Publicis ve Omnicom birleşiyor!

ABD merkezli Omnicom ve Fransız reklam devi Publicis Groupe, reklam endüstrisi tarihinin en büyük anlaşmasına imza atarak birleşmeye hazırlanıyor. Publicis Groupe ve Omnicom’un birleşmesinin resmi duyurusu yarın (28 Temmuz 2013) yapılacak yapıldı. Yapılan resmi açıklamaya göre, iki grubun birleşmesiyle ortaya çıkacak yeni yapı, 23 milyar dolarlık geliriyle global reklam pazarının %40’ını temsil eden dünyanın en büyük reklam network’ü olacak.

Publicis’in başkanı Maurice Lévy ile Omnicom’un başkanı John Wren’in yeni şirketin eş-CEO’ları olarak görev yapacağı açıklandı. Lévy’nin birleşmeden 30 ay sonra ise yeni şirketin Non Executive Başkanı olacağı belirtildi. Maurice Lévy ve John Wren yayınladıkları ortak açıklamada, “Yıllardır birbirimize ve liderlik ettiğimiz gruplara saygı duyuyorduk. Son aylarda birleşme ekseninde birlikte çalışırken karşılıklı saygımız daha da arttı. Birleşme sonrası şirketi birlikte yönetmeyi; müşterlerimiz ve hissedarlarımızla birlikte yeni başarılar elde etmeyi heyecanla bekliyoruz” dedi.

John Wren, Paris’te bugün yapılan ortak açıklamada, “Aslında fikir Bay Lévy’nindi. 6 aydır birlikte anlaşma üzerinde üzerinde çalışıyoruz. Anlaşmayı yıl sonuna kadar tamamlamayı hedefliyoruz” dedi. Şirketi yeni adı Publicis Omnicom Group olacak. Şirketin genel merkezinin Amsterdam‘da olacağı, fakat Omnicom’un New York ve Publicis’in Paris merkezlerinin de faaliyetlerine devam edeceği açıklandı.Birleşmenin sağlayacağı verimlilikle ilk etapta yılda 500 milyon dolar tasarruf öngörülüyor.

John Wren, Paris’te düzenlenen toplantı sırasında, “Bu birleşmeyi iş gücümüzü azaltma amacıyla gerçekleştirmedik. 130.000 çalışanımızla dünyanın en büyüğü oluyoruz ve her zaman daha fazla yeteneğe ihtiyacımız var. Diğer yandan müşterilere yönelik olası çatışmalar konusunda güçlü ekiplerimizin olduğunu vurgulamak istiyorum.” dedi.

Maurice Lévy ise “Omnicom’u her zaman hayranlıkla izliyordum. Bence en iyi holding grubuydu. Şimdi birlikte ilerliyor olmaktan mutluluk duyuruyorum. Diğer yandan Sir Martin Sorrell gerçekten güçlü bir rakip. Fakat stratejilerimizi Sorrell’in ne düşündüğüne veya ne yapacağına göre şekillendirmiyoruz” diye konuştu.

Publicis ile Omnicom birleşmesi sonrasında, yıllık 15 milyar dolar gelire sahip olan İngiltere merkezli WPP artık dünyanın ikinci büyük reklam ve pazarlama hizmetleri network’ü olacak. Ancak WPP CEO’su Sir Martin Sorrell’in de bir manevra yapması bekleniyor. Sorrell’in Interpublic Group veya medya satın alma gücünü yükseltecek Havas’a yönelik bir teklifte bulunması en güçlü ihtimaller arasında gösteriliyor. Pazartesi günü endekslerin açılmasıyla birlikte Publicis ile Omnicom’un yanı sıra WPP ve Interpublic Group hisselerinde hareketlenme bekleniyor.

Rekabet kurumları, pazartesiden itibaren birleşme anlaşması üzerinde çalışmaya hazırlanırken Publicis ve Omnicom’un ise aynı sektörlerde yer alan rakip müşteriler arasındaki süreçleri nasıl yöneteceklerine dair hazırlıklar yapacağı ve “geçiş ekipleri” kurulacağı açıklandı. Örneğin, Omnicom’a bağlı BBDO, Pepsi’nin birçok coğrafyada ajansı olarak görev yapıyor; Publicis çatısı altında olan Leo Burnett’in en önemli müşterileri arasında ise Coca Cola yer alıyor.

Publicis Omnicom Group’un kreatif ayağında DDB, BBDO, TBWA, Leo Burnett, Saatchi & Saatchi ve Publicis yer alırken medya alanında ise OMD, StarcomMediaVest ve ZenithOptimedia aynı çatı altına toplanıyor.

İki grup arasındaki anlaşmaya yönelik resmi açıklamayı yarın Campaign Türkiye’nin web sitesinde  Campaign Türkiye’nin Ağustos sayısında okuyabilirsiniz. Detayları ilk ağızdan dinlemek istiyorsanız, sizi 25–28 Eylül tarihleri arasında Maurice Lévy’nin konuşmacı olarak yer aldığı 25. Kristal Elma Yaratıcılık Festivali’ne bekliyoruz. www.kristalelmafestivali.com

Rakip gruplar ne diyor?

Öte yandan reklam dünyasındaki holding gruplarının üst düzey yöneticileri, anlaşma hakkındaki düşüncelerini şu şekilde dile getirdiler:

Sir Martin Sorrell – WPP Group, CEO

BBC Radyo’ya konuşan Sorrell, 22,7 milyar dolarlık iş hacminden yarı yarıya hisse elde eden Omnicom hissedarlarının durumunun bundan böyle ne olacağını, bu iki şirketin ölçekleri üzerinden sorguladı.

WPP CEO’su, “Omnicom hissedarlarının hiç kâr getirmeyecek olan bir birleşmeyi kabul etmeleri için bir sebep yok. Omnicom belirgin biçimde daha iyi, daha büyük bir network. Şu an ise ellerinde şirketin sadece %50’si kaldı” dedi.

Sorrell, birleşme hakkındaki sözlerini şöyle sürdürdü: “Bundan böyle Omnicom Fransızca bir isme, Fransa’da bir genel merkeze ve Fransız bir genel başkana sahip olup Amsterdam’da fiyatlandırılacak gibi gözüküyor. Yani bu, Publicis CEO’su Maurice Lévy adına harika bir anlaşma, zira onu tam da Fransa’da kendisi hakkında söylenegeldiği gibi chapeau (şef) yapacak bir anlaşma…”

Sorrell, yapılan anlaşmayı “çok büyük, çok cesur ve sürpriz bir hamle” olarak tanımladı ve anlaşmadan önce kendilerine uygun bir şekilde danışılmadığını iddia eden müşterilerden gelebilecek ters tepkiler için uyarıda bulundu: “Anlaşma duyurusu hafta sonunda açıklanarak aceleye getirildi. Ben her iki şirketin anlaşma konusunda müşterilerle temasa geçip anlaşma detaylarını onlara anlatma konusunda gerçekten başarısız olduklarını düşünüyorum. Bazı müşterilere uygun bir şekilde danışılmadığı söylentilerini şimdiden duymaktayız. Endüstrimizde buna benzeyen geçmiş olaylar da var ve bu olaylar işin sonucunda iyi bir şekilde sonlanmamıştır.”

Sorrell ayrıca, bu anlaşmanın her iki şirketin önceki stratejilerinden farklı olduğunu belirtti ve şirketin ilk 30 ayda Lévy ile Wren tarafından ortak yönetilme biçimi olan co-CEO yapısını da “karmaşa” olarak tanımladı.

Sorrell “Bu birleşme Publicis’in stratejisiyle uyumlu değil çünkü bu onların hızlı büyüyen pazarlarını ve dijital penetrasyonlarını artırmıyor” dedi ve ekledi: “Omnicom her zaman dijital şirketlerin ve Publicis’in kovaladığı hızlı büyüyen pazarların çarpışmasına dahil olmak istemediklerini söyledi ve şimdi birleşmeye zorlamaya dayanan bir yatırım yaptılar. Ortada ölçülemeyen birçok durum ve birçok kültürel konu var. Eşitler arasında gördüğümüz son birleşme Daimler-Chrysler arasındaydı ve bu birleşme sonra çözüldü. Co-CEO yapıları geleneksel olarak işlemez ve araya girmek zordur.”

Dünyanın en büyük pazarlama servisi şirketi WPP’yi geride bırakacak bu birleşmiş şirketin skalasıyla ilgili yorum yapan Sorrell, “kayda değer bir değişikliğin” olacağı tek yerin Amerika olduğu yorumunu yaptı. WPP’nin hala Asya ve Avrupa’da daha büyük olacağını; Latin Amerika, Afrika ve Orta Doğu’da da önemli bir değişikliğin olmayacağını sözlerine ekledi.

Anlaşmanın sloganının “purple for Publicis and orange for Omnicom” olduğunu söyleyen Sorrell, “Bu karışımı Google’da aradığınızda bulanık bir kahverengiye ya da griye ulaşırsınız, dolayısıyla bu, iki şirkete ne olacağına dair gelecekten bir işaret mi, bilemiyorum” sözlerini sarf etti.

David Jones – Havas Worldwide, Global CEO

“Bu anlaşma, muhtemelen iki şirketteki çalışanların müşteriler üzerinde olan dikkatlerini dağıtacak. Çalışanlar bu anlaşmanın kendileri için ne anlama geldiğini merak ederken, dikkatler ‘şirket içi çekişmeler ve dedikodulara’ yönelecek.”

 

Miles Nadal – MDC Partners, CEO

“Publicis Omnicom Group’un oluşturulması, her iki şirket grubu için stratejik olarak parlak bir hamle. Anlaşma, her iki grubu birbirlerinin sorunları için tamamlayıcı bir ortak haline getiriyor. Anlaşmada bazı aksaklıklar olacaktır ama bu hamle her iki grup için de sonunda çok başarılı olacaktır.”

 

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.