Ligatus: Belki de reklam kullanımını abarttık

Türkiye pazarındaki beş yılı geride bırakırken Ligatus CEO’su Klaus Ludemann, COO’su Julien Mosse ve Türkiye ve Orta Doğu Managing Director’ı Emre Faks bu beş yılı değerlendirdi.
Klaus Ludemann, Julien Mosse, Emre Faks

Geçtiğimiz aylarda Google’ın DoubleClick Bid Manager (DBM) ürününü Programatik Native Reklam Platformu’ndaki uluslararası DSP ortaklarına dahil eden Ligatus yöneticileri ile son dönemde yaptıkları bu yeniliklerin reklamcılığı nasıl etkileyeceğini ve Türkiye pazarında programatikin yerini konuştuk.

Kamer Yılmaz Programatik reklamcılık için büyük bir adım attınız ve DBM’i entegre ettiniz. Biraz bu gelişmeden ve etkilerinden bahsedebilir misiniz?

Klaus Ludemann Biz aslında, tamamen programatik bir platformu 2014’te geliştirmeye başladık. Rakiplerimiz arasında da programatik teknolojiyi geliştiren ilk biz olduk. Bu arada, biz sadece DBM’i başlatmadık, aynı zamanda ağımız içine 20 DSP’yi de entegre ettik. Yani DBM’in yanında; Nexus, reklam fonu ile sosyal medya da bulunuyor. Bütün bunları yapmamızın nedeni ise yayıncılar için mümkün olduğunca tüm kaynaklardan talep görürken web sitelerine de daha modern bir görünüm kazandırmak.

Kamer Yılmaz Avantajları neler peki?

Klaus Ludemann Reklamcılara sunabileceğimiz avantajlardan biri envanterimizi nasıl satın alabileceklerini seçebilmeleri. Reklamcılara daha fazla esneklik  sunuyoruz aslında.

Emre Faks Sunduğu bir diğer fırsat da şeffaflık; bu da pazardaki en önemli konularından biri. Özelikle Türkiye’de çok önemli bir konu. Çalıştığımız uluslararası ajansların çoğu bizden mümkün olduğunca şeffaf olmamızı talep ediyor. Bu durumda, Nexus, DBM ve diğerleriyle çalışmak bize şeffaf olmayı sağlıyor; bu da bu pazarda büyük bir avantaj. Güvenilir olmak bizim en temel marka değerlerimizden biri.

Julien Mosse Reklamcılar için marka güvenliği sağlamada çok dikkatli davranıyoruz. Kontrol edebilecekleri şeffaflığı onlara sunuyoruz, ki her şeyin onların güvenliği için olduğunu görebilsinler.

Kamer Yılmaz Özellikle de Amerika’da programatik hızlı büyüyen alanların en başında geliyor. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye pazarını globalle kıyaslayabilir misiniz?

Klaus Ludemann Programatik alanındaki harcamalar açısından tüm ülkelerle aynı seviyeye ulaştığımızı düşünüyorum. Programatik alanında bir şeyler yapılması özellikle ajanslar için dikkate değer bir değişim. Bu onlara yeni teknolojiler, yeni iş akışları, hedeflemede yeni fırsatlar ve yeni araçlar sunuyor. Bu biraz zaman alabilir ama eminiz ki bu alanda gittikçe daha da çok bütçe ayrılacak.

Emre Faks Türkiye’de programatik yeni değil ama ajanslar tarafından yeterince benimsenmedi. Güzel haber şu ki, global ajansların çoğu ve onların müşterileri şu an bizi deniyorlar; aldığımız ilk geri dönüşler çok olumlu. Bizi bir kez denedikten sonra, bizimle çalışmaya devam ediyorlar. Bu da bizim için çok güzel bir şey. İkinci önemli konu da şu ki; Türkiye pazarı açısından çok zengin bir ülke değil. Çoğunlukla “kopyala – yapıştır” işler yapıyoruz. Programatik, sadece bir kanaldan ya da bir platformdan oluşmuyor; birçok platform ajanslar tarafından kullanılıyor, bu da bizim için çok umut verici. Amerika veya Almanya ya da Fransa kadar büyük olmasak da son iki ayın gayrısafi satışlarının %10’u programatikten geliyor. Bu da son derece iyi bir gelişme.

Julien Mosse Aslında artık programatiği öne çıkarmak kolaylaşmaya başladı. On yıldan beri var olsa da hala çok yeni bir alan. Pazar artık programatiğin doğasını yeni yeni öğrenmeye başladı; yeni bir KPI, performansa yeni bir bakış, yeni bir refleks. Ayrıca çok fazla teknolojiden konuşuyoruz ancak yaratıcı yöntemler bu durumda çok önemli, görselin seçimi, metnin seçimi çok önemli; bizde de kullanabileceğimiz ve bununla müşterilerimize değer katabileceğimiz tonlarca data mevcut.

Ligatus Belki de reklam kullanımını abarttık 2

Kamer Yılmaz Data’nın önemi bu alan için tartışılamaz elbet ama insan unsuru ya da yaratıcılık hiç mi rol almıyor?

Emre Faks Programatik makineler arası alışveriş sayesinde gerçekleşse de biz buna her zaman insan unsurunu da katıyoruz. Çünkü bizim diğer ülkelerden gelen kreatif uzmanlarımız var ve onlar neyin işe yaradığını ve neyin yaramadığını test ediyorlar. Makineler bir yere kadar bize yardımcı oluyor, işin yaratıcı kısmında yer alamazlar. Bu nedenle insan unsuru çok önemli.

Kamer Yılmaz Bir diğer önemli konu da reklam engelleyiciler… Gün geçtikçe reklam engelleyiciler yaygınlaşıyor ve genişliyor. Bu durum pazarı nasıl etkileyecek?

Klaus Ludemann İlk gözlemlediğimiz şu ki, Avrupa’da reklam engelleyicilerin genellikle masaüstü kullanıcıları ile beraber gelen bir sorun olduğu. Sormamız gerek ilk soru şu bence şu olmalı: “Neden kullanıcılar reklam engelleyicilerini kullanıyor?” Cevabı da şu olabilir: Belki de bizler; medya sektöründe çalışanlar ve yayıncılar, reklam kullanım şekillerini biraz abarttık. Belki de kullanıcılar parıltılı ve ışıltılı reklamlar görmekten rahatsız oldu ve artık onlarla karşılaşmak istemiyorlar.
Avrupa’da reklam engelleyicilerinin kullanımı ortalama %20 – %22 arasında. Bu da, yayıncıların bu oranda gelir kaybı yaşadıkları anlamına geliyor. Biz de şu anda reklam engelleyiciler kullanılsa da yayıncılara kesin gelir sağlamanın yollarını aramaya çalışıyoruz.

Kamer Yılmaz Bu yıl Türkiye pazarındaki beşinci yılınız. Bu beş yılı nasıl değerlendiriyorsunuz ve gelecek hedefleriniz neler?

Klaus Ludemann Beş yıl önce, 2012 yılında Türkiye’ye gelip ofis açmaya karar verdiğimizde buraya gelip buradaki yayıncılarla, ajanslarla ve reklamcılarla ihtiyaçlarını nasıl karşılayabileceğimizi anlamak için görüşmeler yaptık. Ayrıca, buradaki pazarda zaten yerli oyuncuların var olduğunu gördük ama bizim sunabileceğimiz kalitede hizmetlere sahip olmadıklarını da gördük. Bunun üzerine çok hızlı bir şekilde Türkiye’ye yatırım yapmaya ve ofisimizi İstanbul’ da açmaya karar verdik. Bu da 2012 yılının sonunda gerçekleşti ve o günden bu yana bizim için tam bir başarı hikayesi oldu. Bu beş yıl içinde Türkiye, Almanya ve Fransa’dan sonra boyut ve trafik olarak en büyük üçüncü pazarımız haline geldi ki gerçekten muhteşem bir şey! Buradaki yayıncılarla ve reklamcılarla her daim mükemmel ilişkilerimiz oldu. Açık olmak gerekirse, yayıncıların ve reklamcıların güvenini kazanarak daha da ileriye gitmemizi sağlayan bir temel oluşturduk Türkiye’de. İleride de Türkiye pazarına ve kendi ürünlerimize daha fazla yatırım yapmayı hedefliyorum.

Julien Mosse Yerel oyuncularla kurduğumuz ilişkileri devam ettirmeye özen gösteriyoruz. Pazardaki en önemli ajanslarla çalışıyoruz ve gün geçtikçe de sayıları artıyor. Mobilden içerik pazarlamasına buraya sunduğumuz ürünler çok güzel bir şekilde adapte ediliyor. Bu yüzden önümüzdeki beş yıl için kendimize güvendiğimizi söyleyebilirim. Yayıncılar için de aynı şey geçerli, onlarla uzun soluklu ilişkiler kurduk. Onlara kazandırabileceğimiz değeri göz önünde bulundurunca önümüzdeki beş, hatta 50 yıl için de çok inançlıyız.

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye’de yayınlandı.

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.