Taçsız bir kralla ne yapılır?

5 sene önce

0

Üzücü ve hatta trajik bir haber okurken bir anda nereden geldiğini bilmediğim ve müthiş yüksek bir seste reklam jingle’ı başlıyor, panik halinde bulunduğum sayfaya bakıyorum sayfanın hem yukarısında hem de aşağısında reklam videoları çoktan açılmış bağırıyorlar, üstelik hiç ilgilenmediğim bir konuda, üstelik böylesi bir haberde… Biraz sinirlensem de kapatmayı başarıp devam ediyorum. Bu defa da üyesi olup düzenli olarak içerik ürettiğim siteye giriş yapıyorum. Ve ekranımı kaplayan yine benimle yakından uzaktan alakası olmayan bir reklam karşıma çıkıyor. 10, 9, 8, 7…1 ve reklamı kapatabilirim.

Açıkçası reklamlarla içeriğin şık, pozitif anlamda ilgi çekici bir şekilde bir araya gelemediği durumlar yaşadıkça “içerik kraldır”, içerik pazarlaması, premium content gibi terimler bana pek de netmiş gibi gelmiyor. Madem hepimiz kralın kim olduğunu biliyoruz, neden ona o değeri verip tacını takmıyoruz? Ya da neden ondan sadece kendi krallığını yönetmesini beklemek yerine gereğinden fazla sorumluluklar verip bir sorun olduğunda günah keçisi olarak ilan ediyoruz? Peki ya o kaliteli içeriği üretenler… Onlardan gerçekten kaliteli içerikler üretmelerini mi bekliyoruz; yoksa “aman canım artık herkes içerik üretiyor, alalım birini yazsın işte” mi diyoruz.

Şimdi biraz daha dürüst olup bütün bu kavramları düşünme vakti gelmedi mi? Bu sayımızda Roundtable ile beraber ezbere bilinen bu kavramları yeniden sorguluyoruz.

 

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye Haziran 2017 sayısında yayımlanmıştır.