Simon Cooper: Prodüksiyon

Alanında uzman isimler, yakın gelecekte iletişim sektöründe bizleri nelerin beklediğini anlattı. Buna göre, gelişen teknolojiyi ve datayı kullanmaları halinde mobilden sosyal medyaya, kültürel trendlerden reklam ajanslarına kadar çeşitlenen pazarı bekleyen fırsatlar neler?

Simon Cooper: ProdüksiyonSimon Cooper, Academy Films Yönetici Ortağı
2018’de, yaratıcılığı öldüren “olması gerekenler listesi”ni tamamlama, taviz verme ve müdahale etme alışkanlıklarına karşı savaşmalıyız.

Bu yazıyı kasımda yazıyorum. Alakasız bir detay gibi görünebilir ama değil – son derece önemli. Bir hafta önce amacım sektörün durumu ve önümüzdeki yıl hakkında oldukça olumlu bir yazı kaleme almaktı. 2017’de bazı çok iyi işin çıktığını, gerektiği gibi bütçelendirilmiş, damga vuran TV reklamlarına yönelik iştahın arttığını düşünüyordum. Doğrudan müşteriye yapılan işlerde katlanarak büyüme ve yan projeler için alternatif bütçeler, şirket içi prodüksiyonlara yönelik bıkkın bir kabullenme ve hepimizin bir arada yaşayabileceğine dair inancım vardı. Daha aktif prodüksiyon çeşitliliği girişimleri için atılan deneysel adımlar… Sonra bütün Noel reklamları yayına girdi. Sektör olarak kolektif dehamızın vitrini, İngiltere’nin Super Bowl’u. Şaşırtmak ve memnun etmek, beklentileri yıkmak, meşhur reklamcılığımızın çıtasını ince zevkler seviyesine çıkarmak için bir fırsat.

Sanırım güvenle söyleyebilirim ki, ortamda müşteri korkusunun ağır kokusunu gereğinden de sık aldığımız, çok da iyi olmayan yıllarımızdan birini geçirdik. Kota korkusu, sonuçta daha az kişiyi memnun etmek anlamına gelse de mümkün olduğunca geniş bir kitleyi memnun edememe korkusu. Güvenli olmak dışında her şeye yönelik korku. Defalarca söylendi ama ortaya çıkan sonuçlardan kesinlikle kaçınabileceğimiz bir dönemde tekrarlamak gerek, sektör olarak garantiye almamız gereken gerçekten en önemli şey, izlenmeye değer ürünler çıkarmak. Konuşulması için yeterince şaşırtıcı, yeterince eğlenceli, yeterince farklı olmak. Kendi sektörümüz dışında kim bu yılın Noel reklamlarının herhangi biri hakkında konuşacak ya da hırsızın gerçekten “Fuck you little bear” deyip demediğini (eğer bilinçli yapıldıysa dahiyane olduğunu düşünüyorum ve yazdıklarımı geri alıyorum) kontrol etmek dışında herhangi bir nedenle onlara dikkat edecek? Sorunun yaratıcı fikirde veya inanılmaz işler çıkarmak için gereken kolektif iradede olduğunu düşünmüyorum. Fikirler harika. Ancak kağıttan ekrana giden yolda güvenle ilerlemek giderek zorlaşıyor. Eminim iyi bir senaryodaki sürprizi boğma ve zekayı sulandırma işlemleri sürecin erken safhalarında başlıyordur ama genellikle prodüksiyona ulaştıklarında görece sağlıklı bir halde oluyorlar. Bize sunulan yolda kaybettiğimizi düşündüğüm yüreğimizi yeniden kazanmalı ve iyi yaratıcı fikirleri kötücül tavizlerden ve müdahalelerden kurtarmalıyız, yoksa Walter Campbell’in söylediği gibi “İyice b*ka sarana kadar durmayacak.”

Sadece yaratıcı dirayet yolundaki onurlu duruşumuz için değil, bunu izleyicilerimize, İngiltere reklam sektörüne zaman ve enerji harcayan dünya standartlarında yönetmenlerimize, yaratıcı departmanlarımıza, personelimize ve prodüksiyon ekiplerimize borçlu olduğumuz için yapmalıyız. Saydıklarımın hiçbiri ceplerine girecek b*ktan Brexit parası için burada değiller, bu işi yaratıcı ürünün kalitesi için yapıyorlar. Eğer iyi bir fikrin prodüksiyon sürecinden güvenle geçmesini sağlamak için daha fazlasını yapmazsak, yeteneklerimizi daha kazançlı, daha az hayal kırıklığı yaratan pazarlara kaybedeceğiz. Giderek daha çok yönetmenim İngiltere’de iyi iş çıkarmanın çok zorlaştığını söylüyor. Yaratıcı işin yapım sürecinde sabote edilmeyeceğini garantileyebilir miyim diye soruyorlar ve ben elbette yapamayacağımı söylüyorum. Toplantı üstüne toplantı yapıyor, sözleşmemize bağlı olarak teslim etmek zorunda olduğumuz en küçük detaylara bile uzun uzun kafa patlatıyoruz. Ne var ki sözleşme sadece tek taraflı işliyor. İlk minik adım olarak, sözleşmede onaylanmış film storyboard’un daha fazla muhafaza edilmesini istiyorum. Üzerinde anlaşılmış yaratıcı tutkuya bağlı kalınmasını istiyorum. Bu sayede zamanımızı neye adadığımızı biliriz ve prodüksiyon sırasında ortak paydamız olan, korkak, veriden başka bir şey düşünmeyen müşteri baskısı tiranlığına direnmek hem biz hem de yaratıcı departmanlar için daha kolay olur.

Burada fevkalade sofistike izleyicilerimizle ve dünyanın en iyisi olmakla övünüyoruz. Buna rağmen izleyicimizi küçümsüyoruz. Dokuz yaşındaki çocuğum bile zayıf, herkesi memnun etmeyen çalışan stratejileri ve “bir reklamda olması gerekenler” listelerini görebiliyor. Genç çocuklarım kendilerine yaranmak için algoritmayla planlanmış zavallı girişimlere burun kıvırıyorlar. Sektör olarak bizler, bize ünümüzü kazandıran, dünyanın en iyisi konumuna yükselmiş yaratıcı işlerimizi yapmazsak ve bunları yapabilen dünya standartlarında yaratıcı yeteneklerimizi kaybetmeye başlarsak, izlenmemek ve umursanmamakla lanetlenmişiz ve es geçilmeyi hak ediyoruz demektir. Dediğim gibi, kasım ayındayız ve hayal kırıklığım henüz çok taze. Doğrusunu söylemek gerekirse, 2017’de pek çok harika iş çıkarıldı ve topluluğumuz, içerik talebi giderek büyüyen bu ortamda bize sunulan fırsatlar nedeniyle 2018’le ilgili son derece umutlu olmalı. Ama izlenmeyen içerik sadece dijital dolgu malzemesinden, para ve enerji israfından başka bir şey değildir. Umarım 2018 pazarlamacıların, onlar için çalışan olağanüstü yetenekli yaratıcı departmanlara ve yönetmenlere güvenmek için kendilerine izin verdikleri bir yıl olur. Detayların ve yaratıcı bütünlüğün önemli olduğunu fark ettikleri, listede işaretlenmiş kutucukların hiçbir işi daha çekici ya da etkili yapmadığını anladıkları bir yıl olmasını diliyorum. Neticede sadece izlenen içerik etkili olabilir ve sadece çok iyi içerikler izlenir.

 

Kapak dosyasında yer alan öngörülerin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.