşekkür etmek istiyorum.

Organizasyonumuzu kusursuz bir şekilde yapmamızda iş ortaklarımızın payı büyük;  WMC Grup, Visions, Pix Media, Papaz Catering bütün yükümüzü çektiler ve ortaya çıkan tabloda büyük payları var. Ping sosyal medyamızı, “Tamam, şimdi oldu” diyeceğimiz şekilde yönetti. Animasyon Cumhuriyeti, Kaporta Film, Mojo, Fikirbazzenger, Happy People Project, Mindshare, Desibel, Youthmedia, İmaj, PToT müthiş işler çıkardı, hepsine ayrı ayrı teşekkürler.

İlk defa bir organizasyonda katılımcılara ücretsiz yeme içme konusunda bize destek olan Kasap Döner, Barilla, Pinkberry, Burger King, Starbucks, Nespresso, Uludağ İçecek ve festival özel şişe tasarımı ile Sırma Su’ya teşekkür ediyoruz.

Ve son olarak LIFT ekibi… Bakmayın boyumuzdan büyük işlere kalkışmamıza, aslında küçücük bir ekibimiz var ama kabiliyetleri için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Sevgili ortağım ve yol arkadaşım Ertuğ Özdemir müthiş detaylı  raporları ve bitmeyen sözleşmeleri ile bizleri çok öncesinden hazırladı festivale. Konuşmacılar, çılgın içerik programı ve akışının arkasında hep sakinliği ile sevgili Tolga Tuna vardı. Dijital altyapı, kayıtlar, başvurular, sponsorlar, reklamlar ile ilgili binlerce detayın altından sevgili Emrah Konya başarıyla çıktı. Onur Ezer bu sene jokerimizdi, her yerdeydi. Sevgili Tina Tuna hep arkamızı topladı, konuşmacıların organizasyonunda her detayda o vardı. Berk Pense, outdoor konusunda “paralel yapı” adıyla anılacak büyüklükte işlere imza attı. Çağatay Göler, Esra Sözbir, Fatih Özdemir, Selçuk Ak her an her yerdeydiler. Campaign yazı işleri ekibi başta Burçin Tarhan olmak üzere; Didem Öner, Yiğit Can Kaytmaz, Ayşe Kar, Seda Büktel, Müge Kaş içeriklerimizi toparladı, Mine Tezer uykusuz gecelerde sayfaları hazırladı. Berna Sözmez ve Mustafa Öztürkoğlu tasarımlarıyla bize destek oldu. Sevgili Gürkan Çağlar beş dikişle atlattı fotoğraf çekimlerini değerli ekibiyle birlikte.

Mutlaka atladıklarım olmuştur onlardan peşinen özür dilerim.

Bundan sonra ne mi olacak? “İz bırakmaya” devam edeceğiz hem de sürprizlerle 😉

Sevgiyle

Ömer Erdem

@omerdem

Bu yazı Campaign Türkiye’nin Ekim 2014 sayısında yayınlanmıştır.


Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.