Amacınızı faaliyete dökün

Temel değerlere hitap etmek ve gerçek anlamda bir eylemde bulunmak, markaların ‘amaç’ için sarf ettiği çaba sonucunda gelişen ‘yorgunluktan’ kurtulmasına yardımcı olacak.

Tüketicilerin onlara güvenebilmeleri için markaların, büyük sorunlar hakkında bir duruş göstererek marka amaçlarını ifade etmelerine giderek daha fazla ihtiyaç duyuluyor ancak son zamanlarda “amaçlarını ilan eden” markalar arttıkça bu, “ukalalık” haline geldi.

Google’ın Global Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Marvin Chow‘un Campaign Connect’te yaptığı konuşmada yaptığı uyarı buydu.

Chow, problemin bir kısmının 2020’de pek çok meselenin bir araya gelmesi olduğunu, özellikle de Black Lives Matter hareketinin ve COVID-19’un artan etkisinin olduğunu söyledi. Markaların pandemi konusunda empati ve dayanışma sergilediklerini ancak sorunu çözmeye ve işleri yoluna koymaya yardımcı olmak için adım atmadıklarını ifade etmesiyle birlikte, son 18 ayı “sanal bir işaretleşme” olarak özetledi.

Ancak Chow, işletmelerini geliştirirken doğru şeyleri söylemeleri gerektiğini düşündükleri için “kara mayınında seksek” oynayan ve “ipte yürüyen” markalara sempati duyduğunu söyledi.

Tüketicilerin yalnızca yarısının şirketlere güvendiğini ve Z kuşağındakilerin %85’inin sadece kâr etmekten daha fazlasına odaklanılması gerektiğini düşündüğünü öne süren son araştırmalar göz önüne alındığında bunun önemi gerçekten ortaya çıkıyor.

Chow, markalar amaç denizinde boğulmaktan kaçınırken doğru olanı yapmak adına akılda tutulması gereken üç ipucu sıraladı.

Haberlerle değil, temel görünümlerle başlayın

Markaların, ideal olarak başlangıç dönemlerine geri dönen bir dizi temel değere sahip olmaları gerekir. Chow için bu, bir markanın temel prensiplerinin ne olduğunu belirlemek anlamına gelir, söylediklerini herkesçe bilinen laflara dayandırmak değil.

“Taahhüdün tutarlılığı, özgün marka amacı ile oluşur. Her zaman güncel olaylarla ilgili değildir.” dedi.

Sadece konuşma, yap

Chow, adım atmanın konuşmaktan daha önemli olduğunu söylüyor.

“Amacınızı dile getirmekle kalmayın, gerçek sorunları çözmek için elinizden geleni yapın. Markalar ırkçı olarak anılmaya karşı kendilerini savunduklarını söylüyorlar ancak ırkçılık karşıtı olduklarını çalışmalarında aktif olarak göstermiyorlar.” dedi.

Google’ın temel değerinin herkesi bilgi ile desteklemek olduğuna karar vermesine ve böylece ırksal eşitlik konusunda eğitime yardımcı olmasına; insanların, siyahi girişimcilerin sahip olduğu işletmeleri arayıp destekleyebilmesi için Haritalar uygulamasında bir hizmet oluşturarak desteğini göstermesine dikkat çekti.

‘Daha fazla’nın peşinden koşmayın

Çok fazla marka haber döngüsünü takip ediyor ve manşetlerde gördüğü her konuyla ilgili açıklama yapmak zorunda hissediyor. Chow, bunun bir hata olduğunu düşünüyor.

“Bazen büyük bir sorun ortaya çıktığında hiçbir şey yapmamak en iyisidir” savını ortaya koydu. Bunun yerine markalar, temel değerlerine hitap eden konuları seçmeli ve hem sözlü hem de fiili olarak bu konuda bir duruş sergilemeli.

Sean Hargrave

Freelance Gazeteci

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 114. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.