Akıllı telefonlar gelişecek

İki milyon yıldır kişisel cihazlar taşıyoruz ve bu durum yakın zaman içinde son bulacak gibi de görünmüyor.

Homo habilis (alet ustası kişi) deriyi kesmek ve delmek için ağaç işlerinde de kullanılan Oldowan aletlerini kullandı (birkaç küçük taneli pullu taş). Önce Homo erectus’a (ayakları üzerinde durabilen eski zamanlardaki insan), sonra Neanderthal’lere (günümüzden yaklaşık 200 bin ila 28 bin yıl önce yaşamış insan türü) ve son olarak Homo sapiens’e evrildikçe gelişen zekamız ve hayal gücümüz, yeni araçlar tasarlamamızı ve onları hayata geçirmemizi sağladı.

İlk kompleks aletlerin yapımında doğadan yararlanıldı; mıknatıs taşından pusula MÖ 400 yıllarından geliyordu. Mekanik, el tabancası (700) ve cep saati (1500) gibi hareketli parçalara sahip cihazlar yaratabilmemiz için güç kaynağı oldu. Elektronik, pillerin icadını ve sayısal gücü sağladı (1896’da el feneri, 1957’de hesap makinesi ve 1973’te cep telefonu).     

Günümüzde de olduğu gibi, yeni araçlara sahip olanlar diğerlerinin yapamadığı görevleri yapabiliyorlardı. ‘Sahip olmak’ belirgin bir rekabet avantajı sağlıyordu. Yani bunu sadece aile üyeleriyle ve güvendiğimiz arkadaşlarla paylaşmamız pek de şaşırtıcı değil.

El tabancası hariç bugünün akıllı telefonları yukarıda bahsettiğim tüm görevleri yerine getiriyor ve en gelişmiş kişisel teknoloji olduğu inkar edilemez. Güvenilir ve güçlü bilgisayarlar, birbirimizle iletişim kurma yolumuzu sonsuza kadar değiştirdi.

En önemlisi onlara sevgilimizmiş gibi davranıyoruz; bütün gün vücudumuza yapışık bir şekilde geziyoruz, kişiliğimizi yansıtıyoruz; ihtiyaç anında en yakın ve sevdiğimiz insanlarla iletişim kurmak için kullanıyoruz.

Akıllı telefonlarımızla kurduğumuz derin kişisel ilişkiler göz önünde bulundurulduğunda, gelecekte bu tür cihazlar olmadığını düşünmek çok zor.

Mobile World Congress’te (MWC) katlanan telefonların (neredeyse tek önemli yeni özellik) bu yılın başlarında teşhir edilmesi, bu cihazların neredeyse tamamen metalaştırıldığını kanıtladı.

Apple iPhone’un 2007’de çıkması, global ekonomik krize rağmen akıllı telefon satışlarında patlama derecesinde artışa neden oldu. Yeni modeller ve özellikler için coşkulu bekleyişimiz, 2015 – 2016 yıllarında yaklaşık yıllık 1.4 milyar cihazın dünya çapındaki satışları üzerinde sürekli büyümeyi destekledi. Sonra işler tersine döndü.     

2017 yılının son çeyreğinden itibaren global satışlarda gözle görünür bir düşüş gerçekleşti ve bu tüm 2018’i kapsayan sayısal verilerle de doğrulandı.

Yenilikler durgunlaşma dönemine girdi – ya büyük oyuncular fikirleri tüketti ya da çekirdek pazarlar doyum seviyesine ulaşınca yatırımı kestiler. Her iki durumda da gerçek ortada: Birçok tüketici için yeni bir cihazı paketinden çıkarmak, heyecanını kaybetti ve mevcut telefonlarını kullanmaya devam etmekten giderek daha mutlu oluyorlar.

Amerika’da akıllı telefon yenileme sıklığı 20,6’dan 24,1 aya çıktı. Apple geçen yıl eski iPhone kullanıcılarının yeni telefona bin dolar  harcamaları yerine bataryalarını 29 dolara yenileyebilmelerini sağlayarak bu duruma cevap verdi. Önemli sıçramaların olmamasına rağmen akıllı telefonlar, daha kişisel ve çok amaçlı cihazlara dönüşmeye devam edecek. Daha da küçülecek, güçlü ve doğal olarak esnek hale gelecek; bükülebilir, katlanabilir, büzülebilir ve genişletilebilir…

Kullanıcılar, fiziksel cihazın ve etkileşim yöntemlerinin kapsamlı bir şekilde kişiselleştirilmesini bekleyecek. Makine zekası, tüketici tercihlerini ve alışkanlıklarını otomatik olarak öğrenecek. Zaman içinde akıllı telefonlar tamamen hands-free arayüze ihtiyaç duyan, giysilerin içine rahatlıkla yerleştirilebilen oldukça hafif ve esnek bilgisayarlar haline gelecek.

Gelecekte gelişeceği görülen iki büyük alan; çaba sarf etmeden diğer cihazlara bağlanma yeteneği ve bu yeni ekosistemlerin üzerine kurulmuş yenilikçi hizmetler olacak.

Gelecekteki kişisel cihazlarımızın önemli rollerinden biri, hızla gelişen eşyaların interneti ile etkileşimlerimizi yönetmek olacak.

Verinin ticarileşmesiyle hakim eğilim hız kazanıyor, tüketiciler veri portfolyolarını yönetebilmek ve kazanılan değeri elde etmek için araçlara ihtiyaç duyacak.

Bizler daha iyi bağlantı kurdukça yeni yaratıcı fırsatların potansiyeli de katlanarak artacak. Markalar daha geniş bir cihaz yelpazesinden tüketici verisine ve çoklu temas noktası olan gerçek zamanlı, hiper bağlantılı yerel ekosistemler yaratma gücüne ulaşabilecek.

Telefonlarımızda mevcut olmaya başlayacak yeni jenerasyon hizmetlere baktığımızda, Google Stadia iyi bir örnek. Yeni tanıtılan platform, herhangi bir cihazda bir şey yüklemeye veya başka donanıma ihtiyaç duymadan konsol kalitesindeki oyunlardan daha iyi performans gösterecek.

Apple, cloud tabanlı oyun hizmetleri Arcade için planlarını duyurdu, Amazon ve Microsoft’un da buna ayak uydurmasını bekledi. Pazardaki birçok oyuncunun hisse senetleri bu yıkıcı beyanlardan sonra düşmeye başladı. Bu hizmetlerin ulaşılabilir olması, oyun sektöründe devrim yaratacak.

Ayrıca Apple yenilenmiş müzik, video, haber ve dergi tekliflerine başlama planlarını da duyurdu. 5G insanlar için ulaşılabilir olduğunda cihazlarımızdan daha hızlı karşılık alacağız. Bu yeni hizmetlerin gücü daha da artacak.

Birkaç yıl daha ceplerimizde kişisel cihazlarımız olacak. Şimdiden aşikar olan şey ise; yakın gelecekte yeni nesil eğlence hizmetleri ve artırılmış bağlantının gerçek akıllı telefonlardan çok daha önemli hale geleceği.

Engine Yaratıcı Teknoloji Direktörü

Alastair Cole

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 88. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.