Yaratıcı endüstriler için yeni bir çağ başlıyor!

Yaratıcılığın parladığı ve içimizdeki yeni bizi bulduğumuz günlerden geçiyoruz.

Dünyayı bu denli etkileyen, kolektif bilinçte bu kadar yer alacak başka bir olay yaşamadı insanoğlu. Bu geniş etkiyi hayatımızda, işimizde ve çok doğal olarak tüm yaratıcı sektörlerde göreceğiz. Fikrim o ki, daha parlak ve uygulama gücü engel tanımayan fikirler yeni bir yaratıcı çağ başlatacak. Kendime dönüp baktığımda COVID-19 dönemi ile yeni bir Burcu ile tanıştığımı görüyorum. Eline fırça almayan ben bile suluboyaya başladım ve artık yüzlerce resmim var ve bu dünyaya güzel izler bırakmak istiyorum.

Zamanın farklı evrelerinde zor dönemlerde yaratıcılığın parladığına tanık oluruz. 1930’lar ve 40’lar bize Steinbeck ve Picasso’nun en iyi işlerini sunmuş; yine 40’larda Nuri İyem, Avni Arbaş ve birçok sanatçı Yeniler grubunu kurmuş; türbülanslı 70’lerde, Hollywood altın çağını yaşamış; soğuk savaşın sürdüğü 1980’lerde TV dizileri hayatımıza girmeye başlamıştı. Gördüğümüz o ki, zor zamanlar her türlü sanat akımını, kültürel değerleri etkiliyor, dönüştürüyor.

COVID-19 ile de yaratıcılığın her alanında büyük bir sıçrama yaşandı. Bir anda, hatta günler içinde her şey dijital oldu. Evlerden milyonlara ulaşan konserler, kendi imkanları ile çekilen ve yüz binlere erişen şovlar ve fikir seansları bile yüz yüze olmayan setine online bağlanılan yüzlerce reklam. İlginç bir istatistik paylaşmak isterim: 2019 yılında online sanat eseri satışı yaklaşık 5 milyar dolar iken bu rakam 2020 yılında 12.4 milyar dolar olmuş, bu data bile yaratıcı sektörlere COVID-19’un etkisini kanıtlıyor.

Nilgün Burcu Özdemir

Reklamcılar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.