Unilever ilk TV reklamında sürdürülebilir yaşamı destekliyor

Martin Luther King, Gandhi, genç açlık savaşçıları ve Unilever’in kesişen noktaları nedir? Unilever’in “Project Sunlight” kampanyası kapsamında hazırladığı ve şirketin ilk  TV reklamı olan çalışma bunun cevabını veriyor. Kampanya sürdürülebilirlik, yiyecek yoksunluğu, hijyen ve yiyecek israfı  hakkında insanları bilinçlendirmeyi ve aynı zamanda genç insanların bu konudaki vizyonlarını paylaşabilmeyi hedefliyor.

İngiltere için hazırlanan reklamın konuşmacısı, 15 yaşındaki Grace

FMCG devi olan Unilever’in kampanya için hazırlanan reklam filmi 5 farklı pazarda yer almaya hazırlanıyor. İngiltere için hazırlanan reklam the X Factor Sunday sırasında, 9 Kasım’da yayınlanmaya başladı. Reklam Amerika televizyonlarında yerini 17 Kasım itibarıyla alacak.

Ogilvy & Mather tarafından hazırlanan 30 ve 60 saniyelik reklamlar Martin Luther King, Gandhi ve açlığa karşı savaşan gençlerin konuşmalarını içeriyor. Kampanyanın Amerika’daki destekçisi Feeding America isimli açlıkla mücadele kurumuyken İngiltere’de bu işi Oxfam üstleniyor.

Kampanya dahilinde her bir ülke, kendi pazarlarında öne çıkan sürdürülebilirlik konusu üzerine çalıştı ve her reklamda sürdürülebilir yaşam üzerine kendi ilham verici konuşmasını yapan genç insanlara yer verildi. İngiltere için hazırlanan reklamın konuşmacısı, 15 yaşındaki, Grace adında bir genç kız oldu.

İngiltere’de reklam, Unilever ve Oxfam’ın yayınladığı yemek israfı ve yemek eksikliği arasındaki paradoksu yansıtan rapordan ilham aldı. Bu rapora göre hanelerin %42’si sahip oldukları gelirle hayatlarının sürdürmenin ne kadar zor olduğundan yakınıyor; ancak insanların %75’i yenebilecek durumda olan yiyecekleri ziyan etmeye ve atmaya devam ediyor.

Unilever aynı zamanda, Oxfam’la beraber #ClearAPlate kampanyasını da başlattı. Kampanya insanları, yemek israf oranını düşürmeye katkı sağlamak amacıyla tabaklarındaki tüm yemeği bitirerek tabaklarını temizlemek konusunda harekete geçiriyor. Aynı zamanda bu kampanya aracılığıyla 500.000 yemeğin ihtiyacı olan ailelere ulaştırılması da hedefleniyor.

Unilever İngiltere’nin  Marka Yapılanması Birimi Başkan Yardımcısı Jon Goldstone konuyla ilgili olarak, “Bu Unilever tarihinde gerçekten ilginç bir hikaye – kurumsal markamızın halka açık bir yayın yapması ve üzerine çalışıyor olduğumuz şey. 2010’da Unilever Sürdürülebilir Yaşam Planı’nı başlattığımızdan bu yana sürdürülebilirlik konusunda çok yol kat ettik. Fakat tüketici alışkanlıklarını değiştirmek için hala büyük bir mücadele içindeyiz. Bu kampanya sayesinde müşterilerimizin bu konu üzerine daha fazla düşünmesini ve sürdürülebilir yaşama katkı sağlamalarına destek olmayı umuyoruz. Umarız insanlar uygun şartlarda yemek yeme şansı olmayanları da düşünerek kendi yemek israflarına bir dur diyebilirler” dedi.

Kampanyanın Amerika ayağında süren çalışmalarda ise, Unilever’in belirttiğine göre,  30 milyon yiyecek geçen 5 yılda, Feeding America tarafından insanlara dağıtıldı ve ayrıca ProjectSunlight.Us sitesi aracılığıyla insanlar bu kampanyaya katkıda bulunmaya çağırıldı.

McCumber: Düşmanımız aç insanlar değil, açlık!

Şirket her ne kadar sürdürülebilirlik konusunda bir bilinç yaratmayı hedefliyor olsa da bu kampanyanın arkasında şirketin kendi tanıtımını sağlamak amacı da var. Bu nedenle reklamlarda Dove, Suave, Lipton, Hellman’s ve Knorr gibi partner şirketlerin logoları da yer alacak.

Unilever, kurumsal markalaşma kampanyasına sürdürülebilirlik üzerinde çalışarak başlamıştı ve geçen yıl da bu çaba doğrultusunda Project Sunlight’ın online videosunu yayınlamıştı. Kurumsal marka ve sürdürülebilirlik çalışmaları, Unilever’in Küresel Pazarlama ve İletişim Müdürü Keith Weed’in yetki alanında bulunuyor.

Unilever’in Kıdemli Pazarlama Başkan Yardımcısı Marc Mathieu’ya göre ise İngiltere’de yayınlanan, Amerika ve Endonezya’yla beraber adı açıklanmayan iki ülkede daha yayınlanacak olan TV kampanyası bu iş için bir sonraki mantıklı adım.

Mathieu ayrıca reklamda, Kylee McCumber gibi haftada 185 çocuğa yemek ulaştırılmasını sağlayan genç liderlerin gösterilmesinin “daha fazlasını yapmanın mümkün olduğu konusunda ilham verici olacağını” da belirtti.

 

 

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.