Sizi geceleri uyanık tutan nedir?

Campaign UK Yazarı Nicola Merrifield, ajans liderlerinin hibrit çalışma modeli hakkındaki düşüncelerini ve temel endişelerinin neler olduğunu aktarıyor.

Reklam sektöründe evden çalışma son 1,5 yılda o kadar yaygın hale geldi ki, şu anda herkes şu soruyu soruyor: Ofise geri döndünüz mü? Pandemi öncesindeki eski çalışma yöntemlerini yeniden uygulamaya koymak kolay değil. Şimdi “hibrit” çalışma modeline yoğun bir ilgi var. Çalışanların haftanın bir bölümünde ofiste, geri kalanında evden veya uzaktan çalıştığı bu model, ajanslarda popülerliğini kanıtlıyor.

90 ajans lideriyle yakın zamanda yapılan bir Campaign anketi; ofislerinin açık olduğunu belirten %91’i için, çoğu personelin haftada üç kez geldiğini tespit etti. Yaklaşık %50’si haftada iki kez, %16’sı ise haftada bir kez geldiğini söyledi. Sektörün çoğu için evden çalışma seçeneğini göz önünde tutmak olası görünüyor. Bir ofise gidip gelmek yerine ailesi ve arkadaşlarıyla daha fazla zaman geçirmek isteyen personel için bu seçenek popüler olmaya devam edecek.

Dikkate alınması gereken başka konular da var. Ofiste olmayanların, iş arkadaşlarıyla aynı fiziksel alanda bulunmanın getirdiği yaratıcı kıvılcımı kaçırma potansiyeli, yani ekiplerin ayrı kalması ne anlama gelir? Evden çalışanlar için ofisteki dikkat dağıtıcı şeylerden uzakta daha üretken olmak daha kolay olabilir ancak bu aynı zamanda daha ağır bir iş yükü anlamına da gelebilir.

Campaign, ajans liderlerine hibrit çalışma modeli hakkındaki düşüncelerini ve temel endişelerinin neler olduğunu sordu.

Fiona Gordon (CEO – Ogilvy UK)

Hibrit çalışma o kadar büyük bir fırsat ki, eğer becerebilirsek önümüzdeki yıllarda hepimizin daha rahat uyumasına yardımcı olabilir. Geniş pencereleri ve oturma alanları, manzaralı çatı katı restoranımızla nehir kenarında merkezi bir ofise sahip olmak, aylar sonra ofise gelmeyi oldukça özel kılıyor. Buna ek olarak yeni ortak çalışma alanlarımızda onlarla fikirler yaratmanın ve karşılıklı olarak tartışabilmenin heyecanı var. Doğru yerde doğru iş üzerinde daha fazla özgür çalışabileceğimiz, esneklik ve sürekli adaptasyon taahhüdüyle desteklenen hibrit çalışma, gerçekten özgürleştirici olabilir; her iki açıdan da çok daha geniş yetenekleri çekmemizi ve elde tutmamızı sağlayabilir.

Luke Bozeat (Operasyon Direktörü – MediaCom UK)

Peki beni geceleri ayakta tutan ne? Hibrit çalışma şu anda listemin başında. İnsanların nerede çalışacaklarını seçtikleri, üç temel soruya verilen yanıtlara dayanarak hibrit çalışmaya tamamen esnek bir yaklaşım geliştirdik:

Müşterilerim için en iyi işi yapmak için nerede çalışmalıyım?

Ekibimle en iyi ve en uyumlu şekilde çalışmak için nerede çalışmalıyım?

Çalışmayı seçtiğim yer, birlikte çalıştığım kişileri nasıl etkileyecek?

Liderler olarak en uygun seçeneği belirlemek ve empati kurmak zorundayız. Birisi COVID-19 kapma riski nedeniyle ofise gelme konusunda kendini rahat hissetmiyorsa, buna saygı göstermeli ve hibrit toplantıların onlar için işe yaraması adına prosedürler oluşturmalıyız. Aynı şekilde, biri evden çalışmayı seçiyorsa ve aynı toplantıya katılanların geri kalanı bir toplantı odasında bir aradaysa, onların dışarıda kalmamasını, toplantının onlar için de işe yaramasını sağlamak bizim görevimizdir. Şeffaf olduğumuz sürece ve sektör olarak öğrendiklerimizi paylaştığımız sürece, hep birlikte doğru yolu bulacağız.

Ben Hope (Pazarlama Direktörü – Clear Channel)

Çalışanlarımızla konuşurken birisi “Yaş, cinsiyet, ırk, cinsellik ve geçmiş deneyimlerin birleşimiyiz.” dedi. Bence bu bizi uyanık tutan şeyin ve işin geleceğine nasıl yaklaşmamız gerektiğinin mükemmel bir yansıması. Bana göre bu, insanları mutlu etmekle ve doğru dengeyi kurmakla ilgili. Aynı zamanda insanlarımızın kişilikleri, tercihleri ​​ve rollerinin geniş kapsamı göz önüne alındığında her şeyi adil tutmakla da ilişkili.

Herkesin kendi bakış açısına ve koşullarına göre çalışmanın geleceğine dair bir görüşü vardır: İşe gidip gelmek, köpek gezdirmek, okul koşusunu yapmak, her gün ve saatte teslimat yapmak, evde çalışma ortamı, iş yerinde arkadaşları görmek vb. Dolayısıyla gerçek zorluk; insanlara mükemmel bir iş-yaşam dengesine sahip olduklarını hissetmeleri için esneklik sunarken, yaratıcılığı teşvik eden ve bir kültür inşa eden ofis deneyimleri için olanak olduğunu hatırlamaktır. 

Nicola Merrifield

Campaign UK Yazarı

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 118. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.