Uzaktan çalışmanın geleceğine bakmak

Microsoft Türkiye’den Münir Kundakçı, COVID-19 sürecinde artan ve sonrasında da varlığını sürdürecek olan uzaktan çalışma sisteminin geleceği ve güvenliğiyle ilgili görüşlerini paylaşıyor.

COVID-19 salgını nedeniyle zamanımızın büyük bölümünü evlerimizde geçirmemiz, yaşamsal alışkanlarımızın değişmesine sebep oldu. Bu alışkanlıkların başında da teknolojiyle olan ilişkimiz yer alıyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan’ın 1 ay önce paylaştığı verilere baktığımızda, son 3 ayda sabit geniş bant internet kullanımının %20, mobil veri kullanımı ise %5,7 oranında arttığını görüyoruz. Sadece internet kullanımında değil aynı zamanda evine internet bağlatmak isteyen kişi sayısında da ciddi bir artış görüyoruz. Başta internet olmak üzere, görüntülü görüşme ve uzaktan çalışma gibi nispeten yeni olarak nitelendirilen dijital uygulamaların giderek yaygınlaşması, ülkemizin dijital geleceği açısından olumlu birer adım olarak nitelendirilse de burada bilinçli ve güvenli kullanım her zamankinden daha da fazla önem kazanıyor.

Nitekim Şubat ayından bu yana şifre ve kimlik avı saldırılarının (phishing) 6 kat arttığını görüyoruz. Ülkemizde Ulusal Siber Olaylara Müdahale Ekibi tarafından hazırlanan, koronavirüs ile alakalı tehdit istihbarat raporu sayesinde 146 adet sahte dijital konferans uygulaması tespit edildiğini haberlerden okuyoruz. Nitekim, Microsoft’un her sene düzenlediği Küresel Siber Risk Algı Araştırması’nın 2019 sonuçlarına bakarsak, global şirketlerin yüzde 79’u siber güvenliği şirketlerinin en büyük beş endişesi olarak sıralıyor. Bu oran 2018’de %62 idi. Haksız da sayılmazlar zira Bugün siber suçların maliyeti yılda 1 trilyon doları aşıyor. Bu miktar, doğal afetlerin yıllık maliyetinin üç katından daha fazlasına işaret ediyor. Siber saldırıların 2022 yılında kadar 8 trilyon dolara ulaşan bir ekonomik zararı olacağını tahmin ediyoruz. Yine aynı araştırmanın sonuçlarına göre maalesef şirketlerin %82’si ise siber saldırıya uğrayacaklarını öngörüyor.

Peki bu sanal afetin önüne nasıl geçebiliriz?

Kişisel cihazlar güvenlik konusunun önemli bir ayağını oluşturuyor. Uzaktan çalışanların cihazları ve internet bağlantıları ise genellikle tam güven sağlayamıyor. İş için evdeki eski, güncellenmemiş, paylaşımlı kullanılan bilgisayarlar da çalışanları siber saldırılara karşı açık hale getiriyor.

Kurum dışında çalışabilmek için cihazların güvenliğinin sağlanmasının yanında iş uygulamalarının da yüklenmiş olması gerekiyor. Bu ihtiyaçlar, bulut üzerinden sanallaştırma araçlarıyla çözülebiliyor. Örneğin, Microsoft Azure’da sunulan Windows Sanal Masaüstü uygulaması iş bilgisayarındaki masaüstünü ve uygulamaları sanallaştırılabiliyor ve istenen cihazda bunları kullanıma sunuyor. Ofis dışındaki kullanıcılar, bir web tarayıcısı aracılığıyla, istenen dosyalara ve uygulamalara, iş yerindeki bilgisayarlarının sahip olduğu özelliklere dakikalar içinde kavuşuyor. Çalışanlar iş bilgisayarlarını sanal olarak eve taşımış oluyor. Sistemlerde uygulama koruma ilkelerinin önceden belirlenmesiyle, uzaktan çalışmada kişisel cihazlardaki uygulamaların eriştiği kurumsal veriler yönetiliyor ve korunuyor.

Bu dönemde artan güvenlik riskleri herkesi ve her sektörü ilgilendiriyor. Küresel tehditlere küresel yanıt vermek gerekiyor. Bu nedenle her şirket ve kurum birbiriyle hiç olmadığı kadar dayanışma içinde çalışıyor. Microsoft olarak kimlik bilgileri, uç nokta, bulut, uygulamalar ve e-posta yoluyla her gün trilyonlarca sinyali işleyerek geniş bir “COVID-19 temalı saldırı yelpazesinde” görünürlük sağlıyoruz. Şimdi ise bu global güvenlik sorununun altına elimizi koyarak bilgisayar korsanlarının tekniklerini daha doğru ortaya çıkarmak ve çözüme katkı sağlamak için COVID-19 tehdit istihbarat programımızı açık kaynaklı hale getirdik. Bu program, yasal kurumların yardımıyla yerini tespit ettiğimiz saldırganların yakalanmasını sağlıyor, elde ettikleri bilgileri bilgisayarlarından siliyor ve böylece gizliliğin korunmasını sağlıyor. Herkese açık istihbarat programımızın yanında, Microsoft Tehdit Koruması (MTP) ve Microsoft Defender Gelişmiş Tehdit Koruması (ATP) ile müşterilerimizi cihazlarını ve e-maillerini tehditlere karşı korumaya devam ediyoruz.

Her yıl güvenliğin sağlanmasına katkı sunmak için 1 milyar dolardan fazla yatırım yapıyoruz. Her gün 8 trilyondan fazla güvenlik sinyali işliyor ve 3.500’den fazla siber güvenlik mühendisimizle kullanıcılarımızı proaktif olarak güvenlik tehditlerinden koruyoruz.

Web konferansı çözümlerine yapılan harcamalar %25 artacak

Sağlanan güvenlikle doğru orantılı olarak uzaktan çalışmaya imkân tanıyan platformların kullanımı artmaya devam ediyor. Bu yıl Şubat’tan sonraki aylarda ekiplerin uzaktan verimli ve güvenle çalışabilmesine imkân tanıyan Teams uygulamamızın kullanımında rekor artışlar gördük. Bir günde yapılan görüşme miktarı önceki aylara göre 3 katına, görüntülü toplantılar 10 katına, canlı yayınlar 5 katına çıktı. Bu artışın süreceğini öngörüyoruz. Gartner araştırma şirketinin raporuna göre, 2020 sonuna kadar bulut tabanlı web konferansı çözümlerine yapılan harcamalar %25 artacak ve 4,1 milyar doları bulacak. Salgından önce yapılan tahminler, uzaktan çalışma ve değişen iş gücü demografik özellikleri nedeniyle 2024 yılına kadar yüz yüze yapılan kurumsal toplantıların %60’tan %25’e düşeceğini belirtiyordu. Şimdi ise, salgın deneyiminden sonra, bu oranın daha da küçüleceğini söyleyebiliriz. Güvenliğin sağlanmasıyla birlikte video konferansı ve diğer konularda iş birliği sunan araçlara erişim kolaylaşacak ve uzaktan çalışmak hayatımızda daha fazla yer tutacak.

Beklenmedik bir anda yaşanan internet kullanım artışı başta da belirttiğim üzere ülkemizin dijital dönüşüm hızının artması için önemli bir zemin hazırlıyor, fakat zeminin sağlam ve güvenilir olması en az yapılacak yeni inşaatlar kadar önemli. Nereden çalıştığınızdan çok, şeffaf ve güvenilir bir platformda işlerinizi yürütmek yakın gelecekte daha kıymetli olacak.

Münir Kundakçı
Microsoft Türkiye Pazarlama ve Operasyon Genel Müdür Yardımcısı

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 101. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.