Unilever sürdürülebilirlik yol haritası birlikte oluşturuluyor

Dünyada 276 kilit paydaş ve 40 bin çalışana görüşlerinin sorulmasıyla birlikte Unilever sürdürülebilirlik yol haritası paydaşlarla birlikte belirleniyor.

Unilever’in Sürdürülebilir Yaşam Planı kapsamında geleneksel olarak düzenlediği Paydaş Çalıştayı, sivil toplum temsilcileri, sosyal girişimciler, akademisyenler, medya ve iş dünyasından 70’e yakın uzmanın katılımıyla gerçekleştirildi.

Çalıştayda, Unilever’in mevcut sürdürülebilirlik hedeflerinin ötesini anlamak ve paydaşlarının görüşlerini almak amacıyla gerçekleştirdiği küresel araştırmanın sonuçları ilk kez paylaşıldı. Unilever’in değer zincirindeki 276 kilit paydaşın yanı sıra dünya çapındaki 40 bini aşkın çalışanının katıldığı araştırma, şirketten gelecekte odaklanması beklenen öncelikleri ortaya koydu.

Taahhütlerin %80’i gerçekleştirildi

Şirket, 2010 yılında hayata geçen Unilever Sürdürülebilir Yaşam Planı çerçevesinde, büyümesini çevresel etkisinden bağımsız kılmak ve şirketin pozitif sosyal etkisini artırmak üzere verdiği taahhütlerin yaklaşık yüzde 80’ini gerçekleştirdi. Bu taahhütlerin arasında 1 milyar kişi için sağlığı ve refahı iyileştirme, çevresel etkiyi yarıya düşürme ve milyonlarca çalışanı, tedarikçisi ve perakendecisi için geçim kaynaklarını iyileştirme yer alıyor.

Hedefler, paydaşlarla birlikte belirleniyor

Sürdürülebilir yaşam markalarının, Türkiye’de de büyümenin lokomotifi olduğunu vurgulayan Unilever Türkiye, Orta Asya ve İran Yönetim Kurulu Başkanı Harm Goossens, küresel iklim değişikliğine ilişkin sorunların hala dünya gündemindeki yerini koruduğunu söyledi. Ürünleriyle her gün 2,5 milyar kişiye dokunan Unilever’in bu sorunların çözümünün bir parçası olmak için 2010 yılından bu yana Sürdürülebilir Yaşam Planı doğrultusunda çalıştığını belirten Goossens, başta çalışanları olmak üzere dünya çapındaki kilit paydaşlarının, mevcut sürdürülebilirlik hedeflerinin ilerisine ilişkin görüşlerini dinlemek ve anlamak üzere, bugüne kadarki en büyük ‘dinleme araştırmasına’ imza attıklarını kaydetti. Üç aydan daha uzun bir süre devam eden araştırmada katılımcılara, Unilever’in odaklanmasını istedikleri önceliklere ilişkin görüşleri soruldu.

Harm Goossens, dünya çapında gerçekleştirilen araştırma sonucunda analiz edecek çok sayıda veri elde ettiklerini söyleyerek, bu verilerden Unilever’in gelecek gündemini oluşturmak için yararlanacaklarını ve araştırma sonuçlarını Türkiye düzleminde paydaşlarıyla birlikte tanımlamak üzere Paydaş Çalıştayını gerçekleştirdiklerini söyledi.

Güven sorununun çözümünde öncü

Unilever Türkiye Sürdürülebilir İş ve İletişim Direktörü Ebru Şenel Erim de dünya genelinde ciddi bir güven sorunu yaşandığını ifade ederek, “Günümüzde insanlar birbirlerine, devletlere, sivil topluma ve hatta üniversitelere güvenmiyorlar. Unilever olarak, hayatın her alanında güven inşa etmenin kritik bir rol oynadığını düşünüyor ve bu konuda da öncü rol oynuyoruz” dedi.

Tüketicilerin sürdürülebilir markalara talebi artıyor

Unilever’in yaptığı diğer global araştırmalar da tüketicilerin sürdürülebilir markalara yönelik talebinin artmaya devam ettiğini gösteriyor. Tüketicilerin yüzde 33’ü sürdürülebilir markaları satın alırken, yüzde 21’i sürdürülebilir markaları satın alma eğiliminde olduğunu söylüyor. Böylece sürdürülebilir markaların potansiyel pazar payı yüzde 54’e ulaşıyor. Sürdürülebilirlik bir yaşam biçimi olmaya devam ederken bu durum Unilever için büyük bir fırsat olarak öne çıkıyor.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.