Yetenek sıkıntısına verilen cevaplar

Sektörden üst düzey kişilerin çalışma kültürü üzerine görüşlerine yer veren Campaign UK Editörü Maisie McCabe, ofise dönüşle ilgili farklı hisler üzerine kafa yoruyor.

Campaign üç aylık periyoduna geçtiği ilk sayısında okuyucularını, sektörün en parlak, yükselen yıldızlarından 30 kişiyle; “2021 Faces to Watch” ile tanıştırmıştı.

Ne kadar harika ve etkileyici olduklarını öğrenmenin yanı sıra; onlara işleri, kariyerleri ve pandemi hakkında bazı sorular sorduk ve ortaya ilginç sonuçlar çıktı. Ankete katılanlar arasında, ofiste olmaktansa evde daha fazla zaman geçirmeyi tercih edenlerle ofiste daha fazla zaman geçirmeyi tercih edenler arasındaki ayrım neredeyse Brexit oylaması kadar yakındı (47-53).

Büyük, konforlu evlerinden konuşan kıdemli ajans yöneticileri, genellikle bana evden çalışmanın iyi olduğunu söylüyor. Yatak odalarından çalışan genç meslektaşları için üzülüyorlar. Yine de burada, kariyerlerinde sekiz yıl veya daha az zaman geçiren bir grubun neredeyse yarısının, haftanın çoğunu evde geçirmeyi tercih ettiğine dair kanıtımız var.

Ayrıca geçen yıl sorduğumuz soruların birçoğunu tekrarlayarak, yakın zamanda birkaç ajans CEO’sunun ofise yaklaşımlarını araştırdık. Bunların yaklaşık yarısı, çalışanlarının çoğunun haftada iki kez geldiğini; daha da önemlisi yanıt verenlerin büyük çoğunluğunun (%87), insanların önümüzdeki üç ay içinde ofise daha sık gelmesini beklediklerini söyledi. Peki acaba bu konuyu personelleriyle konuştular mı?

Faces to Watch’un üçte ikisi ya uzun çalışma saatleri kültüründen ya da iş/yaşam dengesinden bahsetmiştir. Birden fazla katılımcı bağımsız olarak “uzun çalışma saatlerinin teşvik edilmesine son verilmesi gerekiyor” ifadesini kullandı. Mayıs ayında kapsamlı bir şekilde konuyu inceleyen Campaign; reklam dünyası çalışma kültürünün, insanları işleri için kişisel hayatlarını feda etmeye teşvik ettiğini ve bunu yaptıkları için onları takdir ettiğini ortaya koydu. Hiç kimse hasta çocuğunun yanı başında çalışamayacak durumda olmak veya annelerinin doğum günü kutlamalarını kaçırmak zorunda hissetmemeli.

Mother’ın eski yönetici kreatif direktörleri Ana ve Hermeti Balarin’in dergideki başka bir makale için yaptıkları konuşmada bana söyledikleri gibi; 2007’den beri bağımsız ajansa katılan yaratıcı nesiller, işverenlerinden her zamankinden daha fazlasını talep ediyor. Hermeti, her zamankinden daha “akıllı” davrandıklarını ve insanlar mutlu olmazsa “iyi” fikirler çıkmayacağına inanarak “iyiliğe” öncelik verdiklerini söylüyor.

Campaign’deki birçok makalenin ayrıntılı olarak belirttiği gibi, yetenek pazarı vahşidir. Havas London ve Havas CX Helia’nın CEO’su Xavier Rees, “reklam dünyasının yetenek krizi” hakkında yazmıştı. Diğer birçok sektörde olduğu gibi, yurt dışından gelen yetenek akışıyla, reklam dünyası kesenin ağzını açmak zorunda.

S4 Capital’in Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı, WPP’nin Kurucusu Sir Martin Sorrell: “Şu anki yetenek mücadelesi, holding şirketlerinin geçen yıl çok fazla kesintiye gittiğini ve 20.000’den fazla kişiyi ‘pahalıya patlayacak’ bir şekilde işten çıkardığını gösteriyor. Şu anda yetenek fiyatını yükseltiyorlar, bu durum gelirleri üzerinde bastırıcı güç yaratıyor.” diyor.

Bu nedenle ajans çalışanları, çok yönlü işverenler arıyorsa ve patronları eski iş modellerini devam ettirmek için mücadele ediyorsa, belki iki grup arasında daha fazla iletişimin olmasıyla bir sonuca varılabilir. Kimsenin maaş zammından vazgeçmesini önermiyorum ama belki de bir titrin yükselmesi veya prim gibi eskide kalan yöntemler, her şey değildir.

Maisie McCabe

Campaign UK Editörü

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 118. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.