Tüm kaynakları daha verimli kullanmak

Akfen Yönetim Kurulu Üyesi Pelin Akın Özalp, yaklaşık 10 yıldır yakından izlediği sürdürülebilirlik konusunu, bugün zamanın getirdiği yeniliklere bağlı çeşitli güncellemelerle Akfen’in tüm şirketlerine nasıl yaydıklarını anlattı.

Sürdürülebilirlik kavramı, tüm dünyanın son dönemde koşar adım ayak uydurmaya çalıştığı önemli bir konu olarak karşımızda. Yurtdışında eğitimimi tamamladıktan sonra Türkiye’ye dönüşte çalıştığım TAV Havalimanları şirketimizde mesaimin büyük bölümü sürdürülebilirlik çalışmaları üzerine olmuştu. Şirketin Küresel Raporlama Girişimi (GRI) standartlarına göre hazırlanan sürdürülebilirlik raporu projesinde görev aldım.

Yaklaşık 10 yıldır yakından izlediğim sürdürülebilirlik konusunu bugün zamanın getirdiği yeniliklere bağlı çeşitli güncellemelerle Akfen’in tüm şirketlerine yayıyoruz.

Akfen Holding olarak aslında kurulduğumuz 1976 yılından bu yana faaliyet gösterdiğimiz farklı sektörlerdeki şirketlerimizin tümünde sürdürülebilirlik anlayışı zaten yer alıyordu. O zamanlar bunun temelinde “verimlilik” esası bulunuyordu.

Her türlü kaynağı daha verimli kullanmayı hem sorumlu işletmeciliğin bir gereği, hem de sorumlu vatandaşlık görevi olarak gördük. Bunu önce kendimize, daha sonra ise çevreye, insanlığa ve gelecek kuşaklara duyduğumuz saygının da bir ifadesi olarak kabul ettik.

Bu faaliyetlerimizi uluslararası alanda prestijli alanlar ile destekledik. Akfen olarak sürdürülebilir gelişmeyi ve iyi kurumsal vatandaşlık uygulamalarını destekleyen gönüllü bir girişim olan Türkiye’de Birleşmiş Milletler’in Küresel İlkeler Sözleşmesi’ni ve Kadının Güçlenmesi Prensipleri’ni (WEPs) imzalayan ilk Holding unvanını aldık.

Tüm dünyada kendisine önemli bir yer edinen sürdürülebilirlik anlayışının sadece ülke özelinde değil bölgesel ve küresel kalkınmanın da en önemli unsurlarından birini oluşturmasından hareketle bu önemli alanı sosyal sorumluluk projelerimize entegre ettik.

“Akfen Holding olarak gerçekleştirdiğimiz yatırım ve insan odaklı projelerle ülkemizin sürdürülebilir ekonomik kalkınmasında itici güçlerinden biri olurken, diğer yandan taşıdığımız ve sahip çıktığımız değerler bakımından da örnek bir şirket olma heyecanımızı 45 yıldır devam ettiriyoruz.”

 

Akfen Holding’in sosyal sorumluluk projelerini üstlenen Türkiye İnsan Kaynakları Eğitim ve Sağlık Vakfı (TİKAV) kanalıyla ülkemizin birçok farklı noktasında kadınlar, gençler ve çocukları temeline koyduğumuz eğitim odaklı çeşitli projelerimiz ile yaşadığımız toplumun yaşam kalitesini yükseltmeyi hedefledik.

TİKAV eliyle Bireysel Gelişim Programı ve Uluslararası Ödül Programı Türkiye programları ile gençler, Ulusal Projelerimiz ile kadın ve çocuklar olmak üzere şimdiye kadar direkt olarak 30 bin kişiye dokunduk. Gelecek 5 yılda bu sayıyı 100 bin kişiye çıkartmayı hedefliyoruz.

Yatırımlarımızda sürdürülebilirliğe dikkat etmemiz bir yandan toplumsal görevlerimizi yerine getirmemizi sağlarken, diğer yandan finansman koşullarını da daha ulaşılabilir kılıyor. Sadece su, güneş ve rüzgârdan 706 MW’lık elektrik üretimi yaparak 2 milyon kişiye her yıl temiz enerji sağlayan yenilenebilir enerji yatırımlarımızı hayata geçirmemizde bu tür koşullardan önemli ölçüde faydalandı.

Akfen Yenilenebilir Enerji olarak sahip olduğumuz santrallerde ürettiğimiz yeşil ve temiz enerji sayesinde 4 milyon tona yakın karbondioksite eşdeğer azalımı sağladık. Bu rakam yaklaşık 562 bin ağacın sağladığı temiz havaya eşdeğer olarak kabul ediliyor. Öte yandan şirketimiz, uluslararası derecelendirme kuruluşu Moody’s’in bir şirketi olarak varlık yöneticilerini ve yatırımcıları bilgilendirmek üzere kurulan Vigeo Eiris’in hazırladığı sürdürülebilirlik raporunda 67 skor üzerinden A1 notu alarak dünyadaki 4914 şirket arasından 46’ncı sırada yer aldı.

Bugün Akfen Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO) şirketimiz, SPK Sürdürülebilirlik İlkeleri Uyum Çerçevesi kapsamında Çevresel, Sosyal, Kurumsal, Yönetim (ÇSY) çalışmalarını yürütüyor. Acacia Maden şirketimiz 6 ayda bir Çevre ve Halka İlişkiler Raporu hazırlayıp yaptığı sürdürülebilirlik çalışmalarını ilan ederken, Akfen Çevre ve Su şirketimiz ile her yıl 9 bin atığı toplayıp yeniden ekonomiye kazandırıyoruz. Her yıl ortalama olarak 34 milyon yolcu ve 7 milyon aracın ulaşımını sağladığımız İstanbul Deniz Otobüsleri (İDO) şirketimiz ile de deniz araçlarımız ve kara tesislerimizden kaynaklanan tehlikeli ve tehlikesiz atıkların bertarafını ve geri dönüşümünü sağlamaya yönelik anlaşmalarda bulunuyoruz.

Bugün Akfen Holding’in iştirak ve bağlı ortaklıklarının çalışmalarını Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UNGC) ve Kadının Güçlenmesi Prensipleri’nin (WEPs) uygulanması ve Sürdürülebilir Kalkınma için Küresel Hedefler (SDGs) doğrultusunda Sürdürülebilirlik Raporu’muzu da hazırlamaya devam ediyoruz.

Ayrıca tüm iştirakler ve yöneticilerimiz ile Türkiye’nin sürdürülebilir ekonomik büyümesine katkıda bulunmak amacıyla kurulmuş Deniz Temiz Derneği (TURMEPA), Yönetim Kurulunda Kadın Derneği (YKDD), Türkiye İş Kadınları Derneği (TİKAD) gibi dernek ve sivil toplum örgütünde de aktif olarak rol alıyoruz.

Bununla birlikte son dönemde “etki yatırımları” olarak da bilinen, finansal getiri yanında pozitif, ölçülebilir sosyal ve çevresel etki yaratmayı amaçlayan girişimlerle de yakından ilgileniyoruz.

Akfen Holding olarak gerçekleştirdiğimiz yatırım ve insan odaklı projelerle ülkemizin sürdürülebilir ekonomik kalkınmasında itici güçlerinden biri olurken, diğer yandan taşıdığımız ve sahip çıktığımız değerler bakımından da örnek bir şirket olma heyecanımızı 45 yıldır devam ettiriyoruz.

Pelin Akın Özalp

Akfen Yönetim Kurulu Üyesi 

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 116. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.