Yapay zeka geleceği şekillendirecek

Turkcell Bilgi ve İletişim Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Serkan Öztürk, yapay zeka teknolojisini telekomünikasyon sektörüne nasıl adapte ettiklerini ve yakın gelecekte bizi nasıl hizmetlerin beklediğini anlatıyor.

Teknolojinin ülkelerin milli ekonomisinde, rekabetinde, uluslararası ticarette bir varlık sebebi olduğu artık kesin. Teknoloji günlük hayatımızda kullandığımız ürün, servis, yani aslında her şeyin bir parçası. Mobil, bulut bilişim ve nesnelerin interneti gün geçtikçe daha olgun bir hale gelirken artık hayatın her alanına dokunur hale geldi. Yapay zeka, sanal gerçeklik ve robot teknolojilerinin getirdiği yeni dönüşüm dalgası bugüne kadar fütüristik saydığımız kavramları günlük yaşamın merkezine taşıyor. Teknoloji artık sadece kendi sektörünü ilgilendirmiyor, tüm sektörlerin vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Biz de Türkiye’nin teknoloji şirketi Turkcell olarak tüm bu gelişmeleri yakından takip ediyor ve hatta bu gelişmelere yön verecek yenilikleri hayata geçirmeye devam ediyoruz. Bir yandan ana işimiz olan iletişim alanında yeni nesil teknolojilerin gelişimi için çalışmalar yürütürken diğer yandan da geleceğin belirleyicisi olan teknolojilere odaklanıyoruz. Bu belirleyici teknolojilerin arasında yapay zekâ, IoT, robotik, sanal gerçeklik, artırılmış gerçeklik, blockchain, veri merkezi, bulut bilişim, siber güvenlik ve analitik yer alıyor. İçinde bulunduğumuz COVID-19 süreci sadece telekom sektörünün değil bahsi geçen yeni teknolojilerin ne ölçüde hayati öneme sahip olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Örneğin Kanadalı bilim insanlarının geliştirdiği yapay zeka programı, internette çıkan haberleri, sosyal medya sitelerini ve açıklanan resmi belgeleri analiz ederek, salgının nerede çıkacağını öngördü. Program, Dünya Sağlık Örgütü ve Hastalıkları Kontrol ve Engelleme Merkezleri’nden günler önce salgın uyarısında bulundu. Çin’de geliştirilen bir başka yapay zeka programı da çekilen tomografi görüntülerini inceleyerek saniyeler içinde hastalığın teşhis edilmesine imkan tanıyor. Yine yapay zeka İngiltere’de hastalığa karşı ilaç geliştirme çalışmalarında kullanılıyor.

1300 AR-GE mühendisiyle yerli ve milli teknoloji geliştiriyor
Durum böyleyken yaklaşık 1300 AR-GE mühendisimizle başta yapay zeka alanında olmak üzere yerli ve milli teknolojileri geliştirmek için gece gündüz çalışıyoruz. Bugün özellikle yapay zekâ alanında 26 yıllık analitik tecrübelerimizi nasıl yansıtacağımıza odaklandık. Odağında müşteri olan bir şirket olarak yapay zekayı ilk olarak müşterilerimize en iyi hizmeti sunmak için kullandık. Elimizdeki verileri analiz edip anlamlı sonuçlar elde ederek müşterilerimiz bizi aradığından bizden memnun olup olmadığını, neye ihtiyacı olduğunu yapay zeka yardımıyla tahmin edip buna göre kendisine çözüm önerebiliyoruz. Hatta tarife için arayan müşterilerimizin kullanım alışkanlıkları doğrultusunda kendilerine özel tarife önerilerimiz de oluyor. Yapay zekayı sadece bu alanda değil birçok alanda kullanıyoruz. Örneğin yakın zamanda dijital yayıncılık platformumuz Dergilik’e eklenen Sesli Makale özelliği ile kullanıcılar artık birçok içeriği dinleyebiliyor. Türkiye’nin popüler dergi ve gazetelerinden seçilen makaleler yapay zeka tarafından seslendiriliyor. Dergilik’teki yapay zeka, gerçek konuşmaya en yakın okumayı yapıyor. Şu ana kadar binden fazla makale seslendiren yapay zeka her geçen gün gelişmeye devam ediyor. Yine Otizmli çocuklar için geliştirdiğimiz ‘İçimdeki Hazine’ uygulamasına da yapay zeka ile yeni bir özellik getirdik. Uygulamaya eklenen yapay zeka tabanlı geliştirme sayesinde çocuklar, yüz ifadelerinin hangi duyguyu gösterdiğini anlık taklit ve tekrar yoluyla daha rahat öğrenme imkanına kavuştu. Ayrıca çiftçilerimize özel sunduğumuz Turkcell Filiz çözümümüz de sensörler aracılığıyla toprak ve havanın farklı değerlerini düzenli olarak takip edip yapay zekâ ile oluşturulan algoritmalarla birleşerek; bitkinin gelişimi için ne yapılması gerektiği, su ihtiyacı ve hastalık riskleri gibi kritik bilgileri üreticilere mobil uygulama aracılığıyla anlık olarak sunuyor, önlem almalarını sağlıyor.

Yapay zekayla yüz tanımalı ödeme
Sosyal mesafenin öneminin en çok vurgulandığı günlerden geçerken yıldızı parlayan konulardan bir tanesi de temassız ödeme oldu. Şirket olarak uzun süredir bu konu üzerinde de çalışıyoruz. Bugün Paycell’de yüz tanıma teknolojilerini kayıt ve ödeme sistemleri tarafında aktif olarak kullanıyoruz. Kendi yemekhanemizde yüzle tanıma sistemiyle ödeme yapılması özelliğini geliştirdik. Bunu Turkcell AR-GE mühendislerimiz gerçekleştirdi. Özellikle çok sıranın olduğu yerlerde saniyeler içinde cüzdanı çıkarmadan ödemenin yapılmasını sağlıyoruz. Bunu yemekhanemizde kurduk. Kısa bir zaman da şirketlerinde kullanmak isteyen kurumsal müşterilerimizin de kullanımına açmayı hedefliyoruz. Ödeme hizmetlerinde yakın gelecekte bu çok daha büyüyecek. Bu ödeme şekilleri aslında vatandaşlarımız tarafından da çok geniş alanda kullanılabilir. Ayrıca Turkcell olarak finans sektörüne yapay zeka tabanlı sunduğumuz AaaS (Hizmet olarak sunulan analitik altyapı) modelleri ile kişiye özel kredi risk skorları üretiyoruz. Turkcell verisi ile banka verisini korele edip kişiye özel risk skoru çıkarıyoruz. Bu da hem kurumlar hem de kişiler açısından birçok avantajı da beraberinde getiriyor. Yapay zeka tabanlı IaaS (Hizmet olarak sunulan altyapı) ve AaaS (Hizmet olarak sunulan analitik altyapı) modellerimiz ile bu alanda en güçlü kurumuz. Her türlü sektöre hizmet edecek modellerimiz bulunuyor. Havayolları, deniz ulaşım, bankalar, sigorta şirketler, AVM’ler gibi çok farklı sektöre analitik hizmetler sunuyoruz. Yapay zekayla yaptığımız çalışmalarla aldığımız ödüller de bu konuda doğru yolda olduğumuzu gösteriyor ve bizi daha çok motive ediyor. Bahsettiğim tüm bu ürün ve hizmetler bize geçtiğimiz yıl kazandığımız ulusal ve uluslararası ödüllerden 19 tanesini getirdi.

Bu toprakların dilinden konuşan yapay zeka
Tüm bu teknolojileri üretirken dilimizden anlayan bir yapay zeka geliştirmek de önemli. Yerli yapay zeka Türkçe metinleri çok daha iyi okuyor. Bu teknolojilerin olabildiğince yerli ve milli olması gerekiyor, çünkü yapay zekanın Türkçeyi ve ihtiyaçlarımızı anlaması, kültürel dokunuşlara hakim olması lazım. Geliştirdiğimiz yapay zeka çözümlerinde bunların hepsine dikkat ediyoruz, hatta bizim dilimizi anlayan yerli ve milli sesli asistan Yaani’yi de yakın bir zamanda müşterilerimizle buluşturmayı planlıyoruz. Bununla birlikte biz lisanslı bir küresel dijital operatörüz. Herhangi bir sosyal medya platformu ya da aplikasyon değiliz. Hem Türkiye’deki regülasyonlara, hem de bu konuda belirlenmiş uluslararası standartlara bağlı faaliyet gösteriyoruz. Dolayısıyla bu çalışmaları yaparken kişilerin verileri konusunda son derece hassas ve titiziz. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na harfiyen uyarak hareket ediyoruz.

Yine bu noktada 2020 başında ‘Yapay Zeka İlkeleri’mizi açıkladık. İlkelerimiz “Çevre ve İnsan Odaklıyız”, “Profesyonel Olarak Sorumluyuz”, “Veri Gizliliğini Gözetiriz”, “Şeffafız”, “Güvenliği Esas Alırız” “Adil Davranırız” “Daha İyi Bir Gelecek için Paylaşır ve İş Birliği Yaparız” başlıklarını taşıyan yedi maddeden oluşuyor. İşlediğimiz veriler ve bunları nerede kullandığımız konusunda kamuoyuna açıklık ve şeffaflık sözü verdik. Sadece müşterilerimizin onayladığı verileri işliyoruz.

Pek çok sektörde köklü değişim yaratacak olan yapay zekâ, tüketici davranışlarını takip ederek onların ihtiyaçlarını henüz ortaya çıkmadan gidermek, muhtemel sistem aksaklıklarını öngörerek engellemek, yüksek ve kesintisiz fiziksel güç gerektiren işleri hatasız tamamlamak gibi devrim niteliğinde işlevler de sunuyor. Özellikle son beş-altı yılda hızlanan çalışmalar bir yandan da kitlesel iş kaybı, kişisel veri güvenliği ve makinelerin bir tehdide dönüşmesi gibi endişeler de yaratıyor. Turkcell hem bu endişeleri gidermek ve hem de yapay zekanın olumlu etkilerini artırmak için uzun süredir UNICEF, WEF (Dünya Ekonomik Forumu), IEEE (Uluslararası Elektrik ve Elektronik Mühendisliği) gibi küresel organizasyonlarla işbirliği halinde. Yapay zeka nedeniyle kaybolacak istihdamın çok daha fazlasını oluşturmak ve kullanıcıların verilerini saklamak / işlemek konusunda hassas bir çalışma yürütüyoruz.

Serkan Öztürk
Bilgi ve İletişim Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı, Turkcell

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye 98. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.