Reklam dünyasından bir yıldız daha kaydı

London Advertising’in Kurucusu Michael Moszynski: “Reklamcılık dünyasından bir yıldız kaydı ancak Tim Bell’in mirası varlığını sürdürecek.”

London Advertising’in kurucusu, 77 yaşında vefat eden arkadaşı ve meslektaşı Lord (Tim) Bell’i anıyor. Tim Bell birçok açıdan dikkat çekici bir insandı, özellikle reklamcılıkta dünyanın önde gelen pratisyenlerinden biri olarak modern PR sektörünü neredeyse tek başına kurdu.   

“Thatcher’ın reklamcısı” rolüyle ünlüydü ve Saatchi Brothers ile ayrıldıktan sonra onun üç seçim galibiyeti nedeniyle çıkmazda kalınca yoluna Iron Lady ile devam etti. 

Tim’e göre ilk buluşmalarında en çok hangi şiiri sevdiğini sordu ve Rudyard Kipling’den ‘If’i ezbere söylediğinde hiç arkalarına bakmadan yol aldılar.  

Reklamcılık sektöründe ilk pozisyonu 70’lerin başında Saatchi & Saatchi’de medya ile ilgiliydi. Kısa süre içinde kardeşlerin onun çok yönlü iş bitirici ve Pazarlama Direktörlüğü kabiliyetine olan bağımlılıkları, ‘üçüncü Saatchi’ lakabını alması ile sonuçlandı. Tim daha sonra İngiltere reklamcılığındaki bir başka büyük isime katıldı: Frank Lowe. Bu sefer Lowe Communications’ı müşteriler adına gazetecilerle ilişkileri yönetme konusunda uzmanlaşmış yeni bir ajans türü olarak yarattı. PR Week’e göre Tim, ‘modern İngiltere PR sektörünün kurucu babası’ idi.    

Bu, İngiltere’nin en iyi ajanslarından HHCL ve VCCP’nin beğenisini kazanan Chime Group’a dönüştü.

Ardından Chime’ın hissesini WPP’ye sattı. Tim beni Le Gavroche’de öğle yemeğine çıkardı ve bana buranın Sir Martin Sorrell ile de her zaman öğle yemeği için geldiği yer olduğunu söyledi. Keyif aldığı açıktı, baş garson onları karşılıyormuş: “Merhaba Sir Martin. İyi akşamlar Lord Bell.”

Onun çocuksu mizah anlayışı hiç değişmedi ve en sevimli özelliklerinden biriydi. Birkaç yıl sonra Tim, Chime/WPP’den Bell Pottinger’ın yönetimini devraldı ve beni yeni iş ortağı Genel Müdür James Henderson ile tanıştırdı.  

Bu zamana kadar London Advertising’i düzenlemiştim şu anda ikimiz de bağımsız ajanslar olduğumuz için planlarımızı tamamen entegre, global reklamcılık, PR ve politik kulis faaliyeti işletmesi yaratmak üzerine kurduk. Ne yazık ki – ya da geçmişle karşılaştırıldığında neyse ki – kısa süre içinde James’in Tim ile anlaşamadığını anladım, böylece planlar durduruldu ancak bu, Bell Pottinger’da en ön koltuğa geçmemi sağladı. 

Tim ile birlikte Kongo Brazzaville Başkanı gibi bazı olağan dışı müşteriler üzerinde çalıştık. Kongo’ya uçtuk ve başkanın villalarından birine yerleştirildik. Bir sabah çok erken bir saatte başkan kapıya dayandı, bu nedenle Tim’i onunla tanıştırmak zorunda kaldım. Kapısını yumrukladıktan sonra Tim, uzun gri saçıyla ipek kırmızı elbisesinin içinde kapıyı açtı, elektriğe kapılmış gibi duruyordu. Uzun süredir kullanılmadığı için unutulan düşük seviye Fransızca’m ile başkanı meşgul etmek için oturma odasına geri döndüm. Tim kısa süre sonra geldi, her zamanki kusursuzluğuna baktı ve yakın seviye Fransızca ile başkanı avucunun içine almak istedi ancak bir hamleyle geri çekildi. Tim farklı meselelere ilgi duyuyordu. Örneğin; Congo Brazzaville’in komşusu Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nden farklılaşarak iç yatırımları çekmek için hikayesini nasıl anlatacağı…  Yıllar boyunca onu tanıma olanağım oldu, ayrıca onunla çalışan birçok insan da onun sadakatinden ve onları zor süreçlerde desteğini hiç esirgemediğinden bana tekrar tekrar bahsetti.

Bu nedenle en zor dönemi, Bell Pottinger’ın vefatı döneminde kariyerinin çöküşü idi ve bu nedenle yanlış bir şekilde eleştirildiğine inanıyorum.   

“Right or Wrong” başlıklı biyografisi onun daima doğru şeyi yapmak, doğru söylemek ve insanların kendi hikayesinden çıkmalarına yardım etmek olan kişisel felsefesini özetliyor.

Sektörümüzün bir başka Tim Bell daha görmeyeceğinden korkarken, mirası gelecek yıllar boyunca varlığını sürdüreceği için mutluyum. Tim’in hayatının sonuna dek çalışmaya devam ettiğini ve Boris’in muhafazakar lider olarak seçilmesinin kampanyada etkili olduğunu duymak bazılarınızı şaşırtabilir. Bu yaz Tim fiziksel olarak çok rahatsız olmasına rağmen zihni hala jilet gibi keskindi. 

Tim, Boris’in genel bir seçimde hem (Nigel) Farage ve (Jeremy) Corbyn’i görebilecek tek muhafazakar lider olduğunu fark etti. Ancak bunun gerçekleşmesinin tek yolu, muhafazakar milletvekilinin de bunu anladığından emin olmaktı. 

Tim, farklı muhafazakar lider adaylarının halkın genel seçim oylamasındaki eğilimlerine olan etkisini görmek için YouGov anketini gerçekleştirdi. Sonuçların hazirandaki AB seçimlerinin sonuçlarını takiben gelmesi konusunda hoşgörüsüzdü.   

Sadece Boris’in liderliğini yaptığı Muhafazakar Partinin bir sonraki genel seçimi kazanabileceğini belirterek kişisel olarak her muhafazakar milletvekiline sonuçları yazdı. “Boris Bounce” tahmini, muhafazakarların şu an %14 ile üstünlük sağladığını gösteren son anket sonuçları ile onaylandı.

Tim heyecanlı bir Brexiter’dı bunun gerçekleşmesini görmeyi umduğundan eminim hatta İngiltere’nin bunun gerçekleşmesine katkı sunacak bir başbakanı olmasına yardımcı olmak için tüm yüreği ile yer almak da isteyebilirdi.

Ayrıca coşkulu bir kriket hayranıydı bu nedenle pazar günü Ben Stokes puanını (135) kaçırdığında eminim kızgınlıktan çok daha fazlasını hissedecekti.

Maçtan tam üç saat önce karısı Jacky ve oğlu Harry’nin kollarında hayatını yitirdi.

Michael Moszynski

Founder and Chief Executive of London Advertising

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 92. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.