Z kuşağı oyun oynamayı hayatının parçası haline getirdi

Oyun dünyasının yıllar boyu geçirdiği evrime hepimiz şahit olduk. Commodore 64’ten yeni nesil konsol ve PC’lere uzanan donanımlar, son teknoloji ekran kartları ve sanal gerçeklik gözlükleriyle birlikte oyun tecrübesini bambaşka bir boyuta taşıdı. Oyun sektörü de bağlı bulunduğu donanım ve yazılım alanlarının yanı sıra dokunduğu tüm paydaşları da içerisine alan büyük bir ekosistem haline geldi.

Bilgisayar ve konsollardan kopan oyunculuk, mobil cihazların da gelişmesiyle cep telefonlarımıza girdi ve “oyun oynamak”, yalnızca masa başına geçerek yapılan bir aktivite olmaktan çıkıp hayatımızın her anında yanımızda olan bir eğlence aktivitesine dönüştü. Arkamızdan hızla gelen ve teknolojinin içerisinde büyüyen Z jenerasyonu ise bu eğlence anlayışını adeta hayatının bir parçası haline getirdi.

Bu süreçte oyun yayıncılarını izlemek de oyun oynamak kadar eğlenceli bir hale geldi. Sıkıcı aktiviteler, yerini yapılması gereken işin ve oyunun birleştirilerek tasarlandığı “gamification” içeriklere bıraktı. Geçmişteki bütün deneyimlerden çok daha farklı olan yeni jenerasyonun eğlence anlayışı, sektörün içinden olsun ya da olmasın tüm markaların dikkatini çekerek pazarlama dünyasının yeniden şekillenmesine ve herkesin oyun dünyasında kendini uygun şekilde konumlandırmasının yolunu açtı.

Günümüzde teknoloji sektöründen çok uzakta olan markaların bile sponsor olduklarını ya da kendi organizasyonlarıyla birlikte bu trendin içinde yer almak için çalıştıklarını sıklıkla görebiliyoruz.

Her geçen gün daha da büyüyen bu ekosistemde aslında donanım dünyası ve oyun geliştiricileri birbirinden güç alan ve sektörü daha ileriye taşıyan bir ilişkiye sahip.

ASUS olarak daha yüksek performans sunan donanım çözümler geliştirmeye ve geliştiricilerin potansiyelini en üst düzeye çıkarmayı hedefliyoruz. Oyun geliştiricileri ise donanım potansiyelini kullanarak en üst düzey grafiklere sahip oyunlar tasarlamaya ve bizi daha performanslı çözümler için zorlamaya devam ediyor.

Ekosistem yalnızca donanım üreticileriyle değil; teknoloji basını, oyun yayıncıları ve bağlantılı tüm sektörlerin de bir arada gelişmesine neden oluyor.

Kullanıcıların satın alma tercihleri, mağazaya giderek deneyimlemelerinin yanı sıra güvendikleri isimlerin tecrübe ve paylaşımlarına göre de şekilleniyor. Bu gelişmeler, sektörde güven ve dürüstlük üzerine şekillenmesi gereken büyük bir pazarlama fırsatı yarattı. Artık kullanıcıyı işin içine dahil etmeyen, onlar için deneyim oluşturmayan, beklentileri için geri bildirim almayan markalar için başarıdan söz etmek pek de mümkün değil.

ASUS’un kullanıcıların ihtiyaçları göz önüne alarak tasarladığı ürün gamı, her geçen gün genişlemeye devam ediyor. Oyunculara ürettiği özel ürünleriyle birçok ilki gerçekleştiren ASUS, bu gelişimi ilk fark eden markalardan biri olarak tam 13 yıl önce, 2006 yılında tasarladığı “Republic of Gamers” serisiyle “oyun donanımı” konseptini bambaşka bir seviyeye taşıdı.

Oyuncuların ihtiyaçlarına göre üretilen bu seriyle birlikte çevre birimleri ve kasa içi donanımlar, zorlu ısı ve yük şartlarına uygun olarak tasarlanmaya ve rekabetçi oyunlarda üst düzey performans sunmaya odaklandı. ROG serisi, dünyanın en iyi oyun donanım ve yazılım ekosistemini yaratmak için oluşturuldu ve bu doğrultuda emin adımlarla ilerlemeye devam ediyor. Diğer yandan askeri standartlarda üretilen “The Ultimate Fighter” (TUF) serisi bileşenler, yüksek performans ve sağlamlığı bir arada isteyenler için özel olarak tasarlandı. Üzerindeki parçalar yalnızca yük altında değil, zorlu fiziki koşullara dayanması için de özel olarak geliştirildi.

Türkiye pazarına baktığımızda, 2017’de pazarda dünya çapında bir suni yükseliş sağlayan mining akımının bitmesiyle birlikte, 2018’de sektör genelide küçük çapta bir daralma yaşandı. Ancak uzun vadede pazarda toparlanma ve dengelenme öngörüyoruz. ASUS olarak, önümüzdeki yıllarda çok daha fazla ön planda yer alacak oyun sektörüne olan yatırımlarımıza ve ekosistemdeki tüm paydaşları desteklemeye devam edeceğiz.

Erkan Genç,
ASUS Türkiye OPBG Ülke Müdürü

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 89. sayısında yayımlandı.

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.