SXSW14’te ilk 2 günde öne çıkan 5 tema

Jam’in planlama direktörü Simon McEvoy, Austin’de gerçekleşen SXSW14’ün bu yıl, teknik yeniliklerin mucizelerinin ötesinde çok daha ölçülü bir görünüm sergilediğini söylüyor.

Simon McEvoy… Planlama direktörü, Jam.

McEvoy’a göre 48 saat’lik konuşma ve panellerden sonra 5 temanın yavaş yavaş ortaya çıkmakta olduğu görülüyor…

1: Veri güvenliği, güvenliğimize karşı büyük bir tehdit oluşturuyor

Cumartesi sabah binlerce insan mağarayı andıran bir oditoryuma toplanarak Julian Assange’ın Wikileaks macerasını ve NSA gibi ajanslardan data hırsızlığının tehlikelerini dinledi. Assange, “Neden insanoğlunun özgürlüğünü sağlayan en büyük icat olan internet totaliter bir gözetleme sistemine hizmet eder hale geldi?” ya da “Amerika ve Çin gibi ülkelerin vadettiği üzere yeni standartlarıyla internet daha mı iyi olacak yoksa daha mı kötü?” gibi sorular sordu.

Assange bir birey olarak fikrini kutuplaştırırken ve sıklıkla komplo teoricilerinin retoriğini kullanırken, vermek istediği mesaj aslında çok netti: Bizler artık yerimizde oturup bu devasa insan hakları ihlalinin devam etmesine izin veremeyiz.

Google’dan Eric Schmidt de bir önceki gün online datanın kötüye kullanımının tehlikelerinden bahsetmişti. Online savaşın dünya hükümetinin öncelikli konusu olacağı, özgürlüğümüzden, liderlerimizden ve güvenliğimizden ödün vermemiz gerekeceği kesin görünüyor.

2: Özel hayata karşı takındığımız tutum değişmeli

Her konuşmacının üzerinde durduğu bir konu, çocuklarımızı dijital ayak izlerini bırakmaları konusunda eğitmemiz gerektiği konusu oldu. bu izler kalıcı ve metinden bağımsız olarak kullanılabilir, sizlere büyük zararlar verebilir, bu yüzden bu konuya da ekonomik durumunuz ve sağlığınız kadar önem vermelisiniz. 16 yaşındaki Maisie Williams (Game of Thrones dizisinin Arya Stark’ı), oldukça eğlenceli geçen “Six Degrees of Kevin Bacon 20 years on”(Altı derecelik Kevin Bacon oyunu 20 yaşında) başlıklı konuşma boyunca güçlü ve etkili bir biçimde Instagram ve Twitter’deki kamuya açık profillerini, Facebook’taki dışarıya kapalı profillerle karşılaştırarak, nasıl idare ettiğini anlattı. Williams şöhreti yüzünden dikkatli olması gerektiği tavsiyesine uyuyordu ama bu dikkati sadece ünlü çocuklar değil, hepsi göstermeli.

3: Teknoloji ve biyoloji hızla birleşmeye başlıyor

Konferanslarda dile getirilen en yenilikçi düşüncelerden biri teknoloji ve biyolojinin birleştiği görüşü oldu. MIT’ten Joi Ito bize insan yapımı yapıları tamamlayan ipek böceklerinin çok güzel görüntülerini gösterdi ve “nasıl ki interneti öğrendik, yakın gelecekte hepimiz biyomühendisliği de öyle öğrenmek zorunda kalacağız” dedi. “Full of Tomorrow” başlıklı konuşmadan Paul Kemp-Robertson ve James Kirkham “Arayüz olarak İnsan Vücudu” üzerine konuştular ve görsel data ve epidermal elektronik bilimiyle dünyanızı değiştirecek fonksiyonel kontakt lensler gibi teknolojileri açıkladılar. Bu lensler vücut ısısında ya da neminde meydana gelen en ufak değişiklikleri bile okuyarak bize uyarı yapacaklar.

4: Girişimcilik yapımcılar ve hacker’lardan sorulacak

Eski model iş yapma biçimlerini teknolojiyi kullanarak yeniden tanımlamak ve iş hayatını kolaylaştırmak gerçek girişimciliği oluşturacak. “Bitcoin & Math Based Currencies: Road to $100 BN” başlıklı panelin konuşmacıları, anında ve tamamen güvenli bir şekilde fon transferi sağlayan  elektronik ödeme sistemlerini göklere çıkardılar. Bitcoin’in güncel formunda gerekli cevabı sağlayıp sağlayamadığına dair şüpheler olsa da finansal sistemimizi nasıl demokratikleştireceğimiz ve kullanıcılara açabileceğimiz sorusu Bitcoin topluluğunun cevap bulmak için işe koyulduğu bir soru.

MIT Media Lab’de, vinçler üzerinde, herhangi bir büyüklükte olabilecek ve  muhtemelen tüm bir binayı inşa edebilecek 3D printer’lar geliştirmeye başladılar. İşletmelerin bu tarz yeniliklere para yatırmak için bir anda ortaya çıkmalarını izlemek büyüleyici olacak.

5: Bilim hala şaşkına uğratma ve ilham verme kapasitesine sahip

Özel hayat ve güvenlikle ilgili tüm bu vahim durumla birlikte bilim hala etkileyen, ilham veren ve merakı cezbeden inanılmaz  bir kapasiteye sahip. Şimdiye kadar olan konferansların en önemli konuğu şüphesiz astrofizikçi Neil deGrasse Tyson idi. ABD, konu bilim eğitimi olunca büyük zorluklarla karşılaşıyor: Amerikalıların %40’ı astrolojinin bilime dayandığını, %25’i de güneşin Dünya etrafında döndüğüne inanıyor. Ama deGrasse Tyson eğitim ve ilham için kesinlikle doğru adam. Kendisi konuşmasının sonunda “kozmik bakış”a değindi. Bu tanım, uzaydan minnacık gezegenimize baktğımızda ya da evrendeki diğer varlıkların gözünden baktığımızda savaşlarımız, anlaşmazlıklarımız ve endişelerimiz ortadan yok oluyor. Evreni keşfetmek ve hakkında daha çok şey öğrenmek için daha büyük çabalar sarf etmeye karşı olanlar tam anlamıyla saçmalıyorlar. deGrasse Tyson’ın bahsettiği bu bakış açısı hepimizi birleştirmeye yardımcı olabilir oysa ki.

Bu son temayı önümüzdeki günlerde daha çok görmeyi umuyorum.

 

Kaynak: Campaign UK

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.