“Reklamcılık ölüyor, ajanslar git gide küçülecek”

Reklamdan nefret eden reklamcı Johan Kramer, reklam ajanslarının çoğunun “yeni” dünya ile nasıl başa çıkabileceklerine dair bir fikirleri olmadığını ve tehlike çanlarının çaldığını söylüyor.

Johan Kramer, bir reklamcılık ikonu. Uluslararası ödül sahibi bir film yapımcısı…  1964 doğumlu Kramer, 1975 yılında babasından 8mm’lik bir kamera çalıyor. 1983 yılında 4 ay süresince hukuk okuyor. Jan Jasper olan adını efsanevi futbolcu Johan Neeskens’e olan hayranlığından dolayı Johan olarak değiştiriyor. Kramer, Ajax’taki kısa profesyonel futbol kariyerinin ardından Amsterdam ve Londra’daki reklam ajanslarında metin yazarlığına başlıyor. 1995’te Erik Kessels ile birlikte, uluslararası çapta tanınan bir iletişim ajansı olan KesselsKramer’ı kuruyor.

Kramer’ın ilk uzun metraj filmi olan belgesel “The Other Final” Toronto, Barselona, Bermuda, Berlin ve Avon Uluslararası Film Festivalleri’nde ödüller aldı. Bundan sonraki film projesi “Sing for Darfur”, 2009 yılında Avrupa Bağımsız Film Festivali’nde En iyi Avrupa Dramı ödülünü aldı. Bunların yanı sıra Cannes Lions, Eurobest, Dutch Advertising Awards, Epica ve Kinsale’de sayısız ulusal ve uluslararası ödül kazanan Kramer’ın müşterileri arasında ise Coca-Cola, Volkswagen, Adidas, MTV ve Ikea yer alıyor. Kramer’ınreklamcılığa dair çizdiği tablo ise başlıktan anlayacağınız üzere çok parlak değil.

Hatice Erkan Eylül ayında İstanbul’da atmosfere yaratıcılık saçacak olan Kristal Elma Yaratıcılık Festivali’nde siz de aramızda olacaksınız. Peki sizin yaratıcılık tanımınız nedir?

Johan Kramer Hayalgücünü özgür bırak. Köpekler neden uçamasın ki?

Hatice Erkan Peki reklamcılık dünyasında sizi en çok ne motive ediyor?

Johan Kramer Reklamcılık dünyası diğer birçok heyecan verici dünyanın arasında küçük bir dünya. İlham ve motivasyon veren tüm yerlerin bir birleşimi. İstanbul’da bana ilham veren yer neresi diye sorarsanız Ali İsitir’in 290 Square Meters ultra modern projesi, gerçekten ilham veren bir dünya. Ama reklamcılık hakkında şunu söyleyebilirim; reklamcılık aslında hiç kimsenin sormadığı bir soruya verilen cevaptır. Yani sıkıcıdır.

Hatice Erkan Birçok ulusal ve uluslararası ödül kazandınız? Bunların sizin için önemi ne? Bir kreatif için ödül kazanmak bir amaç olmalı mı?

Johan Kramer İlk ödül çok önemlidir, ama sonrasında aslında o kadar önemli olmadığının farkına varıyorsunuz. Ödüllerle ilgili problem şu: İnsanlar yeni, özgün bir iş yapmak yerine ödül olmaya öyle odaklanıyor ki… Sadece kuaförler birbirlerine reklamcılardan daha çok ödül veriyor.

Hatice Erkan Reklamcılıkta sizi heyecanlandıran, ilgi duyduğunuz trendler neler?

Johan Kramer Reklamcılık ölüyor. Bu yavaş bir süreç ama ajanslar bununla uğraşırken çok sıkıntı yaşıyor. Birçok reklamcı kampanyalarının kolaylıkla sosyal medyaya çevrilebileceğini düşünüyor. Bunu yapamazlar. Bir markayla arkadaş olmaktan hoşlanan biriyle tanışmadım henüz. Bu olmayacak bir şey, ama bütün zavallı pazarlama yöneticileri hala bunun olabileceğine inanıyor. Artık o kadar meşgulüz ki markalara ve reklamcılığa ayıracak vaktimiz yok: Tek istediğimiz iyi bir ürün ve onu ‘şimdi’ istiyoruz. Cıngıl ve ‘pack shot’ almayayım, teşekkür ederim.

Hatice Erkan 2004 yılında bir yazınızda aynen şöyle diyorsunuz: “Reklam ajansları söz konusu değişim olunca dinozorlara dönüşüyorlar ve çok hızlı hareket etmiyorlar. Tüketiciler reklamlardan her geçen gün sıkılıyorlar. Reklamcılık kendini yeniden yaratmalı.  Yoksa sadece hedef kitle değil reklamcılıkla uğraşanlar da sıkılacak ve heyecan verici olan başka bir şey yapmayı düşünmeye başlayacaklar.” Sizce o zamandan bu yana reklamcılık kendini yeni baştan yaratabildi mi?

Johan Kramer 10 yıl geçti ama çok şey değişmedi. Çoğu reklam ajansının kafası karışık ve “yeni” dünya ile nasıl başa çıkabileceklerine dair bir fikirleri yok. Sosyal medya, televizyon ya da basın gibi bir medya değil. Bu kanalları ürününüzle insanları sıkmak için kullanamazsınız. Tek yapabileceğiniz şey dinlemek. Ama dinlemek birçok marka ve müşterinin becerebildiği bir şey değil.  Eninde sonunda kreatifler için müşteri tarafında çalışmak daha ilgi çekici, bir markayı geliştirmek, adanmış bir iletişim yaratmak , ilham verici içerik oluşturmak ya da ürünlere gerçek değer katmak. Gelecekte ajanslar git gide küçülecekler.

Hatice Erkan Bir reklam için “iyi iş” demeniz için o reklam hangi özelliklere sahip olmalı?

Johan Kramer Düşündürmesi lazım (en azından birkaç saniye ha ha).

Hatice Erkan Peki sizce markalar sosyal meseleler karşısında bir duruş sergilemeli mi? Kutuplaşma yaratan bir meseleye giriş yapmanın riski nedir, bu riskle nasıl başa çıkılır?

Johan Kramer Eğer doğru ve dürüst, samimi hissettiriyorsa, bir markanın kendini sosyal bir meseleye dahil etmesi sorun değil. Çoğu marka için bazı konulardan uzak durmak daha iyi, çünkü özellikle sosyal medya ile birlikte yaptığınız her şey şeffaf; bu durumda greenwashing (yeşil göz boyama) kolayca görünüyor. Yapmacık olan her şey ters tepecektir.

Hatice Erkan Peki sinema mı, reklamcılık mı?

Johan Kramer Hikaye anlatmayı seviyorum. Bazen uzun metraj doğru mecra oluyor ama aynı zamanda bir mesajı 30 saniyede hoş bir şekilde iletmekten de zevk alıyorum. Bu sıralar kahveye tutkunum ve bu yüzden “myfirstcoffee.com” isimli kahve blogunu açtım. İnsanlarla günün ilk kahvesini içtiklerinde röportaj yapıyorum. Yani benim işimde her şey kişisel.

Hatice Erkan Size hayatta en çok ne ilham veriyor?

Johan Kramer Kızlarım. Ve Messi.

—————————————————-

Kristal Elma’da Johan Kramer

Benim odak noktam “kendin olmak” (being personal) olacak. Kendi ses tonunu bulman, koruman ve diğerleri ne yaparsa yapsın kendine, kim olduğuna sadık olmak çok önemli.

 

 

Bunları da beğenebilirsin
2 Yorumlar
  1. Turan diyor

    bu bakış açısı onun gerçeği ama genel doğru bu değil
    reklamdan neftet eden birisi ne kadar doğru anlatabilir
    veya eleştirebilir

  2. orkun diyor

    Johan Kramer’in kurduğu ajans olan KesselsKramer de çalışma imkanım oldu. Böyle bir kafa başka bir yerde yok. O atmosferi yaşamalısınız

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.