Reklamcılığın yeni oyuncağı: Giyilebilirler

Campaign Türkiye Şubat sayısında CES 2016’yı pazarlamacı gözüyle değerlendiren Tunç Berkman’a göre Las Vegas’ta tanıtılan teknolojiler reklamcılar için yepyeni oyuncaklar sunarken, farklı bir dünyanın da kapılarını açıyor.

CES, 1967 yılından bu yana tüketici elektroniği başta olmak üzere, birçok teknolojinin görücü karşısına çıktığı dünyanın en önemli fuarlarından biri olarak kabul ediliyor. Sadece filmlerde olduğuna inandığımız teknolojilerin gerçek hayat yansımalarını paylaşan CES katılımcıları, bizlere önümüzdeki 10 yıl içerisinde hayatımızda nasıl değişiklikler olacağını anlattı.

Teknolojiyi ve yenilikleri bilmeden işimizi hakkı ile yapmamızın, farklılaşmanın mümkün olamayacağı bir dünya içindeyiz. Bu nedenle her pazarlamacının mutlaka ziyaret etmesi ya da konu ile ilgili haberleri okuması gereken bir yer CES. Benim dikkatimi çekenler ise şunlar oldu:

Giyilebilir teknolojiler

Giyilebilir teknolojiler artık hayatımızın bir parçası; önceki yıllarda sadece adım ölçer olarak hayatımıza giren bu teknolojinin geldiği nokta ve gelişim şaşırtıcı. Artık teknoloji sadece teknoloji markalarının işi olmaktan çıktı. Bugün bir iç giyim ya da bir kozmetik markası bile akıllı bir ürün sunabiliyor.

L’Oreal giyilebilir teknoloji alanına el atıyor. Teknolojinin ve algının ne kadar değiştiğini, geliştiğini gözler önüne seriyor. Çıkaracağı yeni ürün, güneşe olan dayanıklılığınızı ölçecek. Güneş ışınlarının şiddetini ölçerek yanık derecesine gelmeden kullanıcıyı uyaracak.

OMSignal akıllı sütyeni OMbra ve OMrun platformunu CES’te tanıttı. Bu özel sütyen, pek çok akıllı özelliğe sahip. Telefonla eşlenerek, nabız ölçen, soluk alış verişlerini takip eden, adım sayan, kan dolaşımının ve kalorinin takibini yapan biyometrik sütyen, aynı zamanda kadınların kendine uygun boyutu seçmesine de yardımcı oluyor. Şirketin açıklamalarına göre en zor kısım bu oldu, çünkü istatistiklere göre kadınların birçoğu kendi spor sütyen boyutunu doğru seçemiyordu. Bunun yanı sıra spor yaparken giyilen bu sütyenler kan dolaşımını artırıyor ve yapılan spor daha etkin hale geliyor.

Volvo, araba serisi için giyilebilir sesli kontrol sistemi geliştiriyor. Volvo otomobil sahipleri, Microsoft Band 2 sayesinde otomobilleriyle konuşabilecek. Volvo’nun mobil uygulaması Volvo on Call ve giyilebilir bir bağlı (connected) cihaz üzerinden gerçekleşen komutlarla navigasyonu ayarlamak, klimayı çalıştırmak, kapıları kilitlemek, farları yakmak ve kornaya basmak mümkün.

Huawei, mücevher kaplamalı iki yeni akıllı saat modelini tanıttı.  Bu iki saat ile kadınları da yakalamayı hedefleyen marka, bu kitleye de teknolojiyi sevdiriyor. “Elegant” ve “Jewel” ile akıllı saat ve bileklikler üzerine oldukça kaliteli işlere imza atan Huawei de sadece kadınlara yönelik bu iki modeliyle teknolojiyi her zaman, her yerde taşınabilir hale getirdi.

Geleceği değiştirecek teknolojiler

Gelecek bu yeni teknolojiler ile çok farklı olacak.

l Drone: Eğlenceli Drone’lar artık hayatımızın içindeler. 2016’da CES’te EHang firmasının insan taşıyabilen otonom drone’u EHang184 de tanıtıldı. Bu yeni gelişim, doğal afetlerde ve bekleyenmeyen durumlarda insan hayatının kurtarılması için önemli bir gelişim olacak gibi görünüyor.

 

l Sanal gerçeklik: Bilim kurgu türünün popüler temalarından olan sanal gerçeklik, hep geldiğini sandığımız ama bir türlü tam olarak gelemeyen teknolojilerden birisiydi. Ama 2016 CES’inde artık hayatımıza çok fazla gireceğini görebiliyoruz. Oyun sektörü “motion sickness” konusunu çözdüğünde fark yaratacak uygulama olacaktır.

l Bağlantılı otomobillerin geleceği: Vestel araç şarj istasyonları ile ilgili çalışmalara başladı, sektörün gideceği yönü görmek adına bizim için bu fuar çok geliştirici oldu.

Tesla ve Volkswagen’in elektrikli arabalarını gözlemledik. Özellikle Volkswagen’in BUDD-E isimli arabası oldukça ilgi çekiciydi, fakat sektöre ilk giren Tesla bir süre daha sektörü domine edeceğe benziyor. Artık arabalar sensörle yüklü ve yoldaki her türlü canlıyı ve/veya objeyi algılayabiliyor. 10 sene sonra artık akıllı arabalar trafiği domine etmeye başlayacak gibi duruyor.

l Streaming-Media Services: (Netflix, HBO vb) Netflix günümüzde popülerleşen “streaming media” akımının en önemli temsilcisi. İçerik tüketme alışkanlıkları farklılaşan izleyici Netflix’i kısa sürede benimsedi. İnsanların artık TV’yi geleneksel biçimiyle, yani belirli saatlerde, belirli günlerde yayınlanan şovlar türünde izlemediği; istediği yerde, istediği biçimde seyretmeyi tercih ettiği bir dönemdeyiz. Tüketicinin ihtiyaçlarını doğru okuyan Netflix bu fuarda Türkiye dahil 130 ülkede faaliyet göstermeye başlayacağını açıklayarak fuara damga vurdu. Yeni Apple TV’ler, Netflix uygulamasını da içeren yeni içeriğiyle; Amazon Prime yaptırdığı yeni özgün diziler ve filmlerle; Turkcell TV sunduğu kanallar ve film arşiviyle ve Digiturk istediğin zaman istediğin yerde uygulamasıyla aynı piyasadalar. ABD’de en büyük data kullanan şirket Netflix’ken YouTube ikinci sırada yer alıyor.

Türkiye’de durum ne?

Türkiye’nin bu açıdan gidecek daha çok yolu var ancak hızla dijitalleşen dünyaya zamanla ayak uydurucak. Uydurmak zorunda. Artık yeni medya diye bir kavram hayatımıza girdi. Geleneksel medya tüketiminin yerini, online medya tüketimi almaya başlıyor. Amerika’da kablolu yayıncılık yapan önemli şirketler bile internet streaming teknolojisinden yararlanarak internet üzerinden yayıncılığa başladı. Hatta büyük içerik üreticileri haline geldiler. Tüketici açısından faydası ne diye bakıldığında, tüketici istediği zaman istediği şeyi yapabiliyor. Mecra da izleyicinin izleme alışkanlıkları takip edilerek, kişiye özgü kişiselleştirilmiş programlar sunulabiliyor. Artık daha kaliteli içerikler üretiliyor. Büyük bir dönüşüm yaşanıyor, bu dönüşümden en çok etkilenecek sektör ise reklamcılık, markalar dijitalleşme sürecine hızlı bir şekilde adapte olmalılar.

Vestel akıllı ev konsepti ile ilgili olarak çalışmalarına devam ediyor. Berlin’de  düzenlenen tüketici elektroniği fuarı IFA’da Akıllı Ev konseptindeki çalışmalarını 2015’te tanıttı. Bu alandaki gelişmelerin hızlanarak artacağını düşünüyoruz. Bu nedenle Vestel, akıllı ev konseptinde çalışmalarına ağırlık verecek ve bu konuda ülkemizde lider marka olma bayrağını taşımaya devam edecek.

Vestel her zaman yeni teknolojileri sahiplenen, teknolojik atılımlarda öne çıkan bir şirket olarak AR-GE yatırımlarını her sene artırma hedefiyle büyüyor. Cep telefonu bunun bir örneği. Akıllı ev, giyilebilir teknoloji, elektrikli arabalar Vestel’in radarında olan, globalde büyümesi beklenen alanlar.

Her sene CES’e Vestel’in üst yönetimi olarak katılarak, gelişen teknolojileri gözlemleyerek, gelecek senelerde hangi alanlarda yeni yatırım yapabileceğimizi görebileceğimiz ve tartışabileceğimiz platformlar yaratıyoruz.

CES bize ne öğretti?

Artık teknolojinin yaratılmasının merkezinde “tüketici” var. Başarılı olan teknolojilerin tüketicinin ihtiyaçlarını basit bir şekilde çözen, hayatı kolaylaştıran, zaman kazandıran teknolojiler olacağı kesin. ArGe mühendislerinin “teknoloji geliştireyim, satış ve pazarlama ekipleri satsın” bakış açısından çıkıp sahada tüketiciyi anlayıp, onlara yönelik çözüm geliştirdikleri bir döneme girdik. Tüketiciler için teknolojiyi kabullenmede deneyimin önemini bir kez daha görmüş olduk. Tüketici hem evde hem de ev dışında yüksek kaliteli deneyim bekliyor.

Giyilebilir teknolojiler hayal değil artık bir gerçek ve reklam sektörü için bir oyuncak.

Dijital medyanın formatı değişiyor. Her şey dijital deneyim ile bağlanıyor.

Volvo on Call… Microsoft için uygulama geliştirdi.

Volkswagen… BUDD-E, otomobillerin yakın gelecekte sensörlerle dolu olacağını gözler önüne seriyor.

Otonom Drone… EHang184 dikkat çekti.

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.