2020’de anlamlı veri başrolde

Ogilvy İstanbul CEO’su Emine Çubukçu 2020 trendlerini, bu trendlere reklam endüstrisinin nasıl yaklaşması gerektiğini yazdı.

Her yılın başında bireysel muhasebemizi yapıp yeni yıl kararları almak adettendir. Yılın ilerleyen zamanlarında ise bunların bazılarının mevcut koşullar için fazla iddialı olduğunu kabul ederek, uygulanabilir olanlara odaklanmanın en sağlıklısı olduğunu fark ederiz. Sektörel trendlerin de böyle bir yönü var. Hepimizi çok heyecanlandıran yeni teknolojilerin, yeni mecraların, yeni içeriklerin yeni yılda birdenbire tüm iş yapış biçimlerini değiştireceği hayaliyle yıla başlıyoruz ama aslında “büyük veri”, “yapay zeka”, “bağlantılılık” gibi kavramlar hayatımızın içine yavaş yavaş giriyor ve dönüşüm adım adım gerçekleşiyor.

Büyük veri uzun yıllardır gündemimizde ama 2020 için veri bolluğunu; tabiri caizse, iliklerimize kadar hissedeceğimiz bir yıl diyebiliriz. Hedef kitleye ilişkin verileri elde etmenin fark yarattığı günler çok geride kaldı. Bugün tüketiciler ve istekleri hakkında sahip olamayacağımız bilgi yok. Ancak burada unutmamamız gereken bir şey var: Marka ve tüketici arasında değerli bir bağ kurulmasını sağlayacak anları yaratmak ancak “anlamlı” bir veri ile mümkün.

Bu veri iletişiminin diğer bir ayağı ise sınırsız bağlantı yolunda alınan hızlı mesafe. İddialı yeni yıl beklentileri ve kararları yaratan yanımız bunu hemen 5G ile bağlantılandırmaya hazır. Üstelik 2020’de tüm dünyada hem altyapı hem de cihaz teknolojileri anlamında 5G’nin aktif olarak hayata geçmesi için önemli adımlar atılması bekleniyor. Ancak 5G’nin hayatın her alanında kullanılabilir hale gelmesi için bir miktar daha süreye ihtiyacımız olduğunu da kabul etmek gerek. Yine de mevcut altyapılar hala çok geniş kitlelerin sürekli “bağlantılı bir yaşam” sürmesini mümkün kılıyor. Ayrıca markalar açısından baktığımızda teknolojik altyapıdan çok teknolojinin hedef kitleyle kurulan bağın yapısını nasıl değiştirdiğini görmek gerekiyor. Evet, çok geniş kitlelere her durumda erişebiliyor olmak çok önemli ama iletişimde ve dolayısıyla iş sonuçlarında başarıyı getirecek olan ulaştığınız o kişileri gerçekten tanımak ve ilgilerini çekecek anlamlı bir mesajla ulaşmak.

Tüketicilerin neyi, ne zaman istediğini anlamak; ancak tüm bu veri bolluğu ve sınırsız bağlantı sonucunda elde edilen bilgileri doğru işleyebilmek ile mümkün. Örneğin online alışverişin ne kadar hızlı arttığını söylemeye gerek yok ama tüketicinin cadde mağazacılığındaki deneyime nerede ve neden ihtiyaç duyduğunu bilerek omnichannel’da gidilmesi gereken yeri daha iyi görebileceğiz. Tüketicilerin beklentilerinin, hayata bakışlarının köklü değişiklikler geçirdiği bir dönemdeyiz. Sürdürülebilirlik hassasiyetinin arttığı, eşyalar yerine deneyimlerin değerli görüldüğü, markalardan bir duruş sergilemesinin beklendiğini bir dönem… Bu da 2020 yılında da markaları değerli kılmak için bu içgörüleri doğru okumaya yönelik her çaba daha da önemli olacak demek.

Evet, çok geniş kitlelere her durumda erişebiliyor olmak çok önemli ama iletişimde ve dolayısıyla
iş sonuçlarında başarıyı getirecek olan ulaştığınız o kişileri gerçekten tanımak ve ilgilerini çekecek anlamlı bir mesajla ulaşmak.

Emine Çubukçu
Ogilvy İstanbul CEO’su

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye 95. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.