Yaratıcılığın gençliğe ihtiyacı var

AKQA Kreatif Direktörü Ian Wharton Future Lions’ı, kazanan işlerin ne gibi özellikler taşıdığını ve gençliğin endüstriyi nasıl etkilediğini anlattı.

Gençlik, bu endüstri için fırtınada adeta bir liman. Ajanslarda düşüncelerin uygulanmasındaki eksiklik, yaratıcılık üzerinde bir çeşit oksijen yitimine neden oluyor. Halbuki genç bir bakış açısı fikir üretme sürecinde çeşitliliği sağlarken yenilik yapma konusunda önemli bir yol kat edilmesini ve başkalarından ufacık da olsa bir adım önde olmayı da beraberinde getiriyor.

Cannes Lions haftası da gençliğin yaratıcılığa olan etkisini ve faydasını hatırlatıp onları takdir edebileceğimiz bir süreyi bizlere yeniden sundu. Aynı zamanda sayelerinde endüstrinin amacını sürekli yeniden değerlendirmesi için de ilham oluyorlar. Future Lions; 70’ten fazla ülkeden binlerce katılımcının genç ve yaratıcı niteliklerini ortaya koyduğu yarışmada kazanan beş takımı belirliyor.

Her yıl bu beş fikir; markaları ve kişileri daha kolay, daha iyi bilgilendirilmiş veya daha eğlenceli bir yaşam sunması için teknolojiyi anlamlı bir şekilde kullanmak adına ileri götürüyor. Bana sorarsanız bizlerin de bu genç yaratıcı akıllardan öğrenmemiz gereken üç ders var:

Yaratıcı özgürlük

Future Lions kazananları, çok disiplinli olmanın ve bunun sonucunda da yaratıcılığın değerindeki artışı yetenekleriyle kanıtlamaya devam ediyor. Dünyada aslında yaratıcı insanlardan asıl beklenen çeşitlilik ve düşünce derinliği ve bu insanlar da öngörülemeyen yeniliklere karşı son derece istekliler. Tipik olarak; gençlik, on yıllar boyunca uzmanlaşmış veya önemli bir başarı elde etmiş bireysel takımlara veya kuruluşlara göre yaratıcı özgürlüğünü keşfetme konusunda çok daha hazır. Yani anlayacağınız; gençlik deneyim karşısında adeta bir risk. Çünkü daha önceki başarılarını ya da şöhretini düşünmesine gerek yok.

Empati

Bu endüstriden birileri tarafından bir yerlerde “empati”, iletişim kurmaya çalıştığımız “kişileri” ve onların kaba yaklaşımlarını anlamaya indirgenmiş. Eğer bireysel olarak ya da bir grup içinde bir şeyler ortaya çıkarmak istiyorsak markayla etkileşime girme ihtimali olan kararın gereksinimler doğrultusunda seçilmesini göz önünde bulundurmalıyız. Bunun için de tıpkı Tanrı’nın sahip olduğu gibi bir anlayışa sahip olmak gerekir.
Genç yaştaki yaratıcı düşünce kendini rahatlıkla karşısındaki kitlenin yerine derinlemesine yerleştirebiliyor. Evet, yüksek bir rol yapma yetenekleri var… Bunun yanında da; karşınızdaki kitlenin ne kadar zamanı var? Değer algıları neler? Nelerle oyalanmayı/eğlenmeyi tercih ediyor? Benzer hangi iletişim kanallarını kullanıyor? Bu kanalların standart davranış biçimleri neler? Bunlar ve çok daha fazlası daha etkin ve etkili bir iletişim kurmak için gerekli.

Saçmalık vs. Mantık

Her tıklama ya da etkileşimi ölçtüğümüz, bu konudaki kabiliyetimizin arttığı yeni bir adımda yaratıcılığa olan güvenimiz de risk altına giriyor. Ki bu da son derece yanlış bir eğilim. Bir fikrin başlangıcında, kendisinin bir örneği daha önce olmamış olabilir, mantıksız ve hatta saçma durabilir, savunması çok zor olabilir ancak iş için de bir potansiyele sahip olabilir. Yaratıcı çalışmaların başarı ihtimalleri olmalı, ama bir şeyleri garanti etmek zorunda olmamalılar.

Future Lions kazananları acil bir durum olmadıkça, bir gereklilik görmedikçe risk alarak ilerleyen çalışmalardır. Bu çabaları da mantıksızlık sınırındaki benzersiz fikirlerinin ödüllendirilmesiyle son bulur. Futue Lions şimdi 12 yaşında. Bu süre içinde de endüstride işleri %99 tutan, 84 kişi ödül aldı.

Ian Wharton
AKQA Kreatif Direktörü

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye Temmuz 2017 sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.