Biz değişime hazırız

21. yüzyıl becerileri terimi neyi ifade eder ve günümüz dünyasında başarı için neden kritik öneme sahiptir? Toplumun ve teknolojinin gelişmesiyle birlikte, mevcut nesil için başarı fikri değişti. Bununla birlikte, mevcut eğitim sistemi, öğrencilere nihayetinde kendilerini ifade etmelerine izin vermeyen, pasif öğrenmeyi öğreten bir yola dayanmakta ve öğrenme, çoğunlukla yoruma açık olmayan, sürekli eğitimle sınırlı.

21. yüzyılda başarı anlayışı sürekli bir şekilde gelişiyor. Başarının anlamı, eski başarı anlayışına zıt olarak düşünme ve komünikasyon becerileri gerektiriyor. Bu sebeple öncelikli olarak eğitim sistemi ve özellikle üniversitelerin öğrencilere, yeteneklerinin farkına varıp becerilerini kolaylıkla kullanmalarını sağlayacak, eleştirel analitik düşünme ve iletişim stratejileri geliştirmeyi öğretmeli.. Hızla değişen ekonomik ve sosyal koşullar, şu anda adapte edilmemiş ancak gelecekte önemli olacak farklı çalışma ortamları ve işleri doğuracak. Z kuşağı gelişimleri sırasında teknoloji ile yoğun bir etkileşimde ve bilgiye ihtiyaç duyduklarında kolayca erişilebilir olup olmadığını biliyorlar. Dünyadaki farklı kültürler ve anlayışlar ile sıkça irtibatta olmakla birlikte, kendi milletimizdeki edebi eserler de, sosyal ve siyasal yapıların bir yansıması olarak karşımıza çıkıyor. Bugünki dünya görüşümüz ve hayata bakış açımız, kendi kültürümüzün, başka kültürle etkileşimi ile yapılanıyor ve diğer nesiller gibi bir görüşe bağlı kalıp, kutuplaşmamızı önlüyor. Markalardan siyasi partilere, Z kuşağı şu anda tüketimin %40’ını kapsıyor ve büyüyen markalar onlara yönelik çalışmalar yaparak gelişen tüketici grubuna adapte olmaya çalışıyor.

Sosyal, interaktif platformlar; Instagram, TikTok vb. bireylerin bu sürecin bir parçası olmalarını sağlıyor. Bu tip platformlar Z kuşağına yönelik; çünkü onların düşünce ve yeteneklerini özgürce paylaşabilmelerini ve gerçekten anlaşıldıklarını hissetmelerini sağlıyorlar.

Kişisel olarak Pinterest uygulaması benim en çok baktığım sosyal platform olabilir. Yaratıcı insanların bir araya geldiği bu uygulamada fikir etkileşimi ile düşünceler rahatlıkla yansıtılıyor.

Bu platform birçok sanatçı ve fotoğrafçının çalışmalarını pazarlaması için çok önemli, özellikle de Z kuşağı için çok aktif bir platform olduğundan onların ilgisini çeken ürünler hızlıca bulunabiliyor.

Daha önce de Instagram’da gördüğüm bir iç tasarım ofisinin sayfası bana estetik olarak çok etkileyici gelmişti ve fikirlerinin içeriği ve sunuluş şekli çok modern ve ilgi çekici olduğu için bir süre bu sayfa ile etkileşim içinde kaldım. Sonunda yaz boyunca bu şirkette staj yapmaya karar verdim, çünkü benim düşüncelerime ve fikrilerime çok hitap ettiğini düşündüm. Genel olarak bir sürecin içinde olduğum

zaman anlaşıldığımı ve düşüncelerimin paylaşıldığını hissediyorum, ama bize odaklı yapılmış çalışmaların efektif olması için bizimle iletişim halinde olmaları gerekli, yoksa gerçekten anlaşıldığımızı nasıl hissedecekler? Bizim dünyamızda duyulur olmak için medyanın bizim gibi düşünmesi ve ilerlemesi gerekiyor, bizi olana adapte etmek mümkün değil çünkü biz var olanı zaten biliyoruz.

Z kuşağı duyulmak istiyor, biz yeni dünyanın bir parçasıyız ve gelecek nesillere bırakacağımız dünyayı önemsiyoruz. Toplumların bugün karşı karşıya olduğu çevresel, politik ve sosyo-ekonomik sorunların son derece farkındayız ve bundan dolayı mevcut fikirlere adapte olmanın yararlı olmadığını geçmiş nesillerden öğrendik. Biz yeni fikirlerle, yeni projeler ve amaçlar geliştirmek istiyoruz. Küresel, sosyal, görsel ve teknolojik bir neslin parçasıyız.

Eğer özel bir gücüm olsaydı, kesinlikle herkesin ne düşündüğünü ve amaçlarını öğrenebilmek isterdim çünkü birçok insan dürüst değil. Manipule edilip fikirlerin bastırıldığı bir ortamda, özellikle toplum olarak ama aynı zamanda ulusal olarak gelişimde zorlanıyoruz. Toplumda oluşmuş sosyal ve siyasal değişimler, olaylar, tepki ve görüş olarak en belirgin edebi eserlerde karşımıza çıkıyor. Benim için bu tarz edebi eserlerin geçmiş dünyayı ve benim yaşamadığım olayları anlayıp düşüncelerimi geliştirmede çok etkisi oluyor. Fakat yaşadığımız ortamda düşüncelerimizi açık ve dürüst bir şekilde paylaşmak giderek zorlaşıyor. Toplumlar bilgiden mahrum kalıyor, bu da toplum içi negatif olaylara sebep oluyor.

Biz Z kuşağı olarak pek çok toplumu orantısız bir şekilde etkileyen küresel bir salgın döneminde değişimin parçası değil, değişimin kendisi olmak istiyoruz.

Bu çalışmamda pandemi sürecinde “kafes içinde yaşama” hissini yansıtmak istedim. Sadece fiziksel olarak değil, fikir ve duygu iletişiminin az olduğu bir sürecin beni nasıl etkilediğini, düşüncelerimi nasıl değiştirdiğini ve hedeflerime ulaşma çabasını nasıl etkilediğini betimliyor.

Mina Güven (17) Hisar Okulları

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 104. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.