Yeni dünyada mesafeli etkinlikler

Campaign UK editörlerinden Fayola Douglas, koronavirüsten etkilenen etkinlik sektörünün yeni döneme nasıl adapte olduğunu, mesafeli etkinliklerde de sektörün neler yapabileceğini ve neler öğrenebileceğini sorguluyor.

Sosyal mesafeli etkinlikler ilk ortaya çıktığında, tüketicilere koronavirüsü salgını sırasında dışarı çıkıp güvenli bir şekilde eğlenme olanağı sundu.

Virgin Money Unity Arena, Sam Fender ve Supergrass gibi performanslarla 2.500 kişinin katıldığı bu dönem için oldukça büyük bir etkinlik gerçekleştirdi.

Başka yerlerde de arabalarla girilen, sosyal mesafeli piknik masalarıyla düzenlenmiş organizasyonlar ortaya çıktı ki hepsi müşterilerini küçük gruplara ayırmak için tedbirler aldı. Bunların yanında dans edilecek mekanlar da yasa dışı olarak yeniden ortaya çıkmaya başladı; ama konudaki yeni kurallar, yasaklar ve cezalar da oluşturuldu.

“İnsanların gerçek bir toplanma, bir araya gelme isteği var. 1 Ekim’den itibaren konferansların ve sergilerin koronavirüs tedbiriyle açılmalarına izin verilecek.”

Yani durum ne olursa olsun, insanların gerçek bir toplanma, bir araya gelme isteği var. 1 Ekim’den itibaren konferansların ve sergilerin koronavirüs tedbiriyle açılmalarına izin verilecek. Ancak sosyal mesafeli etkinliklerin bir taviz gibi görülmemeleri oldukça mühim. Sınırlı kapasiteyi göz önüne alırsak, giriş ücretinin artması gerekecek.

Peki ilk sosyal mesafeli etkinliklerden neler öğrenebiliriz?

Louise Hodges

Müşteri İlişkileri Yöneticisi, Virgin Money

Müziğin, insanların modlarına değiştireceğine sarsılmaz bir inancımız var ve birçok festival iptal edilmiş, pek çok mekan kısıtlamalardan dolayı açılamaz haldeyken müzik bizim için fazlasıyla hayatta olmaya devam ediyor. Virgin Money Unity Arena, canlı müzik endüstrisini bir adım ileri taşıyor.

Bu konser serisinin bize; müşteri memnuniyeti ve dayanışmasını gösterdi. İnsanlar normale dönecekleri, arkadaşlarıyla etkinliklere gidebilecekleri günleri iple çekiyor ki bundan dolayı katılımcılar sahada uygulanan sağlık ve güvenlik kurallarına ve devlet yönergelerine uydular.

Etkinliği virüsten korumaya gelince de insanların alana aşamıal bir şekilde giriş yapması, kişisel izleme platformları gibi gerçekten iyi düşünülmüş bir sisteme sahibiz. Bütün izleme noktaları birbirlerinden en az iki metre uzaklıktalar. Yiyecek ve içecekler önceden siparişle teslim ediliyor. Her platformdan bir kişi yiyecek ve içecek gişelerine ve/veya tuvalete gitme şansına sahip, aynı anda insanların hareket etmemesini sağlıyoruz. Sahadaki herkesin canlı şovları izlerken korunaklı ve sağlıklı olmasını sağlamak için düşünebileceğiniz her şeyin üzerinden detaylıca geçildi.

Robyn Isherwood

Etkinlik Yönetmeni,

Gisburne Park Pop Up Korunaklı ve başarılı bir şekilde sosyala mesafeli etkinlikler organize edebilmek, etkinlik endüstrisini eski haline getirebilmek için son derece önemli. Bana kalırsa etkinliğimizin başarılı olma nedeni belirli sosyal mesafe kurallarını uygulamamızla ilgili. Altıgen yapımızdan dolayı misafirler, kendi aralarına belli bir mesafe koymak zorunda kalıyorlar. Festivalseverlerin kendi kendilerine fiziksel mesafede durmaları bekleniyor, zira çalışanların ve güvenliğin bunu sağlaması güç. Fakat bu durum, kapasite bakımından tabii ki de bazı limitleri gündeme getiriyor. Her etkinlikte 480 ziyaretçi ağırlıyoruz. Açıkçası henüz bir aşı ortada yokken 2021 yazı için daha büyük festivallerin nasıl adapte olacağını görmek pek ilginç olacak diye düşünüyorum.

Koronavirüsünün beklenmedik bir salgın olduğunu düşünürsek, çoğu marka sosyal mesafe kuralları bazında hareket etmeyi beklemiyordu; o yüzden bu yıl festivallerde markaların varlığı oldukça az oldu. Bu durum gelecek yıl da devam ederse, marka deneyimi sağlayabilecek ama aynı zamanda da müşteriyi güvende tutacak, yeni kurallara uygun yaratıcı konseptleri görmek ilginç olacak.

Tosh Ohta

Müşteri Geliştirme, Amplify ve DJ

Misafirlerimizin güvenliği en büyük önceliğimiz olmalı. Şuan DJ’ler insanların bağırmalarını azaltmak için yaptıkları müziğin daha farklı bir tarafını ortaya çıkarmaya çalışıyorlar. Çılgınca dans ettiren müzikten, daha sakin ve kişisel bir deneyime geçiş yaşanıyor. Aynı zamanda şu an daha düşük seste müzik dinlediğimiz ve sosyal mesafe kurallarına göre ayrık olduğumuz için sesin ulaşamadığı noktalara masa ya da sandalye koyulmaması gerekiyor. Tüm alana eşit derecede sesin yayılmasını sağlamalıyız.

Eğer etkinlikte uzun süre oturulacaksa verilen ücretin hakkını vermek gerekir; bu noktada da organizasyonun misafirlerine sunacağı iyi bir yemeğe ihtiyacı var diyebiliriz.

Kısıtlamaların gölgesinde daha sınırlı bir deneyim için daha fazla ücret ödememiz gerekmesi biraz acı. Ama şimdilik, gece hayatının devama edebilmesi için vermemiz gereken pay bu. Ya bunu yaparız ya da yasa dışı etkinliklere döneriz ki endüstrinin çoğu belli sebeplerden dolayı buna karşı.

George Wood

Kurucu, The Luna Cinema

Fark ettiğimiz en büyük şey; bu etkinlikleri hazırlarken insanların uymamız gereken kurallara ayak uydurmaya ne kadar razı oldukları. Aralıklı giriş zamanlarına ve mesafeler bırakarak oluşturulan sıralara sahip yeni bir düzenin, deneyimin üzerinde olumsuz bir etkisi olacağından korkuyorduk ama endişelenmemize gerek yokmuş. İnsanalar bu değişikliklere ayak uydurabiliyor ve etkinliklerin olmasından o kadar memnunlar ki geldikleri andan itibaren olumlu ve açık bir düşünce şekline sahipler.

İnsanların halka açık etkinliklere dönme isteği belli ki pek yüksek ve bu da hepimiz için umut verici.

 

Fayola Douglas

Editör, Campaign UK

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 104. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.