Boynuz ve kulak

İngiltere devleti, Ulusal Çıraklık Programı’na yılda ortalama 1.6 milyar sterlin yatırım yapıyor. Nedeni çok basit. Çıraklık sistemine yapılan her 1 sterlin, ekonomiye 21 sterlin büyüme olarak geri dönüyor. İngiltere bu yıl ise bir ilk olarak, çıraklık programının odağını “Great Britain” oluşumu kapsamına dahil ederek, yaratıcı endüstrilere kaydırmaya karar verdi. Bunun da nedeni çok basit. Çünkü yaratıcı endüstrilere yapılan 1 birimlik yatırım 17 birim olarak ekonomiye geri dönüyor. İngiltere’de günümüzde 450 bin olan çırak  sayısının 10 yıl içinde 2 milyona çıkarılması hedefleniyor.

2 milyon gencin çoğunun da iş hayatlarına yaratıcı endüstrilerde başlaması amaçlanıyor. Bu kapsamda kurumlara, şirketlere teşvikler sağlanırken, çift lisansüstü doktora sarmalına takılan birçok gencin bir an önce kariyerlerine başlamasını özendirmek için medya kurumlarının desteğiyle kamuoyu oluşturuluyor.

Elbette bu programlar 1 günde hazırlanıp uygulanmaya başlamadı. İlk olarak, başta yaratıcı endüstrilerde yer alanlar olmak üzere kurumlar ve şirketler harekete geçti, taleplerini dillendirdi. Ardından sivil toplum örgütleri önerileri somutlaştırdı, öncü programları yarattı, kamuoyu oluşturdu ve ardından devlet yönetimine aksiyona geçilmesi için baskı yapıldı; destek talep edildi. Sonuç olarak siyasi iradeyi de arkasına alan programlar ortaya çıktı.

Kısacası ülkemizde de benzer programları görmek için yakın gelecekte doğrudan devlet desteği beklemek naiflik olur. Önce biz yayıncılar dahil özel kurumların harekete geçmesi ve ardından derneklerimizin somut adımlar atması gerekiyor.

Peki yaratıcı endüstriler odaklı çıraklık meselesi neden mi önemli? Çünkü eğer kulak, boyunuzun kendisini geçmesine izin veya destek vermezse geleceği de pek uzun soluklu olmayacak… Daha da önemlisi genç arkadaşlarımız, yani boynuzların kulağı müthiş bir hızla geçme potansiyeline sahip. Campaign Türkiye olarak bu durumu artık her gün canlı bir şekilde keyifle izliyoruz.

Campaign Türkiye, yayın hayatının ilk 6 ayında 5 önemli ulusal etkinlikte partner olarak yer almıştı. Campaign Türkiye’nin mutfağında yetişen çırakların sıfırdan yaratıp, ilk sayısını Mart’ta yayınladığı JR. by Campaign’in bu rakama ulaşması  sadece 15 gün sürdü. JR.’ın Campaign Türkiye’nin 6’ıncı ayındaki basılı ve dijital mecralarıyla aynı okur erişimini yakalaması ise 20 günü bulmadı. JR.’a bir göz atın, Campaign dahil raflarda yer alan tüm “usta” yayınlarla da karşılaştırın. Dinamizmin ve potansiyelin farkına varacağınıza eminim.

 

Tolga Tuna

Campaign Türkiye Genel Yayın Yönetmeni

[email protected]

@tolgabigkahuna

 

Bu yazı Campaign Türkiye’nin Nisan 2015 sayısında yayınlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.