artwork

Türkiye’de sanat pazarlaması

5 sene önce

0

Hem reklamveren hem de izleyiciler için çift yönlü fayda barındıran sanat pazarlaması kavramını, Türkiye’den kurumlar ve ajanslarla konuştuk.

“Hepimiz biliyoruz ki insanlar, ünlü sanatçıların eserlerini görmek isterler, oyuncuları meşhur olan filmleri izlerler, tanınmış yazarların kitaplarını okurlar. İşte sanatın pazarlaması bunun için vardır. Eğer sanat eserleri doğru ve yaratıcı bir şekilde pazarlanmazsa, sanatçı hak ettiği değeri elde edemez.” (1)

Floransa kökenli güçlü bir aile olan Medici’lerin kültür sanat sponsorluğu kavramını başlatmasının üzerinden yüzyıllar geçti. Günümüzde ise sanatın maddi anlamda desteğe hala ihtiyacı var.

Buna rağmen sanat ve pazarlama kelimelerinin yanyana getirilmesi zihinlerde hala birtakım “nahoş” anlamlara gelebiliyor.

Oysa ki durumun tam aksine, sanatsal aktiviteler iyi yönetilmesi gereken performanslar olduğundan, ciddi bir pazar payına da sahipler. Günümüzde bu iki kavramın daha çok içiçe geçtiğini ve etkileşimin arttığını söylemek mümkün.

Sanat pazarlaması hem reklamveren hem de tüketici için çift yönlü fayda barındırıyor. Denklemin bir tarafında hem bilinirliğini artıran hem de sanatı toplumla buluşturarak “lovemark” olma olasılığını barındıran marka, diğer tarafta ise maddi, lojistik sebepler veya içinde yaşanılan zamandan ötürü yetişemediği sanat projelerine erişebilen bir izleyici. Türkiye’de sanat faaliyetleri yürüten kurumlar ve ajansları ele aldığımız dosyamızda, gördük ki; günümüzde artık sanat pazarlaması, dijital pazarlama ile yeni ve yüksek bir ivme kazanarak kişiye özel deneyimler, sanal gerçeklik ve şehir pazarlaması gibi yeni unsurlar içeriyor. Cannes, Antalya, Venedik gibi şehirlerde düzenlenen festivaller ve etkinlikler de, şehirlerin marka değeri kazanmasına yardımcı oluyor.

Marka ve izleyici ilişkisi

Konuyla ilgili görüşlerini aldığımız İKSV Pazarlama Direktörü İrem Akev, kurumun markalarla ilişkisinin son derece olumlu olduğunu belirtirken, kreatif anlamda güçlü iş birliklerinin ortaya çıktığını söylüyor. Zorlu PSM Genel Müdürü Murat Abbas izleyiciler bakımından öne çıkan farklılığın ise, deneyimleme ve ilişkilendirme olduğunu söylüyor.

Hangi mecraları kullanıyorlar?

Kurumlara bakıldığında hemen hepsinin, tüm mecraları kullanmayı önemsediği ortaya çıkıyor. Dijital ise tabii ki geçerliliği ile açık ara önde. Pera Müzesi İletişim ve Etkinlik Programları Yöneticisi Fatma Çolakoğlu da, kültür kurumlarının dijital alanda daha aktif olmaya gittiğini belirtiyor.

!f İstanbul’da sanal gerçeklik deneyimi

Sanat ve dijital pazarlamanın bir diğer keşişim noktası ise !f İstanbul 2017’de gerçekleşti. Bu ilk kez düzenlenen !f Yarın kategorisinde, Samsung ortaklığıyla düzenlenen Sanal Gerçeklik ve İnteraktif Hikâyeler Sergisi, atölyeler ve forumlar ile izleyiciler farklı deneyimler yaşadı.
Son yıllarda ses getiren 13 işe yer verilen sergide; izleyicilere, sanal gerçeklik gözlüğüyle bir tecrit hücresinde yer almak, 20. yüzyılda İstanbul’da değişen gündelik hayat akışına dahil olabilmek, bilimkurgu yazarı Philip K. Dick’in android halini görebilmek, ses kayıtlarıyla bir ayaklanmaya dahil olmak ya da ormanda yaşayan canlıların gözünden ormanda keşfe çıkmak gibi deneyimler sunuldu.

Türkiye’den kurumlar ve ajansların görüşlerine ise aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz:

Akbank Sanat Müdürü Derya Bigalı: Sanat, markamıza toplumda itibar katıyor.

bkz. İletişim Kurucusu Banu K. Zeytinoğlu: Sanat PR’ında işe inancınız olmazsa başarmak zor.

Can Yayınları Genel Müdürü Can Öz: Pazarın potansiyel değişimini kestirebilmek gerekiyor.

Daniska Kreatif Direktörü Erkul Yazgan: Gel, gör, duy, hisset, düşün, yaşa demek için…

İKSV Pazarlama Direktörü İrem Akev: Kreatif anlamda güçlü iş birlikleri ortaya çıkıyor.

İstanbul Modern Pazarlama Müdürü Ebru Eğilmez: Odağımıza ziyaretçilerimizi alıyoruz.

Pera Müzesi İletişim ve Etkinlik Programları Yöneticisi Fatma Çolakoğlu: Dijital mecralar bizim için çok önemli.

SALT İletişim ve Yönetim Direktörü Derya Açar Ergüç: Artık izleyen değil, değiştirenleriz.

Zorlu PSM Genel Müdürü Murat Abbas: En önemli unsur deneyimlemek ve ilişkilendirmek.

 

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye Şubat 2017 sayısında yayımlandı.

(1) Temel Aksoy

 

Senin için
Tümünü göster
Nissan 500 binin üzerinde aracını geri çağırdı

Nissan, elektrik motoru parçasının alev almasına yol açabilecek bir arıza...

Rolls Royce Türkiye’de satış rekoru kırdı

Rolls-Royce Motor Cars İstanbul, 2013 yılındaki açılışından bu yana Rolls-Royce...