2020’nin gündemi yoğun ve enteresan

dDf Kurucu Ortağı Arhan Kayar, koronavirüsü gibi dünyayı sarsan olayların tasarım dünyası için ne gibi sorunlar yarattığını örneklerle anlatırken, çözüm odaklı yaklaşımın önemini vurguluyor.

2020’ye çok enteresan bir şekilde girdik; pek çok yenilik ve gelişim tasarım dünyasına büyük umutlar vadediyor. Ancak aynı zamanda da dünyada yaşanmakta olan sorunlar bizi farklı düşünce ve beklentilere yönlendiriyor.
Bunların başında yer alan koronavirüsü ve diğer farklı uluslararası sorunlar tasarım odaklı projelere yönelmenin gerekliliğini bir kez daha gündeme getirdi.
Örneğin; Çin’de hemen 1-2 gün içerisinde 3D baskı teknolojisi sayesinde oluşturulan hastane yapıları, tasarım endüstrisi ve inovatif projelerin bir sonucu.

Tasarımın sadece belirli endüstriler için değil, hayatımızın her boyutunda aktif duruma geçmeye başladığı bir dönemde yaşıyoruz.

Steve Jobs bir konuşmasında; 21. yüzyılın en büyük inovasyonlarının biyoloji ve teknolojinin kesişimi ile olacağını ve yeni bir dönemin başlayacağını belirtmişti.

Günümüzde artık bilim insanları ve yaratıcı endüstri üyeleri bazı projelerde ve laboratuarlarda beraber çalışmaya başladılar, yakın gelecekte bu daha da ilerleyerek çok farklı boyutlara ulaşacak.

Bir başka boyut ise yapay zeka kullanımı… Artık bu teknoloji; laboratuarlardan ve üretim endüstrilerinden çıkıp direkt günlük yaşantımıza girdi. Özellikle medya alanında bir devrim yaratarak bütün tüketici davranışları kaydedilebilir bir hale geldi.

Günümüz sanatçılarının yarattığı büyük devrim sonucu ortaya çıkan yeni eserler sanat dünyasına yeni boyutlar kattı. Refik Anadol’un yaratıcılığı farklı boyutlara getirdiği “data sculpture”lar günümüzde başyapıtlara dönüştü.

Dijital ve interaktif sanat projeleri ise dünyanın hemen hemen her yerinde karşımıza çıkıyor. Ve hatta dijital sanat, telefon aplikasyonlarında boy gösteriyor. Bütün bu gelişmeler aslında tasarım odaklı düşünmenin ve tasarımın her şeyin merkezine oturmasının kanıtı.
Bu arada koronavirüsü nedeniyle pek çok büyük etkinlik iptal edildi ve edilmeye de devam ediyor. GSMA Barcelona Fuarı, Milano Moda Haftası, Milano Tasarım Haftası, Salone Del Mobile Mobilya Fuarı, Art Hong Kong Fuarı, Cenevre Otomobil Fuarı gibi yaratıcı endüstrilere yeni ufuklar açan, onlara kaynaklar sağlayan, dünyanın en önemli organizasyonları bu yıl gerçekleşmiyor. Ve hatta daha başka fuarların ve konferansların iptal edilme olasılıkları konuşuluyor.

Bu durum da dünyadaki bütün endüstrileri ve global ticareti son derece olumsuz bir şekilde etkiliyor. Hatta bazı sektörlerde kalıcı tahribatlara bile yol açacak.

Bütün bunların sonucunda da diyebiliriz ki; yaratıcı endüstri üyelerine ve tasarım dünyasına büyük önem düşüyor. Bu tip panik durumlarında yeni geliştirilecek stratejiler doğrultusunda yeni projelere yönelmek ve bunların kısa sürede hayata geçirilmesi son derece önemli.

Şimdilik bu konuyu burada bırakacağım ve Yaratıcı Endüstriler Konseyi YEKON’un bazı projelerinden bahsedeceğim. Yaratıcı endüstriler platformu olan YEKON projeler komitesi, bütün sektörlerin katılacağı pek çok proje üzerinde çalışıyor.

Örneğin; “YEKON TALKS” adı altında periyodik olarak düzenlenmeye başlayacak ve sektörün sorunlarını, örnek çözümlerini içeren sürdürülebilir içeriklerle bir dizi toplantı önümüzdeki haftalarda karşımıza çıkacak. Bu toplantılarda her ay ayrı bir konu işlenecek, her sektörün gündemi ayrı ayrı ele alınacak. YEKON ile yeni projelere odaklanılarak yaratıcı endüstrilerin hayatımızda ve endüstrilerimizin gelişiminde daha aktif katkılar sağlaması hedef liyor.

2018 yılında İstanbul’un “Unesco Tasarım Şehri” unvanını kazandığını öğrenmiştik; ancak bu konuda uzun bir süre sessiz kalınmıştı. İki hafta önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde yaratıcı endüstriden isimlerin ve tasarım odaklı kişilerin yer aldığı bir toplantıya katıldım. Gündeme getirilen konular arasında UNESCO Tasarım Şehri İstanbul projesi de vardı. Bu kapsamda bir tasarım müzesinin planlandığını ve hayata geçileceğini, 2021 yılında önemli bir UNESCO konferansının İstanbul’da yapılmasının kesinleştiğini ve pek çok tasarım odaklı projenin hayata geçebileceğini öğrendim. Bence bu konu, İstanbul’un geleceğinin planlanması ve yaratıcı endüstrilerimizin gelişmesi açısından son derece önemli. Yaratıcı sektörler olarak bu projeyi izlemeli ve katılımcı olmamız gerekir.

Tasarım odaklı düşümenin ve çözüm odaklı projeler geliştirmenin pek çok kriz ve sorunu çözebileceğine inanıyorum.

Arhan Kayar
dDf Kurucu Ortağı

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye 97. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.