Siz de ortağınızı özlediniz mi?

Isobel Kreatif Direktörü Ben Stump, yaratıcı endüstrinin pandemi nedeniyle evden çalışmaya başlamasıyla beraber yaratıcı ortaklığın da sekteye uğradığına dikkat çekiyor.

Sürekli yakınmasına rağmen ortağımı özlüyorum. Dağınıktır, çok fazla fıstık yer ve maalesef söylenmeyi çok seviyor. Ama biliyor musunuz; iş yerindeki karım’ı yani ortağım Simon’ı gerçek hayatta en son gördüğümden bu yana yaklaşık sekiz hafta geçti ve ben onu özlüyorum. Si (Simon) ile 14 yılıdır birlikte çalışınca birbirimizi oldukça iyi tanıyoruz. Ama ikimiz için de şaşırtıcı olan; yaratıcı ortaklığımızı pekiştiren, bir arada tutan şeylerin çoğunun konuşulmamış olması.

“Sanal dünyada çok daha sık bir araya gelsek de daha fazla konuşsak da yeterli olmuyor ve bir şeyler eksik kalıyor.”

Sessiz bir yaratıcı ortaklık paylaşıyoruz onunla… Tabii ki şu anda yeni projelerimiz hakkında telefonda sohbet ediyoruz, hatta birbirimizin yüzünü video konferans uygulamaları sayesinde görüyoruz da…
Ancak dürüst olmak gerekirse birbirimizi bu şekilde gerçekten gördüğümüzü düşünmüyorum.
Gerçek dünyada beraber olmanın bambaşka bir tadı vardı. Dediğim gibi bu ortaklığı belki de ayakta tutan şeylerle ilgili hiç konuşmadık ama hep farkında olduk.

Örneğin; bir müşteri toplantısında artık çenemi kapatmam gerektiğini ima eden yüzünü görmek ya da sevdiği bir şey görünce ortaya çıkan heyecanlı enerjisi… Yaptığım işi küstahça yorumlarken araya sıkıştırdığı ince bir espri… Aynı fikirde değilken başını sallaması ya da “bundan emin değilim” anlamına gelen hareketleri… Şu anda bunların hiçbirini göremiyorum, duyamıyorum ve hissedemiyorum. Bütün bunları ise şu şekilde açıklayabiliyorum: Yaratıcı çevre vizyonumuz gitti…

Resmi bir şekilde planlanan ve hatta gerçekleşen Zoom sohbetleri ve Microsoft Teams toplantıları dışında yaşayabileceğimiz hatta salgından önce yaşadıklarımızı kaçırıyoruz. Halbuki bu endüstrinin içinde olmayı bu
kadar harika kılan birlikte bir şeyler üretmekti… Bir proje hakkında konuşurken ortaya çıkan hem ortak hem de bireysel enerji, yorumlarımız, konuşmalarımız… Bütün bunları araya giren mesafeler yüzünden kaçırıyoruz. Sanal dünyada çok daha sık bir araya gelsek de daha fazla konuşsak da yeterli olmuyor ve bir şeyler eksik kalıyor. Tabii ki bu durum, bir gün bitecek. O yüzden de şimdi gerçek eşlerimizle ve çocuklarımızla olmanın tadını çıkaralım. Tüm bunlar bittiğinde de gerçek bir yaratıcı ortaklık içinde olmanın sessizce tadını çıkaralım.

Ben Stump
Kreatif Direktör, Isobel

  

 

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 99. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.