‘Yavaş yaşam’ın hızlı yükselişi

Bir yıldan uzun süredir hayatlarımızın vazgeçilmez gündem maddelerinden biri haline gelen COVID-19 pandemisi, neden olduğu zorluk ve olumsuzlukların yanı sıra, bazı açılardan yeni farkındalıkları da beraberinde getirdi. Özellikle çalışanlar evde daha önce hiç olmadığı kadar fazla zaman geçirmeye başlarken aile bireylerinin birlikte geçirdiği süre de arttı. Normal koşullarda günlük koşturmaca nedeniyle kendimize ayıramadığımız zamansa büyük ölçüde bize kalarak, belki de yıllardır ötelenmiş ilgi alanlarını, hatta kendimizi yeniden keşfetmemize olanak sağladı.

Temposu azalan günlük hayatlarına paralel olarak insanların farklı ilgi alanlarına yönelme trendindeki artışı online video platformlardaki değişen izleme alışkanlıkları da net biçimde yansıtıyor. Örneğin YouTube’da Ocak-Aralık 2019 dönemlerindeki küresel izleme verileri 2020 ile karşılaştırıldığında, başlığında “yavaş yaşam” ifadesi geçen videoların 2020’de önceki yıla göre dört kat daha fazla izlendiği görülüyor.

Ev yapımı ekmekten rahatlatıcı müzik veya seslere; yemek ve kahve hazırlamanın inceliklerinden el sanatları ve mobilya becerilerine kadar çok sayıda konu öncekinden daha popüler hale gelmiş durumda. Bu tablo da eskiden zaman kaybı gibi görülebilen uğraşlara ilişkin algının, pandeminin hayatlarda yarattığı paraşüt etkisiyle gerçekten değişmeye başladığını gösteriyor.

Üzerinde durulması gereken temel soru ise tüm bu gelişmelerin markalar açısından hangi fırsatları içerdiği. İlginin yükseldiği alanlarda faaliyet gösteren markaların, müşterilere ulaşmak için mevcut durumun avantajından yararlanması, akla ilk gelen mantıklı seçeneklerden biri. Öte yandan bu spesifik durum aslında pazarlama profesyonellerine, büyük resme ilişkin çok daha önemli ipuçları veriyor. Bugün yavaş yaşam noktasında kendini gösteren zihin değişimi ve yeni mesajları benimsemeye açıklık durumunun kavranması, doğru analiz ve uyarlamalar ile farklı zaman ve konularda da markalara avantaj sağlayabilir.

Yeni normalin bazıları kalıcı hale gelecek dinamikleri de düşünüldüğünde, markaların bu dinamizme uygun yaklaşımlar benimsemesi gerçekçi ve faydalı olacak gibi görünüyor…

Timur Altop

YouTube Türkiye İçerik Ortaklıkları Direktörü

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 111. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.