Verilere karşı insan kimyası

Steve Connelly, son zamanlarda endüstrinin çok daha fazla konuştuğu veri ve robot teknolojisi karşısında insanlığın kimyasının, tahmin edilemezliğinin ve duyguların ne kadar önemli olduğunu hatırlatıyor.

Orada, odanın diğer ucunda.
Dünyanın en güzel kızı.
Tereddüt etmeden ve kendinle ilgili en ufak bir şüpheye kapılmadan ona doğru git, kendini tanıt ve atışını yap!

O anda, sol beyniniz ve sağ beyniniz arasında herhangi bir tartışma yaşanmaz. Sol beyin, çok uzun olduğunu, omzunda başka birinin adının dövmesi olduğunu söylüyor. Kesinlikle o anda seninle aynı dili konuşmuyor. Veriler, karar verebilmen için elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışan sol beyinden akıyor. Ve sağ beyin umursamıyor. Ayakların hareket etmeye devam ediyor. Lanet olsun verilere! Bu kız hakkında tanımlayamadığın ya da açıklayamadığın bir şey var. Güldüğünü duydun, gülüşünü gördün ve gittin. Tartışma yok. Tamamen insani bir karar, duygusal bir karar verdin.

Çünkü insansın ve duygusalsın.

Son zamanlarda veri, en popüler sözcükler arasında. İçinde bir içgörü var, kendisine adanmış yeni alanlar var. Ancak yine de verilere haddinden fazla güvenmek, insanın karar verme sürecini biraz fazla değiştirebilir; hatta marjinalleştirebilir bile diyebiliriz. Aptalca şeyler yapabiliriz ve veriler aptalca şeyleri açıklayamaz hatta tahmin bile edemez.

Verileri severim. Gerçekten. Ancak gerçek şu ki, veriler tekil olarak bize tüm cevapları vermemeli, aksine daha iyi sorular sorabilmemiz için kullanılmalı. İnsan düşüncesine etki eden ve ilham veren teknoloji güçlüdür.

Şimdi sizinle üç düşünceyi paylaşmama izin verin lütfen:

App’lerle flört etmek
İnsanlar “mükemmel” eşleşmeleri bulmak için veriye bakarlar, kaydırırlar, verileri kucaklarlar. Çok fazla ortak noktası olan birini bulmak için. Ancak zaman zaman zıtlıklar da birbirini çeker. Red Sox hayranlarının Yankee hayranlarıyla evlendiği biliniyor. Demokratlar bazen Cumhuriyetçilere de isabet ediyor. Kimya bebeğim, kimya… Son derece güçlüdür.
Acaba bitlerle ve baytlarla birleştirilmiş olsaydım, karım benimle evlenir miydi? Bu düşünce beni gerçekten korkutuyor.

Teknoloji muhteşem, ancak algoritmalar bir şey satın almaz, insanlar alır
Dating app’ler inanılmaz bir teknoloji. Ancak bu uygulamalar, zaman zaman da eskisinden çok daha kötü randevulara gideceğinizi garanti edebiliyor. Veriler kimyayı, kıvılcımları veya sizin için kusursuz insanın nasıl olduğunu tahmin edemez.

Zaten davranışları kesin olarak tahmin edebilseydik eğer; muhtemelen hayat çok daha basit ama bir o kadar da sıkıcı olurdu. Ben mantıksızlığı seviyorum. Karımın da beni seçmesinin mantıklı bir sebebi yok.

Şu anda tedarik departmanları ve teknoloji uzmanları, verilerin her şeyi siyah ve beyaz kovalara koydukları bir yaşamın basitliğini seviyor. Fakat insanlar sadece siyah ya da beyaz değil. Bizler mantıksızız. Boşanma oranı neredeyse %50. Bence bu noktada dava kapanıyor.

Risksiz yaşamak istiyorsanız, bir balonun içinde yaşayın
İnsanlar verileri birçok nedenden dolayı sever, birçoğu da son derece geçerli ve iyi sebeplerdir. Çünkü veri, kendini güvende hissettiriyor. Hepimiz işler yolunda gitmezse suçlayacak birisinin olmasını istiyoruz. Ve bu noktada da veri mükemmel bir hedef. Satışlar artmadı mı? Bu senin hatan değil, verilere güvenmiştin.

Hey, bu iş pazarlama işi. Bizimki bir risk / ödül işi, çünkü bizimki insan davranışını öngören ve etkileyen bir iş. İnsanlar her zaman ortalamalara gitmeye daha eğilimlidir; çünkü çok daha emniyetlidir. Oysa yaşam, uçlarda akar. Hareketin olduğu, olayların gerçekleştiği yer burasıdır. Veriler bizi ortayalamaya ulaştırır, yaratıcılık ise uçlarda yaşar. Kendi sınırlarını, uç noktalarını yeniden keşfet.

Ama tabii artık bir robot gibi hareket ediyorsan; söylediğim her şeyi unut! Siz robotlar zaten dünyayı ele geçirme sürecindesiniz. Kesinlikle benim yardımıma ihtiyacınız yok.

Steve Connelly
Connelly Partners, Kurucu.

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye 94. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.