Bir tarım aracı olarak külot

Yazar Dave Trott, tarım uygulamalarına biraz hınzır bir eğlence anlayışıyla yaklaşmanın kullanıcı alışkanlıklarında nasıl gözle görülür bir fark yarattığını anlatıyor.

Çiftçiler bilim insanı değildir.

Uzun saatler boyunca, her tür hava koşulunda, yorucu işlerde çalışırlar. Yaptıkları iş zordur, beden gücü gerektirir.

Beyaz önlükler giymezler ve laboratuvar gereçleri kullanmazlar.

Dolayısıyla topraklarının ne kadar verimli olduğunu ölçmek, onlar için yavaş işleyen, maliyetli bir süreçtir.

Ancak toprağın ne kadar verimli olduğunu bilmek hayati önem taşır.

Çünkü ektiğin şeyler orada biter ya da mahsul alamazsın.

Kanada Toprak Birliği’nin başlattığı inisiyatifin yaratıcılığı da burada yatıyor.

Çiftçilere topraklarının verimliliğini ölçmenin kolay, hızlı ve ucuz bir yolunu gösterdiler.

Tek gereken, pamuklu bir külot

Ölçüm için çiftçilerin tek ihtiyacı, bir adet kirli, pamuklu külottu.

Pamuklu külotlarını bir süre giydikten sonra toprağa gömmeleri ve iki ay beklemeleri söylendi. İki ay sonra da kazıp çıkarmaları istendi.

Çıkardıkları külotlar delik deşik olmuş ve iyice yıpranmışsa bu, toprağın sağlıklı olduğu, organizmalarla dolup taştığı ve bitki yetiştirmek için mükemmel ortam hazırladığı anlamına geliyordu.

Çıkardıkları zaman külotlarını hâlâ gömdükleri gün olduğu kadar yeni bulmaları ise toprağın kalitesiz olduğunu ve verimli ürün sağlamayacağını gösteriyordu.

Bir toprak parçası organik verimliliğe sahipse, içinde mikroplar, bakteriler, mantarlar, tek hücreliler, kurtçuklar, solucanlar bulununur. Bunlar da pamuklu külotları delik deşik etmeye yeter.

Eğer külot canlılar tarafından yenilip yutulmamışsa, toprakta organik yaşamın olmadığı söylenebilir. Dolayısıyla sağlıklı bitkilerin yetişmesi için gereken besinlere de sahip değildir.

Kaliforniya ve Kanada’daki çiftçiler bu basit testin nasıl yapıldığını kulaktan kulağa yaydılar. Hatta ona bir isim verip #donumukirlettim etiketiyle yaydılar.

Uygulama müthiş popüler oldu, İngiltere, Avustralya ve Yeni Zelanda’ya yayıldı.

Çiftçiler tarlalarının farklı yerlerine iç çamaşırlarını ekmeye başladılar ve değişik bölgelerdeki toprakları test ettiler.

Topraklarının çok kuru, çok nemli, çok asidik, çok alkali, aşırı kullanılmış, yeterli besine ve organik canlılığa sahip olup olmadığını ölçmek için külotlarını kullandılar. Buna göre toprağı daha iyi hale getirmek için neler yapabileceklerini öğrenmeye başladılar.

Kaliforniya Çiftçiler Birliği Yönetici Direktörü Evan Wiig, “Pamuk organik bir maddedir ve organik gübre yapmak için kullandığınız her şey gibi doğal yollarla parçalanır. Dolayısıyla, pamuğu yaşamla dolup taşan bir toprağa gömerseniz, topraktaki tüm canlılar onu yiyerek beslenecektir. Toprağınız ölüyse, içinde hiç yaşam barındırmıyorsa, külodunuzu topraktan çıkardıktan sonra çamaşır makinesine atarsınız ve sonra hiçbir şey olmamış gibi giymeye devam edebilirsiniz. Ama sağlıklı toprağa sahipseniz, elinizde don lastiğiniz dışında hiçbir şey kalmaz” açıklamasında bulundu.

Verimli toprak sadece bitki yetiştiren çiftçiler için önemli değil.

Hayvancılık yapanların da sürülerini otlatmak için yemyeşil, sağlıklı otlarla dolu arazilere ihtiyaçları var.

Uygulama kulaktan kulağa yayıldı

Bu yüzden #donumukirlettim dünyanın her yerindeki çiftçiler tarafından çok tutuldu. Hızlı ve basit bir çözüme ihtiyaç duyan çalışkan insanlar bunu hemen benimsedi. Uygulama çiftçiler arasında olduğu kadar uluslararası basında da yayıldı. Buradan bizim almamız gereken ders, uygulamanın neden bu kadar tutulduğu ve viral bir şekilde yayıldığı.

İşin aslı, testi %100 pamuktan yapılmış herhangi bir şeyle de gerçekleştirmek mümkün. Bir tişört, çorap, basit bir el bezi veya herhangi bir kumaşla da yapılabilir. Külot kullanmak hiç de şart değil.

Ama buna #pamuklulartoprağachallenge’ı gibi bir isim verilseydi tutmazdı.

Bir kere saçma ve yaramazlığı çağrıştıran bir tınısı yok, kulağa #donumukirlettim kadar eğlenceli gelmiyor.

Test pamuklu olan herhangi bir kumaşla yapılabilirdi ama basının bu kadar ilgisini çekmezdi.

Külot kullanılmasaydı insanları güldürmezdi, dolayısıyla viral de olamazdı.

Walt Disney’in dediği gibi, “İnsanları eğitmek için eğlendirmemiz gerekir çünkü diğer türlüsü işe yaramıyor.”

 

Dave Trott

Creative Mischief, Predatory Thinking ve

One Plus One Equals Three kitaplarının yazarı

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 81. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.