‘Sosyal beceriler’ artık daha değerli 

Sektörümüzdeki en büyük engellerden biri, yeteneklerimiz arasındaki diyalogların çok sık tek yönlü hissettirmesi olabilir mi?

Belki komuta kontrol liderlik günlerinden kalma, en büyük bilgi kaynağının en baştan/üstten katlanarak arttığının varsayıldığı bir kültürü sürdürmekten dolayı sık sık suçlandık. Libby De Lana’nın son yazdıklarına göre; sadece zamanla edinilebilen belirli beceriler var: Eş sayıda başarı ve başarısızlık, yeteneğe bütünsel bir yaklaşım, hassasiyet yoluyla bilgelik ve onların her adımındaki ağırbaşlılık…

Bu tür kuruluşlar genellikle kıdemli yetenekler ve ara kademelerden gelenler arasındaki konuşmalar için kaynak sağlar. Fakat ajanslardaki yaş ayrımcılığını ortadan kaldırmaya ve günümüzdeki yeteneklerle daha fazla bağlantı kurmaya çabaladığımızda “sosyal becerilerin” hüküm sürdüğü ve çift yönlü diyalogların giderek arttığı bir kültüre nasıl yönelebiliriz?           

Sektör olarak son birkaç yılda sağlık ve çalışma yöntemlerine olan yaklaşımımızı değiştirmek için büyük adımlar attık – aramızdaki aileler için gereken daha büyük bir desteğin, daha genç bir iş gücünün değeri ve her türlü ek iş takibinin yansıması. Ancak yapısal değişiklikler alanı oluşturmaya başlasak da kişiler arası doğaya olan bağlılığımızın gelişmesi daha yavaş gerçekleşmiştir. 

Kıdemli mentorlerin rolü; kendi başlarına risk alamayacak kadar güven hissetmedikleri bir yöne doğru gitmeye zorlandıkları zamanlarda çeşitli yetenekler için uzun zamandır hayatta kalma donanımı olmuştur. İnsanlığın bir arama motoruna verdiği cevap, bilinmeyenleri aydınlatmaya hazır olduğunda; sürekli gelişen medya tabiatında olmak, iş hayatına girenler için daha az göz korkutucu olabilir.

Yıllarını teknoloji, kültürel ve jenerasyona ait değişimler yoluyla mesleğini iyileştirmeye harcayanlar, pratiklerinde bütünsel bir anlayışa sahip. Bu deneyim paylaşıldığında ise her zaman daha geniş bir ekip tarafından hoş karşılandığını gördüm.

Yetenek, neredeyse projeleri sona erdirmiş veya kişisel taleplerini ve profesyonel hayatlarını yönetmekte – gerçek bağlantıların kurulmasında hayati öneme sahip olan hassas bir noktadır – zorluk çeken en başarılı liderlerin tecrübesinden bile avuntu ve cesaret buluyor. Bu “sosyal beceriler” kümesi; farkındalık, bağlantı kurma yeteneği ve gerçek merak, şu an inkar etmesi imkansız olan liderlik özelliklerinde adeta kutsallaşmış durumda.

Bu şeffaflıktan gelen değer değişimi, en üstteki bu yetenek grubundan alınması gereken büyük dersler için yeterli kanıt olduğuna işaret ediyor. Sıklıkla en bilgili ve dijital ortamda yetişmiş jenerasyonlar olarak anılan Y ve Z jenerasyonu, eşit derecede şefkat ve duygusal zeka ile desteklendi. İş – yaşam dengesinden beklentileri; iş hayatında var olma, liderlerin şeffaflığı ve çalışma şekillerine (modern hayatın iş yerini hepimiz için daha iyi bir yönde değiştirmeye yardımcı olmuş) esnek bir yaklaşım.  

İş dışında, dijital dünyada doğan ve sosyal medya yoluyla yayılan kültürel eğilimleri kullanıyorlar, bu da markaların onların yarattıkları dilde nefes almasını ve yaşamasını sağlıyor. Doğuştan paylaşanlar olarak bilgiyi aktarmaya olan isteklilikleri, liderler için bu diyalogların çift yönlü bağlamını yürütebilmesi anlamında bir fırsattır.  

İşletmemiz insan ile bağlantı yaratma, gözlemden içgörü elde ediyor, veriyi anlıyor ve bunun arkasındaki sorunları çözme üzerine gelişiyor; bunların hepsi iletişimin gücü ile yönetiliyor., Bir sektör olarak konuşmayı kendimizle gurur duyduğumuz bir sanat olarak tanımlarız ve aynı müşterilerimizle yaptığımız gibi kendi aramızdaki diyaloglar da bireyler olarak ve işimiz için bir değer değişimini müjdeler. 

İnce işler için çabalama vakti…

Unlimited Group CMO’su Sarah Shilling 

 

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 90. sayısında yayımlandı.
Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.