The Atticism geleneksel PR’a odaklanıyor

Atticism kurucusu ve yöneticisi Renae Smith

İngiltere’de de ofisi olan Avustralya merkezli butik PR ajansı Atticism, personelin geleneksel PR yerine sosyal medyada çok fazla zaman harcadığını fark etti.  Atticism’e göre müşteriler bu sahte ekosisteme binlerce dolar döküyor.

PR ajansları, müşterilerine sosyal medya aktivitelerini artırmayı öğütlüyor ama onları yönetmek istemiyor. Diyorlar ki: “ Hesaplarınızda, video ya da fotoğraf paylaşmayacağız. İçeriklerinizi ivmelendirmeyeceğiz ya da paylaşım veya beğeni için ava çıkmayacağız. Gerçekte, sosyal medya hesabınızı bile istemiyoruz.”

Bu davranış markaların influencer’lara ve sosyal medya kanallarına daha fazla para dökmesine neden oluyor.

Ajans, artan müşteri talebine bağlı olarak 2018’in başlarında sosyal medya ve influencer harcamalarını artırdı ancak bir buçuk yıl sonra bunu tamamen azalttı.

Atticism’in kurucusu ve direktörü Renae Smith, PRWeek’e çalışanlarının zamanlarını nasıl harcadığını analiz ettiğinde; yaklaşık %80’inin sosyal medya, %20’sinin geleneksel PR’a zaman ayırdığını söyledi.

Smith, ajansın tüm sosyal medya çalışmalarını iptal etme ve geleneksel PR disiplinine odaklanma kararını aldı. Renae Smith, “veri gizliliği ve marka güvenliği skandallarıyla dolu bir endüstri, sosyal medya. Platformlardan biri olan Instagram, fotoğraf beğenilerini kaldırmayı deniyor…” diyor.

Aldıkları karar sonrasında başlangıçta ağır bir darbe aldıklarını, faturalarının %50’den fazla düştüğünü ifade ediyor ve diyor ki, “çok korkmuştum ancak şubat ayından sonra bizlerle iletişime geçen müşteriler çok daha yüksek profildeydi. Bizimle yalnızca PR için yakınlık kurdular. Bu durum beni çok iyi hissettirdi çünkü PR’ın gücüne inanıyordum ve beni yanıltmamıştı. Şimdi ekonomimiz önceki durumumuza göre daha iyi bir noktada.”

İşe yaramayan ölçüler ve dolandırıcılık
Atticism’in sosyal medyayı bırakmasının tek nedeni kaynakları dikkatli kullanmak değildi.

Reane Smith, “influencer içeren sosyal medya kampanyaları müşterilerin istedikleri kadar başarılı olmadı. Bunun bir nedeni, endüstrinin başarıyı ölçmek için beğeniler ve takipçiler gibi makyaj ölçümleri kullanması. Avustralya’daki en büyük oyuncak ithalatçısı ile çalışıyorduk ve bize sosyal medya işleri için çok fazla kaynak aktarıyorlardı. Rakamlarla bütün alanları işaretlememe rağmen, bunun çok para kaybı olduğunu düşündüm. Müşterimiz 1.7 milyon insanın oyuncaklarını görmesini istiyordu. YouTube reklamlarının 10000 izleyiciye ulaşması hedefleri vardı. Bir influencer programı başlattık, mikro influencer’lar ile çalıştık. Oyuncak gönderdiğimiz influencer’lar oyuncaklarla beraber fotoğraf çekti.  Beğeni ve görüntülenme aldılar, böylece kampanya “başarılı oldu” ancak sahte bir şeye para ödediğimi biliyordum. Influencer’ların tümü birbirlerinin gönderilerini ve yorumlarını izliyordu. Her birine yorum yapan 30 kişi aynıydı. Influencer’ların bir kapalı grupları olduğunu keşfettik. Birbirlerinin daha fazla iş almasını sağlamak için beğen butonuna basıyor ve farklı hesaplardan yorum atıyorlardı” diyor.

HypeAuditor tarafından yapılan son bir araştırma, İngiltere Instagram kullanıcılarının çoğunun organik olmadığını (sahtelik içerdiğini) fark etti.

Trustinsights tarafından yapılan 6 ay boyunca 3.637 markanın 1.430.9999 Instagram gönderisini analiz eden bir başka çalışmada, ortalama etkileşim oranlarının %1.1’den, %0.9’e düştüğü tespit edildi.

150 moda influencer’ının yaptığı bir incelemede, şubat ayında en fazla %4 olan etkileşimin haziran ayında b  %2,4 olacağı belirlendi .

Araştırmalar, influencer hedef kitlelerinin erişim ve katılım ölçüsü olarak kullanılmasının yanlış olduğunu vurgulamaktadır. Zayıf etkileşim oranları, Smith’i influeancer’ları sepetlemeye iten tek şey de deildi.

Reane Smith, “ Influencer’ların Türkiye’den, Çin’den, diğer birçok ülkeden takipçilerinin olması ve asla Avustralya’dan alışveriş yapmayacak olması da başka bir nedendi bizim için” diyor ve ekliyor “ hedefimizde olmayan beğeniler ve görüntülenmeler için binlerce dolar doları çöpe attığımı düşünmemi sağladı bu veriler. Para kazanıyorduk, hedefleri tutturuyorduk ancak müşterimiz daha fazla oyuncak satmayacaktı, bunu biliyordum.”

The Atticism influencer’lar ile çalışmayı 18 aydır reddediyor fakat saygı duyulan, endüstri de lider olarak görünen insanları da arıyor.

Atticism’in sosyal medya çalışmalarını azaltma kararı daha büyük kurumlar için uygun olmayabilir ancak etkileyici ekosistemin bütünlüğü ve geleneksel PR’ın gücü hakkında soru sorumamıza, düşünmemize yardımcı oluyor.

Kaynak: https://www.prweek.com

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.