Yaratıcılığı satmak

Fikirler zamansızdır. Bazıları bir anda, bazıları daha uzun bir sürede oluşur. Bu, bir fikrin iyi ya da kötü olup olmamasıyla ilgili değil. Öyleyse reklam dünyası fikirler için saat başı ücret talep etmekte neden ısrar ediyor?

Yıllar önce olmasına rağmen tartışmayı çok net hatırlıyorum. Etrafımızdaki insanlar bir nevi yaptıkları işi bırakmış ve ortam kızışırken nutuk çekmeye başlamışlardı, taraf tutuyorlardı.

O zamanlar FD’m (şimdi çok iyi bir arkadaşım) temelde işini yapmaya çalışıyordu ve ona yaratıcı bir fikir geliştirmenin ne kadar zaman aldığını söylemem için ısrar ediyordu. Kendi tahmin modelini geliştirmesi gerekiyordu ve zaman çizelgelerinin yanlış olduğunu düşündü… Zaten de öyleydi.

İyi ya da kötü herhangi bir fikre sahip olmanın ne kadar sürdüğünü ölçmenin hiçbir yolu olmadığı konusunda ısrar ediyordum, hala bunun arkasındayım. Biri bana bir fikrin ne kadar sürdüğünü söyleyebilir mi? Sen olsan kimin tarafını tutardın?

Zaten birbiriyle çelişen pek çok gündem var. Müşteri hizmetleri haklı olarak her zaman daha fazla müşteri memnuniyeti için baskı yapacak ve finans her zaman kâr marjının kölesi olacak. Bu da fikir oluşturma süresi üzerinde daha fazla baskı oluşturuyor. 

Müşterilerin çok fazla ücret aldıklarını düşünmelerine rağmen, büyük yaratıcı network’lerin hiçbirinin yıllardır iyi derecede kâr elde etmediği bir sistem söz konusu. Aslında hepimizin sattığı şey, yaratıcılık ve fikirler. Senaryo yazarları, sanatçılar, heykeltıraşlar veya mimarlar genellikle saatlik ücret almaz. Aynı şekilde Apple, Tesla veya Samsung da fikirlerini saat başı satmaz.

Fikirler hızlı veya yavaş oluşabilir fakat ne olursa olsun üretilmek zorundalar ve çok değerliler. Ama onlara fiyat biçmemiz gerekiyor, şimdi sınırları zorlamak için mükemmel bir zaman.

COVID-19 iş dünyasında ve toplumda çok büyük bir sıfırlama düğmesine bastı. Müşteriler iş modellerini, pazara giriş stratejilerini ve tedarik zinciri lojistiğini değiştirdi. Her şey muallakta olduğu için bizim de birtakım değişiklikler yapmamız gerekiyor.

Pandemi, sektöre yaratıcı ayak izini genişletebileceğini de gösterdi. Herkesin herhangi bir yerden çalışmasına olanak tanıyarak, artık farklı düşünceleri işlerimizde memnuniyetle karşılayabiliriz. Coğrafi sınırlamaları gerçekten aştık ve küresel dünyayı benimsedik. Eşitlik için güzel bir zaman değil mi?

COVID-19 ayrıca bizi daha fazla dinlemeye zorladı ve dinlerken müşterilerden, ajanslardan, danışmanlıklardan, eski ve yeni holding gruplarından işimizin sağlığı ve geleceği hakkında görüşler duyacaksınız. Bununla birlikte yaratıcılar şimdiye kadar bunların hiçbirinde söz sahibi olmadı. Bu nasıl olabilir? Onlar olmadan hiçbirimizin satacak bir şeyi yok!

Yaratıcılığı nasıl alıp sattığımızı yeniden tanımlamak için mükemmel bir an. Doğru şeyler yaparsak, endüstri çapında güç, kültür, motivasyon, değer ve fikirlere sahip olan harika insanlara geri dönüş yapabiliriz.

Ama nasıl? Değeri nasıl ölçeriz? Fiyat değişimleri paylaşılsın mı? Satış? Marka sağlığı? Daha fazla mı danışmanlık vermek gerekir? Her şey NFT’lerle mi ilgili? Ya daha çok Hollywood gibi davransaydık? Ya fikirlere ürün gibi davransaydık? Hatta yazılım gibi?

Şu anda hepimiz bir sürü şeyle uğraşıyoruz. Kimse elimizdekinin işe yaradığını düşünmüyor. Ajans tarafı veya müşteri tarafı… Ben varım. Başka kim var? Kim onu değiştirmek isteyecek kadar umursuyor? Fikirler için ücret almanın daha iyi bir yoluna ihtiyacımız var. Yoksa maliyet, herhangi birimizin ödemek isteyeceğinden daha fazla olacaktır.

Jon Williams

Liberty Guild Kurucusu

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 117. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.