Serhat Akkılıç: “Sektörün domino taşları sallanmaya yeni başlıyor”

Havas Creative Group Turkey CEO’su Serhat Akkılıç, reklam ve pazarlama iletişiminin yeni döneminde tüm büyük network’lerin önemli süreçlerden geçtiğini/geçeceğini düşünüyor.

Ben bu konunun Bay Sorrell’in dışında ele alınması gerektiğini düşünüyorum, zaten kendisini birebir tanımadan kendi kişiliğinin varlığı/yokluğu ve doğrudan etkileri hakkında yorum yapmak da ne kadar sağlıklı emin değilim, hele de bu kadar büyük bir organizasyon söz konusu ise. 33 yıllık muhteşem bir geçmiş, kıymetli ve sektöre yön vermiş bir tecrübe, eminim hem kendisi hem de grup için çok kolay zamanlar olmayacaktır.

Tüm sektörlerde olduğu gibi, taşlar iletişim endüstrisinde de yerinden oynuyor, doğal bir süreç bu. Reklam sektörü müşteriye kıyasla re-organizasyonlar açısından tabir caizse daha tembel bir sektör. Sektörümüz genellikle kendisiyle, bir markanın kendisiyle uğraştığı kadar uğraşmıyor, dolayısıyla da dönüşümler dramatik hale gelene kadar erteleniyor diye düşünüyorum.

WPP’den bağımsız olarak sektördeki dönüşümü konuşmak için doğru bir zaman olabilir. Dönüşümün sebebi aslında reklam ajanslarının markaya yönelik değer önerisindeki ağırlık merkezlerinin çok hızlı kaymalar yaşaması. Özellikle de medya tarafında düopolün getirdiği yapısal gelir akışı değişiklikleri, network temel karlılığındaki medya öğesinin hala kuyruğu dik tutsa da aslında klasik haliyle kumdan kaleler gibi eriyor olması, işin doğasının büyük olmaktan daha esnek olmaya doğru kayması v.b. derken tüm büyük network’lerin önemli süreçlerden geçtiğini/geçeceğini düşünüyorum.

Bu anlamda çalıştığım network’ün geçtiğimiz 2 yılda yapısal olarak attığı adımlar sektör açısından oldukça farklı adımlardı. Hiçbiri de çok kolay değildi, mesela dünyanın en büyük içerik ve eğlence grubu Vivendi’nin bir parçası olmak, üretilen işi, reklam ve iletişim janrından çıkarma potansiyeline sahip kararlar… Medya-yaratıcılık-data arasındaki entegrasyonu, bu siloları neredeyse yok edecek kadar radikal bir şekilde yönetim yapısına zerk etmek, grup olarak tüm dünyada üzerinde çalıştığımız konulardan bir tanesi. En büyük network ajanslarının en küçüğü olmanın en önemli faydası, genç bir global yöneticinin atikliği ve dönüşümü reaktif olarak değil, proaktif bir şekilde ikna ederek yönetmeye çalışması sanırım. Bence dominoların sallanmasına daha yeni başlıyoruz ve reklam endüstrisinin oyuncuları da sanki ikiye ayrılıyor: Bu dönüşümü bir başlangıç olarak gören yeni nesil / “genç” oyuncularla, bir son olarak görenler.

 

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye’nin 77. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.