Sue Unerman: Bu işten çıkarınız ne?

MediaCom Dönüşüm Yöneticisi Sue Unerman, “Kişisel kazanım ve ödülün her şeyin üzerine çıktığı bir kültür başarılı olamaz” yorumunda bulunuyor.

Bu yazıyı okuduktan sonra, yükselme, maaşınızı artırma, daha çok beğenilme ihtimaliniz yükselecek ve eve erken dönme şansınız artacak.

Dikkatini çektim mi?

“Benim bu işten çıkarım ne?”, pazarlama, yönetim ve yaşam stratejileri açısından düşünüldüğünde kısa vadeli ve sürdürülemezdir. Başarılı bir kısa vadeli pazarlama taktiği olabilir (bir alana bir bedava, kazanma şansı için mesaj atın, her ürünle bedava dudak parlatıcısı), ancak bu durum hızlı bir düşüşe neden olabilir.

Bu taktiği pazarlama yapan ilk kişi olduğunuz zaman geçici avantaj elde edebilirsiniz. Sektörünüzdeki tüm markalar satışlarını veya pazar paylarını artırmak için bu yöntemi kullanmaya başladığında hâlâ aynı taktiğe güveniyorsanız, dibe doğru iniş başlamış demektir.

Güçlü bir markanın alışveriş sepetine girebilmek için indirim yapması gerekmiyor. Marka gücü, başarılı uzun vadeli pazarlamanın gerçek geri dönüşlerinden biridir. Bu yıl jürisinde yer aldığım IPA Etkinlik Ödülleri’nde kazanan projeler, kısa vadeli indirimlerin uyuşturan etkisinin ötesinde, farklılık yaratma ve etkinliği artırma konusunda güçlü hikayelere sahipti.

“Benim bu işten çıkarım ne?”, ayrıca personelin yönetilmesi için de bir yol olabilir. Açık bar, yaz pikniği, ücretsiz bisküviler. Tüm görevlerinizi bitirdiniz ve bir ödül bekliyorsunuz. Tabii ki personel eğlence, dinlenme ve rahatlama ihtiyacı duyuyor ancak onlara gösteri yapmaları için eğitilmiş evcil hayvanlar gibi davrandığınız bir kültür onları geliştirmez veya işinizi büyütmenize yardımcı olmaz.

Peki ya herhangi bir ödül vermeden iş tanımının ötesinde bir görevin yerine getirilmesini isterseniz ne olur? Eğer kültür, sadece bir balık kapma umuduyla hareket eden fokların performansı gibiyse, bunu başarma şansınız zayıftır.

Güçlü bir ekip, birbirinin çıkarını gözeten bireylerden oluşur, işin içinde sadece kendilerine verilecek bir ödül varsa yer alanlardan değil. İnsanlar sadece kendi çıkarlarına göre hareket etmezler, yalnız kendi kazançlarını düşünmezler. Topluluk mühimdir, ekip olmak önemlidir ve iyi yöneticiler, kişisel ödül için çabalamanın ötesine geçen iyi bir takımın üyelerini cesaretlendirmenin ve ödüllendirmenin yollarını bulurlar.

Tabii ki bütün yöneticiler bunu yapmaz. Ekiplerindeki bireyleri övgü ve terfi için birbirleriyle rekabet etmek üzere görevlendirenler de var. Buna en iyi yanıt, organizasyonun dışında da çok fazla rekabetin var olduğunu göstermek, bu nedenle Game of Thrones’un kötü bir parodisine benzeyen iç rekabetler yaratmanın zaman ve enerji israfı olduğunu anlatmaktır.

Elbette iki tarafı da memnun edecek bir ödüllendirme söz konusu olmalı. Sizin de bu işten bir çıkarınız olmalı. Ama eğer ilk ve tek kriter buysa, sonuç pek de güzel olmaz. Eğer profesyonel veya kişisel yaşamınızda “Bu işten benim çıkarım ne?” isimli hamster tekerleğine girip koşturmaya başladıysanız, o tekerlekten çıkıp büyük resmi görme zamanınız gelmiş demektir. İş yerinde başkalarına yardım edecek şekilde davranmanın birçok yolu var. Haksızlığa şahit olduğunuzda, seyirci kalmayın. Gözardı edilmiş, zorbalığa uğramış ya da susturulmuş olanlar adına konuşun.

Bu işten çıkarınız ne? Sabahları uyanmak ve mutlu bir şekilde işe gitmek için gerçek bir nedene sahip olmak.

Sue Unerman

MediaCom Dönüşüm Yöneticisi

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 82. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.