Sorumsuzca düşünün ve risk alın

Veri bizi daha zeki yapabilir ancak büyüklük cesur olmak ve risk almaktan geliyor. Bu nedenle Ben Middleton ve ekibi bu yıl çalışmalarında daha fazla risk almayı planlıyor.

Risk komik bir şey. Neyin riskli olup olmadığı sübjektif ve kişisel ama hepimiz risk almanın nasıl bir şey olduğunu biliriz. Neşeli olabilir, korkutucu olabilir, büyük başarı getirebilir veya tüm dünyadan gizlenmek istemenize neden olabilir.

Bunu yapan herkes gibi önceki ajanslarımızdan ayrılarak kendi ajansımızı kurmak için şansımızı denediğimizde büyük bir risk aldık ve bu korkutucuydu. Ama ne olursa olsun bunu yaptık. Riski aldık ve bir kere bile bundan pişman olmadık. Ama öyle oldu ki, bu ilk büyük riski almak risk alma hakkındaki algılarımı garip bir şekilde değiştirdi. Bir işi yönetirken risk alma fikri ile bir ajansın içinde çalışırken risk alma fikri tamamen farklı. Bir anlamda daha fazla sorumluluğunuz olurken diğer taraftan da daha az sorumluluklarınız oluyor. Senaryoya göre risk almak bir seçenek veya bir beceriksizlik anlamına gelebilir; bir işletme sahibi olarak risk almak müşteriyi kaybetmek anlamına gelebilir, bu da insanların ipoteği (ya da daha gerçekçi olmak gerekirse kira ve bira parası, eksik olma Londra).

Bunu, geçtiğimiz son beş yılda öğrendik. Siz pisliklerle rekabet ettiğimiz bütün bu reklam dehşetinde bazen kendimizi felce uğramış hissettik. Ve gerçekte, müşteri ilişkilerini ve gelir tabanını koruyarak çok fazla zamanı bir işin iyi gittiğine (iyi, mükemmel değil) kendimizi inandırarak geçirmiş olabiliriz. Ve bu ortaya ne çıkardı? Birkaç saygın istisna ile büyük gurur duyduğumuz ama daha iyi olabileceğine inandığımız beş yıllık bir çalışma; ve bu çoğunlukla, başka bir yerde işin rahatlığından ayrı tutulduğumuzda yapabildiklerimizi gösterdiğimiz şey kadar iyi değil. (Ve n’oldu biliyor musunuz? Bu müşterilerin bazıları gene de ayrıldı.)

Her neyse. Konu şu ki, o dönemde kaybedecek hiçbir şeyimiz yoktu ve yaptığımız iş bundan dolayı daha iyiydi.

Böylece geçen yılın sonunda daha iyi olmak istediğimize karar verdik. Tüm ajansları toplantıya çağırdık ve hesap yönetiminden maliyeye, ofis yönetimine, stratejiye, kreatife kadar takımımızın her bölümüne olağanüstü olmaları için ilham verip harekete geçmelerini sağlayacak meşhur ve ödüllü çalışmalar yapmaya yöneltecek bir dizi vaatte bulunduk.

Bu muhteşemdi ama vaatleri yazmak bizi biraz çıldırttı. Bunlardan biri “Risk alacağım” idi. Reklamcılık alanında çalışmayı seçmiş insanlara neden risk almaları gerektiğini söylememiz gerekiyor?

Anladık ki sorumluluk duygumuz her yere bulaşmış ve “sorumlu ve iyi” olmanın bazen “riskli ve muhteşem olma ihtimalinin” önüne geçtiği, parlak insanlarla dolu bir kültür yaratmışız.

Kısaca – boş verin.

Ama mesele şu ki, bir tek bizim böyle olduğumuzu düşünmüyorum.

Bir anda anladım ki endüstri dünyasında alınmış olan riskler aslında çok az. Zeki ve sorumlu reklamcılık, muhteşem reklamcılığın önüne geçmiş. Bunu her zaman yapmayan avuç dolusu kuruluşlar var. Bazen risk alınıyor, bahse giriliyor ve aktif olarak yaratıcı risk alma kültürü geliştiriliyor. Bir yanda muhteşem işler yapanlar da var. Ama onlar azınlık.

Bu da beni “büyük veriye”, yani endüstrimizin dalgalı denizlerde kendini bağladığı cankurtaran sandalına sürüklüyor. Büyük verinin reklamcılıkta faydalı olmayacağını söylemiyorum ama endüstrimizi kurtaramaz. Büyük veri, Guinness’in “Surfer” çalışmasını yazamaz, Nike+ FuelBand fikrini ortaya atamaz veya Aralık ayını John Lewis ayına çeviremez. Sinemadan çıkan birinin “Buna bayıldım, o kadar uygun ki” diye bağırması gibi veri devleri de “UYGUN” diye bağırıyor. Veri bizi daha zeki yapabilir ama bizi muhteşem yapamaz. Bu bize bağlı. Bunun için de risk almamız gerekiyor. Bu nedenle de kreatif ekibimizdeki herkesi tam da bunu yapmaları için görevlendirdik.

Açıkça sormam gerekirse, risk almıyorsanız eğer reklamcılık alanında çalışarak ne yapıyorsunuz?

Bu sene, bu yazıyla başlayarak çalışmalarımızda daha fazla risk almayı planlıyoruz. Kafalarımız kesinlikle siperlerin üzerinde diye tahmin ediyorum. Kaçınılmaz olarak işi biraz mahvedebilirim ama en azından denemiş olduğumuzu bileceğim. Yalvarıyorum, endüstrimiz adına, birazcık daha sorumsuz olalım. Haydi, uygunsuz davranalım. İnanılmaz olabilir.

 

Ben Middleton

Creature of London

Yaratıcı Kurucu Ortağı

 

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye Şubat 2017 sayısında yayımlanmıştır.

Yorumlar (0/0)

Güvenlik kodunu hatalı girdiniz.


Input symbols

EN ÇOK OKUNANLAR

KÖŞE YAZARLARI Tüm Köşe Yazarları

Yapay zeka ve makine öğrenimi

Bülent Hiçsönmez -

Hadi paylaşalım!

Murat Çolakoğlu -

‘Nezaket’

Ömer Erdem -

İnan ki mümkün!

Murat Çolakoğlu -

Hikaye

Akın Arslan -

"İz bırakmak"

Ömer Erdem -

Heyecan verici bir beş yıl

Bülent Hiçsönmez -

Yeni dünyanın büyüme motoru

Bülent Hiçsönmez -

Türkiye YouTube’da ne yapıyor?

Bülent Hiçsönmez -

Fenomenlerin vergilendirilmesi

Yunus Çelikbiz -

Yaşasın asi markalar!

Emre Sayın -

Çal da dinleyelim!

Murat Çolakoğlu -

So long...

Tolga Tuna -